27 Nisan danışıklı dövüş müydü?

Bunun düşünülmesi bile akla ziyan diyebilirsiniz. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu bu soruya 'Evet' dedi. Dün NTV'de konuştu, şu sözler ona ait: 'O e-muhtıra AKP'nin iktidara gelmesi için oraya konuldu. Başbakan ile general işbirliği yaptı.' General dediği, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt...

Ne yalan söyleyeyim ilk duyduğumda kulaklarıma inanamadım, Kılıçdaroğlu'nun şaka yaptığını sandım, meğer ciddiymiş. Gerçekten öyle düşünüyormuş. 22 Temmuz şokunun yaşandığı günlerde, muhalefet kulislerinde espriyle karışık benzer yorumlara rastlamıştım. Şokun ağır tesirine bağlamıştım. 22 Temmuz tablosunun izahı güçtü çünkü.

Ancak bu tez genel başkan düzeyinde seslendirilmemişti. 27 Nisan muhtırasının amacı AK Parti'yi iktidara getirmekmiş. Muhtıra Başbakan Erdoğan'la Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'ın işbirliği sonucu yazılmış. Bu ancak şaka olabilir.

Allah'tan çok eski dönemlerden değil, 3 yıl öncesinden söz ediyoruz. Nelerin yaşandığı en ince ayrıntısına kadar hafızalarda... Ne olup bittiğini herkes hatırlıyor. 27 Nisan muhtırasının amacı Meclis'in cumhurbaşkanı seçme kabiliyetini ortadan kaldırarak Abdullah Gül'ün Çankaya'ya çıkmasını engellemekti. O metinde doğrudan Gül'ü hedef alan satırlar vardı.

Sivillerin de kışkırtmasıyla asker kurumsal tavır koydu: 'Abdullah Gül cumhurbaşkanı olmasın' diye. Nedeni de belli; eşinin başı örtülü... Genelkurmay o günlerde dolaylı dolaysız mesajlar verdi. 'Laikliğe sözde değil özde bağlılık' dedi. Söylemek istediği, eşi kapalı olmayan birinin cumhurbaşkanı olmasıydı.

27 Nisan muhtırasının cumhurbaşkanı seçiminden başka hedefi yoktu. Sonraki yıllarda Büyükanıt başka alanlara çekmeye çalıştı ama başarılı olamadı. Söyledikleri kimseyi ikna etmedi. 'Televizyondan izlediğim haberden etkilendim' dedi. Ekranda küçük kız çocuklarının Kutlu Doğum programına katıldığını görmüş, tepkisini muhtıra ile gösterme gereği duymuş.

Koltuğu Hilmi Özkök'ten sonra devralan Yaşar Büyükanıt, AK Parti'ye yakın bir isim değildi. AK Parti karşıtı çevrelerin kendisinden beklentisi çok yüksekti. 'Kodu mu oturtacak komutandı'. 'Büyükanıt gelecek dertler bitecekti'. Hilmi Özkök gibi meydanı AK Parti'ye bırakmayacak, iktidardan etmek için her yolu deneyecekti. Büyükanıt'a çok gaz veren oldu.

Aralarında siyasetçiler, o dönem CHP yöneticisi olanlar da vardı. Büyükanıt kendisine gaz verenlerin dolmuşuna bindi ve kötü kaleme alınmış o metni muhtıra diye internet sitesine koydurdu. CHP'liler muhtıraya çok sevindi. Baykal daha dikkatli dil kullansa da 'Ordu ile aynı düşünüyoruz' diyen parti yöneticileri oldu.

Şunu da söyleyeyim, o gecenin perde arkası tam aydınlanmış değil. Muhtıra trafiğinin içinde kimler vardı? Hangi siyasetçiler o trafikte yer aldı? Neden gece yarısı yayınlandı? Muhtıra kısa vadede etkisini gösterdi. Meclis cumhurbaşkanı seçemedi. CHP, DYP ve ANAP oylamalara katılmadı. AK Parti hiç istemediği halde erken seçime gitmek zorunda kaldı.

Her müdahalede olduğu gibi halk, hakkı gasp edilen siyasî kadrolara omuz verdi. 27 Nisan'ın hesabını sandıkta halk gördü. AK Parti'ye kazandıran mağduriyet değil, muhtıra karşısındaki tavrıdır. Muhtıraya muhtıra ile karşılık verdi. Büyükanıt hükümetten muhtıra alan ilk Genelkurmay başkanı olarak tarihe geçti.

27 Nisan muhtırasının hükmü sadece birkaç ay sürdü. 22 Temmuz yeni bir dönemin kapılarını açtı. 'Kodu mu oturtacak komutan' diye yoluna gül dökenler, beklentilerini karşılamadığı için Yaşar Büyükanıt'a öfke içindeler. Bunu açıkça dışa vurmaktan çekinmiyorlar. CHP'nin de 27 Nisan eleştirisinin altında bu düşünce var. Büyükanıt'a tepkinin sebebi bu. Muhtıra başarısız olduğu için kızıyorlar.

Sonunda işi 'danışıklı dövüş' diyecek noktaya kadar getirdiler. Ve Büyükanıt'ı gizli AK Partili yaptılar. Kılıçdaroğlu'nun söyledikleri sadece espri olabilir, gerçek asla... CHP lideri acaba 35. madde tartışmasını kendisine muhtıra verilsin diye mi başlattı? Yok, öyle düşünmüyorum ben de espri yaptım... m.unal@zaman.com.tr

 
Kaynak: Zaman