<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dunyabulteni.com.tr/rss/turkiye" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 30 Apr 2026 08:39:31 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/rss/turkiye"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[2026’da mutlaka görülmesi gereken ülkeler listesi açıklandı]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/2026da-mutlaka-gorulmesi-gereken-ulkeler-listesi-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/2026da-mutlaka-gorulmesi-gereken-ulkeler-listesi-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BBC Travel, 2026’da gezilmesi tavsiye edilen 20 yeri duyurdu. Kültürel açılışlarıyla öne çıkan Abu Dabi, listenin ilk sırasında yer aldı. Cezayir, Colchagua Vadisi ve Cook Adaları gibi sürpriz destinasyonlar da listede yer buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026’da seyahat edilecek en iyi yerleri sıralayan <em>BBC Travel</em>, listenin başına <em>Birleşik Arap Emirlikleri</em>’nin başkenti <em>Abu Dabi</em>’yi yerleştirdi. Kent, kültür alanında yaşanan büyük gelişmelerle dikkat çekiyor. Kısa süre önce açılan dünyanın en büyük dijital sanat müzesi <em>TeamLab Phenomena</em>, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.</p>

<p>Ayrıca Arap Körfezi üzerinde yer alan ve bölgenin jeolojisinden ilhamla tasarlanan <em>Doğa Tarihi Müzesi</em> ile birlikte 2026’nın sonlarında açılması planlanan <em>Guggenheim Abu Dabi</em> modern sanat galerisi de şehirde görülmesi gereken yerler arasında. Orta Doğu’nun ilk Disneyland projesi de planlama aşamasında.</p>

<h3>ROMA KALINTILARI VE ÇÖL MANZARALARIYLA CEZAYİR</h3>

<p>Listenin ikinci sırasında <em>Kuzey Afrika</em> ülkesi <em>Cezayir</em> yer alıyor. Ülke, tarihi mirası ve doğal güzellikleriyle dikkat çekiyor. Üç bin yıllık işgal tarihinin izlerini taşıyan <em>Constantine</em>, <em>Timgad</em> ve <em>Djemila</em> gibi yerleşimler Roma kalıntıları açısından zenginliğiyle öne çıkıyor.</p>

<p><em>Cezayir Sahrası</em>’ndaki dalgalı kum tepeleri ve vaha şehri <em>Djanet</em>, çöl gezilerinin başlangıç noktası olarak gösteriliyor.</p>

<h3>ŞİLİ’DEKİ COLCHAGUA VADİSİ ÜÇÜNCÜ SIRADA</h3>

<p>Üçüncü sırada ise <em>Şili</em>’nin <em>Colchagua Vadisi</em> yer alıyor. <em>Santiago</em>’nun güneyinde, <em>Tinguiririca Nehri</em>’nin şekillendirdiği bu vadide şarap bağları, mutfak kültürü ve doğa aktiviteleri dikkat çekiyor. Rodeolardan yıldız gözlemciliğine kadar birçok etkinlik sunan bölgede <em>Santa Cruz</em> ve <em>Lolol</em> gibi köyler de turistik cazibe taşıyor.</p>

<h3>CENNET POLİNEZYA: COOK ADALARI</h3>

<p>Dördüncü sıradaki <em>Cook Adaları</em>, <em>Büyük Okyanus</em>’un güneyinde yer alıyor. Polinezya kültürünün güçlü şekilde hissedildiği bu ada grubu, doğa ile iç içe bir tatil deneyimi sunuyor. En büyük ada olan <em>Rarotonga</em>, üçgen zirveleri, tropikal yağmur ormanları ve UNESCO Geçici Listesi’ndeki <em>Maungaroa Vadisi</em> ile dikkat çekiyor.</p>

<h3>KOSTA RİKA: BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN ADRESİ</h3>

<p>Listenin beşinci sırasında <em>Kosta Rika</em> yer aldı. Tropikal yağmur ormanları, volkanik zirveler, beyaz kumlu plajlar ve zengin tarihiyle öne çıkan ülke, orman örtüsünün %60’ını koruma altına almış durumda. <em>Karbon Nötrleştirme Planı</em> ile 2050’ye kadar karbon nötrlüğünü hedefleyen <em>Kosta Rika</em>, sürdürülebilir turizmde öne çıkan ülkelerden biri.</p>

<h3>ABD’DEN İKİ BÖLGE LİSTEDE</h3>

<p><em>BBC Travel</em>’ın 2026 öneri listesinde <em>ABD</em>’den iki bölge de yer aldı: <em>Oregon Sahili</em> (11. sıra) ve <em>Philadelphia</em> (13. sıra).</p>

<h3>TAM LİSTE</h3>

<ol start="6">
 <li>
 <p><em>Hebride Adaları</em>, İskoçya</p>
 </li>
 <li>
 <p><em>Ishikawa</em>, Japonya</p>
 </li>
 <li>
 <p><em>Komodo Adaları</em>, Endonezya</p>
 </li>
 <li>
 <p><em>Loreto Kasabası</em>, Meksika</p>
 </li>
 <li>
 <p><em>Karadağ</em></p>
 </li>
 <li>
 <p><em>Oregon Sahili</em>, ABD</p>
 </li>
 <li>
 <p><em>Oulu</em>, Finlandiya</p>
 </li>
 <li>
 <p><em>Philadelphia</em>, ABD</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><em>Phnom Penh</em>, Kamboçya</p>
 </li>
 <li>
 <p><em>Guimaraes</em>, Portekiz</p>
 </li>
 <li>
 <p><em>Samburu</em>, Kenya</p>
 </li>
 <li>
 <p><em>Santo Domingo</em>, Dominik Cumhuriyeti</p>
 </li>
 <li>
 <p><em>Slocan Vadisi</em>, Kanada</p>
 </li>
 <li>
 <p><em>Uluru</em>, Avustralya</p>
 </li>
 <li>
 <p><em>Uruguay</em></p>
 </li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/2026da-mutlaka-gorulmesi-gereken-ulkeler-listesi-aciklandi</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Dec 2025 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/mutlaka-gidilmesi-gereken-ulkeler.webp" type="image/jpeg" length="26928"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bugün kandil mi? Mevlid Kandili ne zaman?]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/bugun-kandil-mi-mevlid-kandili-ne-zaman</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/bugun-kandil-mi-mevlid-kandili-ne-zaman" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu gece kandil mi veya Mevlid Kandili ne zaman sorusu merakla soruluyor. Mevlid Kandili bu yıl, alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimizin (a.s) dünyaya gelişinin 1453'üncü yıl dönümü olarak idrak edilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya Bülteni/ Haber Merkezi</strong></p>

<p>Mevlid, doğum zamanı demektir. Mevlid Gecesi, Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. İslam ümmeti arasında yaygın görüşe göre Peygamber Efendimizin (a.s) doğum günü olarak kabul edilmektedir.</p>

<h2><strong>BUGÜN KANDİL Mİ?</strong></h2>

<p>Evet, bugün kandil değil. Mevlid Kandili 3 Eylül 2025 Çarşamba gününü Perşembe gününe bağlayan gece idrak edilecek.</p>

<p>Mevlid Kandili gecesi, vesilesi ile Hz. Peygamber'in (a.s) sünnetine ittiba etmenin önemi üzerinde daha fazla durulmalı, bu tip vesilelerle insanların dini hayatlarında müsbet manada gelişmeler olması için çalışmalıdır.</p>

<p>Bu gecede, bolca tövbe etmeli, Peygamberimiz'e (a.s) salat- ü selâm okumalı, Kur’an-ı Kerîm tilavetine ehemmiyet gösterilmeli, okunan ayetler üzerinde tefekkür edilmeli veya dinlemelidir. Yine bu gece Hz. Peygamberimizin (s.a.s) hayatını ve ahlakını okuyup anlamak, sahih hadis kitaplarından onun hadislerini okuyup manaları üzerinde düşünmek ve hayatımıza tatbik etme niyetini tazelemek de Mevlid Gecesini idrak için önemlidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevlid Kandili vesilesi ile büyükleri ziyaret etmek, onların hayır dualarını almak, vakit namazlarını aile efradı ile birlikte mümkünse Camiilerde eda etmek, Müslümanlarla birlikte olmanın zevkine varmak ve aile fertlerine de hissettirmek geceyi ihya çerçevesinde tavsiye dilecek davranışlardır.</p>

<p>Mevlid Gecesi gündüzünde bizden dua bekleyen yakınlarımızın kabirlerinin de ziyaret edilmesi tarih boyunca yapılmış olan güzel örflerimizdendir. Onların ruhları için Kur’an-ı Kerim okumalı, dua etmeli, onlar için de ALLAH Teâlâ’dan afv ü mağfiret dilemelidir.</p>

<div class="article-source py-3 small"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/bugun-kandil-mi-mevlid-kandili-ne-zaman</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Sep 2025 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/haberler/haber/2017/11/29/mevlid.jpg" type="image/jpeg" length="77986"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Katar Emiri ile görüştü]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-katar-emiri-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-katar-emiri-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar’ın başkenti Doha’da Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile bir araya geldi. Ziyaret, resmi temaslar kapsamında gerçekleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Dışişleri Bakanı <em>Hakan Fidan</em>, Katar’a resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında <em>Fidan</em>, başkent Doha’da <em>Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani</em> tarafından kabul edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TEMASLAR DEVAM EDİYOR</h3>

<p>Ziyaretin içeriğiyle ilgili detay verilmezken, <em>Fidan’ın</em> Katar’daki temaslarına ilişkin görüşmelerin sürdüğü belirtildi. Kabulün, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler çerçevesinde yapıldığı aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dış Politika</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-katar-emiri-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Thu, 14 Aug 2025 18:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/08/katar-fidan.webp" type="image/jpeg" length="35117"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Suudi mevkidaşıyla görüştü]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-suudi-mevkidasiyla-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-suudi-mevkidasiyla-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile yaptığı telefon görüşmesinde Gazze’deki durum ve yaklaşan İİT toplantısı hakkında istişarede bulundu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="633" data-start="334"><em data-end="364" data-start="334">Dışişleri Bakanı Hakan Fidan</em>, <em data-end="383" data-start="366">Suudi Arabistan</em> Dışişleri Bakanı <strong data-end="432" data-start="401"><em data-end="430" data-start="403">Faysal bin Ferhan Al Suud</em></strong> ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. <em data-end="496" data-start="475">Dışişleri Bakanlığı</em> kaynaklarına göre görüşmede, Gazze’deki mevcut durum ve ateşkes sağlanmasına yönelik uluslararası girişimler detaylı şekilde ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 data-end="693" data-start="635">FİLİSTİN KONULU TOPLANTILAR VE İİT ZİRVESİ GÜNDEMDEYDİ</h3>

<p data-end="1028" data-start="695">İki bakan, önümüzdeki dönemde düzenlenecek Filistin konulu uluslararası toplantılarla ilgili fikir alışverişinde bulundu. Ayrıca 21-22 Haziran tarihlerinde <em data-end="861" data-start="851">İstanbul</em>’da yapılması planlanan <em data-end="961" data-start="885">İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 51. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı</em>’nın hazırlıkları da görüşmenin gündem maddeleri arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dış Politika</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-suudi-mevkidasiyla-gorustu</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Jun 2025 01:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/06/fidan-suudi-mevkidasi.webp" type="image/jpeg" length="11852"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İl il bayram namazı saatleri]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/il-il-bayram-namazi-saatleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/il-il-bayram-namazi-saatleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan Bayramı 30 Mart Pazar günü başlıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye genelinde tüm iller için bayram namazı saatlerini duyurdu. En erken namaz Iğdır, en geç ise Edirne ve Çanakkale'de kılınacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="87" data-start="0">Ramazan ayının sona ermesine saatler kala, Türkiye genelinde bayram hazırlıkları devam ediyor. 1 Mart 2025 tarihinde başlayan Ramazan ayı bu yıl 29 gün sürdü. 29 Mart Cumartesi günü arife günü olarak idrak edilirken, 30 Mart Pazar sabahı Ramazan Bayramı'nın ilk günü olarak kutlanacak.</p>

<p data-end="887" data-start="668">Bayramın ilk günü sabahı kılınacak bayram namazının saatleri Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklandı. Türkiye'nin dört bir yanındaki iller için belirlenen saatler, vatandaşlar tarafından araştırılmaya başlandı.</p>

<h3 data-end="918" data-start="889">EN ERKEN NAMAZ IĞDIR'DA</h3>

<p data-end="1121" data-start="920">Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayımladığı bilgilere göre, Türkiye’de en erken bayram namazı saat 06.22’de <em data-end="1033" data-start="1026">Iğdır</em>’da kılınacak. En geç namaz ise saat 07.32’de <em data-end="1087" data-start="1079">Edirne</em> ve <em data-end="1102" data-start="1091">Çanakkale</em>’de eda edilecek.</p>

<p data-end="1175" data-start="1123">Büyükşehirlerde bayram namazı saatleri şu şekilde:</p>

<ul data-end="1319" data-start="1176">
 <li data-end="1201" data-start="1176">
 <p data-end="1201" data-start="1178"><strong data-end="1192" data-start="1178"><em data-end="1190" data-start="1180">İstanbul</em></strong>: 07.22</p>
 </li>
 <li data-end="1225" data-start="1202">
 <p data-end="1225" data-start="1204"><strong data-end="1216" data-start="1204"><em data-end="1214" data-start="1206">Ankara</em></strong>: 07.07</p>
 </li>
 <li data-end="1248" data-start="1226">
 <p data-end="1248" data-start="1228"><strong data-end="1239" data-start="1228"><em data-end="1237" data-start="1230">İzmir</em></strong>: 07.30</p>
 </li>
 <li data-end="1271" data-start="1249">
 <p data-end="1271" data-start="1251"><strong data-end="1262" data-start="1251"><em data-end="1260" data-start="1253">Bursa</em></strong>: 07.22</p>
 </li>
 <li data-end="1294" data-start="1272">
 <p data-end="1294" data-start="1274"><strong data-end="1285" data-start="1274"><em data-end="1283" data-start="1276">Adana</em></strong>: 06.57</p>
 </li>
 <li data-end="1319" data-start="1295">
 <p data-end="1319" data-start="1297"><strong data-end="1310" data-start="1297"><em data-end="1308" data-start="1299">Antalya</em></strong>: 07.16</p>
 </li>
</ul>

<h3 data-end="1360" data-start="1321">TÜRKİYE GENELİNDE CAMİLER DOLACAK</h3>

<p data-end="1700" data-start="1362">Bayram sabahı erken saatlerde camilerde yoğunluk yaşanması bekleniyor. Özellikle büyük şehirlerdeki tarihi camilerde büyük kalabalıklar saf tutacak. İstanbul’daki <strong data-end="1546" data-start="1525">Süleymaniye Camii</strong>, Bursa’daki <strong data-end="1572" data-start="1559">Ulu Camii</strong>, Edirne’deki <strong data-end="1604" data-start="1586">Selimiye Camii</strong> ve Konya’daki <strong data-end="1636" data-start="1619">Aziziye Camii</strong> gibi yapılar, bayram namazına gelen vatandaşları ağırlayacak.</p>

<p data-end="1767" data-start="1702">Namaz sonrasında vatandaşlar bayramlaşma geleneğini sürdürecek.</p>

<h3 data-end="1809" data-start="1769">İLLERE GÖRE BAYRAM NAMAZI SAATLERİ</h3>

<p data-end="1922" data-start="1811">Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayımladığı illere göre bayram namazı saatlerinden bazıları şu şekilde sıralandı:</p>

<ul data-end="2991" data-start="1924">
 <li data-end="1949" data-start="1924">
 <p data-end="1949" data-start="1926"><strong data-end="1940" data-start="1926"><em data-end="1938" data-start="1928">Adıyaman</em></strong>: 06.45</p>
 </li>
 <li data-end="1981" data-start="1950">
 <p data-end="1981" data-start="1952"><strong data-end="1972" data-start="1952"><em data-end="1970" data-start="1954">Afyonkarahisar</em></strong>: 07.16</p>
 </li>
 <li data-end="2003" data-start="1982">
 <p data-end="2003" data-start="1984"><strong data-end="1994" data-start="1984"><em data-end="1992" data-start="1986">Ağrı</em></strong>: 06.26</p>
 </li>
 <li data-end="2028" data-start="2004">
 <p data-end="2028" data-start="2006"><strong data-end="2019" data-start="2006"><em data-end="2017" data-start="2008">Aksaray</em></strong>: 07.02</p>
 </li>
 <li data-end="2052" data-start="2029">
 <p data-end="2052" data-start="2031"><strong data-end="2043" data-start="2031"><em data-end="2041" data-start="2033">Amasya</em></strong>: 06.55</p>
 </li>
 <li data-end="2076" data-start="2053">
 <p data-end="2076" data-start="2055"><strong data-end="2067" data-start="2055"><em data-end="2065" data-start="2057">Artvin</em></strong>: 06.31</p>
 </li>
 <li data-end="2099" data-start="2077">
 <p data-end="2099" data-start="2079"><strong data-end="2090" data-start="2079"><em data-end="2088" data-start="2081">Aydın</em></strong>: 07.27</p>
 </li>
 <li data-end="2126" data-start="2100">
 <p data-end="2126" data-start="2102"><strong data-end="2117" data-start="2102"><em data-end="2115" data-start="2104">Balıkesir</em></strong>: 07.27</p>
 </li>
 <li data-end="2150" data-start="2127">
 <p data-end="2150" data-start="2129"><strong data-end="2141" data-start="2129"><em data-end="2139" data-start="2131">Batman</em></strong>: 06.34</p>
 </li>
 <li data-end="2175" data-start="2151">
 <p data-end="2175" data-start="2153"><strong data-end="2166" data-start="2153"><em data-end="2164" data-start="2155">Bayburt</em></strong>: 06.37</p>
 </li>
 <li data-end="2199" data-start="2176">
 <p data-end="2199" data-start="2178"><strong data-end="2190" data-start="2178"><em data-end="2188" data-start="2180">Bingöl</em></strong>: 06.36</p>
 </li>
 <li data-end="2223" data-start="2200">
 <p data-end="2223" data-start="2202"><strong data-end="2214" data-start="2202"><em data-end="2212" data-start="2204">Bitlis</em></strong>: 06.30</p>
 </li>
 <li data-end="2245" data-start="2224">
 <p data-end="2245" data-start="2226"><strong data-end="2236" data-start="2226"><em data-end="2234" data-start="2228">Bolu</em></strong>: 07.12</p>
 </li>
 <li data-end="2272" data-start="2246">
 <p data-end="2272" data-start="2248"><strong data-end="2263" data-start="2248"><em data-end="2261" data-start="2250">Çanakkale</em></strong>: 07.32</p>
 </li>
 <li data-end="2295" data-start="2273">
 <p data-end="2295" data-start="2275"><strong data-end="2286" data-start="2275"><em data-end="2284" data-start="2277">Çorum</em></strong>: 06.58</p>
 </li>
 <li data-end="2323" data-start="2296">
 <p data-end="2323" data-start="2298"><strong data-end="2314" data-start="2298"><em data-end="2312" data-start="2300">Diyarbakır</em></strong>: 06.37</p>
 </li>
 <li data-end="2347" data-start="2324">
 <p data-end="2347" data-start="2326"><strong data-end="2338" data-start="2326"><em data-end="2336" data-start="2328">Edirne</em></strong>: 07.32</p>
 </li>
 <li data-end="2371" data-start="2348">
 <p data-end="2371" data-start="2350"><strong data-end="2362" data-start="2350"><em data-end="2360" data-start="2352">Elazığ</em></strong>: 06.38</p>
 </li>
 <li data-end="2397" data-start="2372">
 <p data-end="2397" data-start="2374"><strong data-end="2388" data-start="2374"><em data-end="2386" data-start="2376">Erzincan</em></strong>: 06.40</p>
 </li>
 <li data-end="2422" data-start="2398">
 <p data-end="2422" data-start="2400"><strong data-end="2413" data-start="2400"><em data-end="2411" data-start="2402">Erzurum</em></strong>: 06.33</p>
 </li>
 <li data-end="2449" data-start="2423">
 <p data-end="2449" data-start="2425"><strong data-end="2440" data-start="2425"><em data-end="2438" data-start="2427">Gaziantep</em></strong>: 06.49</p>
 </li>
 <li data-end="2474" data-start="2450">
 <p data-end="2474" data-start="2452"><strong data-end="2465" data-start="2452"><em data-end="2463" data-start="2454">Giresun</em></strong>: 06.44</p>
 </li>
 <li data-end="2501" data-start="2475">
 <p data-end="2501" data-start="2477"><strong data-end="2492" data-start="2477"><em data-end="2490" data-start="2479">Gümüşhane</em></strong>: 06.40</p>
 </li>
 <li data-end="2526" data-start="2502">
 <p data-end="2526" data-start="2504"><strong data-end="2517" data-start="2504"><em data-end="2515" data-start="2506">Hakkari</em></strong>: 06.23</p>
 </li>
 <li data-end="2549" data-start="2527">
 <p data-end="2549" data-start="2529"><strong data-end="2540" data-start="2529"><em data-end="2538" data-start="2531">Hatay</em></strong>: 06.54</p>
 </li>
 <li data-end="2574" data-start="2550">
 <p data-end="2574" data-start="2552"><strong data-end="2565" data-start="2552"><em data-end="2563" data-start="2554">Isparta</em></strong>: 07.16</p>
 </li>
 <li data-end="2605" data-start="2575">
 <p data-end="2605" data-start="2577"><strong data-end="2596" data-start="2577"><em data-end="2594" data-start="2579">Kahramanmaraş</em></strong>: 06.50</p>
 </li>
 <li data-end="2630" data-start="2606">
 <p data-end="2630" data-start="2608"><strong data-end="2621" data-start="2608"><em data-end="2619" data-start="2610">Kayseri</em></strong>: 06.56</p>
 </li>
 <li data-end="2653" data-start="2631">
 <p data-end="2653" data-start="2633"><strong data-end="2644" data-start="2633"><em data-end="2642" data-start="2635">Kilis</em></strong>: 06.50</p>
 </li>
 <li data-end="2676" data-start="2654">
 <p data-end="2676" data-start="2656"><strong data-end="2667" data-start="2656"><em data-end="2665" data-start="2658">Konya</em></strong>: 07.08</p>
 </li>
 <li data-end="2701" data-start="2677">
 <p data-end="2701" data-start="2679"><strong data-end="2692" data-start="2679"><em data-end="2690" data-start="2681">Kütahya</em></strong>: 07.18</p>
 </li>
 <li data-end="2726" data-start="2702">
 <p data-end="2726" data-start="2704"><strong data-end="2717" data-start="2704"><em data-end="2715" data-start="2706">Malatya</em></strong>: 06.45</p>
 </li>
 <li data-end="2750" data-start="2727">
 <p data-end="2750" data-start="2729"><strong data-end="2741" data-start="2729"><em data-end="2739" data-start="2731">Mardin</em></strong>: 06.35</p>
 </li>
 <li data-end="2774" data-start="2751">
 <p data-end="2774" data-start="2753"><strong data-end="2765" data-start="2753"><em data-end="2763" data-start="2755">Mersin</em></strong>: 07.00</p>
 </li>
 <li data-end="2797" data-start="2775">
 <p data-end="2797" data-start="2777"><strong data-end="2788" data-start="2777"><em data-end="2786" data-start="2779">Muğla</em></strong>: 07.25</p>
 </li>
 <li data-end="2823" data-start="2798">
 <p data-end="2823" data-start="2800"><strong data-end="2814" data-start="2800"><em data-end="2812" data-start="2802">Nevşehir</em></strong>: 06.59</p>
 </li>
 <li data-end="2845" data-start="2824">
 <p data-end="2845" data-start="2826"><strong data-end="2836" data-start="2826"><em data-end="2834" data-start="2828">Ordu</em></strong>: 06.46</p>
 </li>
 <li data-end="2870" data-start="2846">
 <p data-end="2870" data-start="2848"><strong data-end="2861" data-start="2848"><em data-end="2859" data-start="2850">Sakarya</em></strong>: 07.16</p>
 </li>
 <li data-end="2894" data-start="2871">
 <p data-end="2894" data-start="2873"><strong data-end="2885" data-start="2873"><em data-end="2883" data-start="2875">Samsun</em></strong>: 06.53</p>
 </li>
 <li data-end="2921" data-start="2895">
 <p data-end="2921" data-start="2897"><strong data-end="2912" data-start="2897"><em data-end="2910" data-start="2899">Şanlıurfa</em></strong>: 06.43</p>
 </li>
 <li data-end="2946" data-start="2922">
 <p data-end="2946" data-start="2924"><strong data-end="2937" data-start="2924"><em data-end="2935" data-start="2926">Trabzon</em></strong>: 06.39</p>
 </li>
 <li data-end="2967" data-start="2947">
 <p data-end="2967" data-start="2949"><strong data-end="2958" data-start="2949"><em data-end="2956" data-start="2951">Van</em></strong>: 06.25</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li data-end="2991" data-start="2968">
 <p data-end="2991" data-start="2970"><strong data-end="2982" data-start="2970"><em data-end="2980" data-start="2972">Yozgat</em></strong>: 06.59</p>
 </li>
</ul>

<h3 data-end="3021" data-start="2993">DÜNYA'DA BAYRAM NAMAZI</h3>

<p data-end="3118" data-start="3023">Yurtdışında bayram namazı saatleri de belli oldu. Bazı merkezlerde namaz saatleri şu şekilde:</p>

<ul data-end="3252" data-start="3119">
 <li data-end="3139" data-start="3119">
 <p data-end="3139" data-start="3121"><strong data-end="3130" data-start="3121">Mekke</strong>: 06.41</p>
 </li>
 <li data-end="3161" data-start="3140">
 <p data-end="3161" data-start="3142"><strong data-end="3152" data-start="3142">Medine</strong>: 06.41</p>
 </li>
 <li data-end="3182" data-start="3162">
 <p data-end="3182" data-start="3164"><strong data-end="3173" data-start="3164">Kudüs</strong>: 05.58</p>
 </li>
 <li data-end="3203" data-start="3183">
 <p data-end="3203" data-start="3185"><strong data-end="3194" data-start="3185">Gazze</strong>: 06.01</p>
 </li>
 <li data-end="3226" data-start="3204">
 <p data-end="3226" data-start="3206"><strong data-end="3217" data-start="3206">Lefkoşa</strong>: 07.04</p>
 </li>
 <li data-end="3252" data-start="3227">
 <p data-end="3252" data-start="3229"><strong data-end="3243" data-start="3229">Saraybosna</strong>: 07.04</p>
 </li>
</ul>

<p data-end="3444" data-start="3254">Ramazan Bayramı 30 Mart Pazar günü başlayacak ve 1 Nisan Salı gününe kadar sürecek. Türkiye genelindeki vatandaşlar, sabahın erken saatlerinde camilere giderek bayram namazlarını eda edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/il-il-bayram-namazi-saatleri-2</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Mar 2025 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/03/bayram-namazi-44.webp" type="image/jpeg" length="40205"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan'dan CHP Genel Başkanı'na 'Mandacılık' suçlaması]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/erdogandan-chp-genel-baskanina-mandacilik-suclamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/erdogandan-chp-genel-baskanina-mandacilik-suclamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı'nın Batı'dan destek talebine ilişkin olarak "Resmen siyasi mandacılık talep ediyor" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="73" data-start="0">Cumhurbaşkanı <strong data-end="357" data-start="331"><em data-end="355" data-start="333">Recep Tayyip Erdoğan</em></strong>, İstanbul'da düzenlenen 9. Milli İrade İftarı'nda yaptığı konuşmada ana muhalefet partisi liderine yönelik sert ifadeler kullandı. <strong data-end="502" data-start="489"><em data-end="500" data-start="491">Erdoğan</em></strong>, CHP Genel Başkanı'nın son dönemdeki açıklamalarına değinerek, “Resmen siyasi mandacılık talep ediyor” dedi.</p>

<p data-end="789" data-start="614">Konuşmasında muhalefetin dış aktörlerden destek istemesini eleştiren <strong data-end="696" data-start="683"><em data-end="694" data-start="685">Erdoğan</em></strong>, ülkenin geçmişiyle kıyaslamalarda bulunarak bu tavrın kabul edilemez olduğunu dile getirdi.</p>

<h3 data-end="841" data-start="791">“İNGİLİZ MUHİPLERİ CEMİYETİNDEN NE FARKI VAR?”</h3>

<p data-end="1057" data-start="843">Konuşmasının devamında, CHP Genel Başkanı'nın yabancı medya kuruluşlarına yönelik sözlerini hatırlatan <strong data-end="959" data-start="946"><em data-end="957" data-start="948">Erdoğan</em></strong>, bu durumu Cumhuriyet tarihiyle ilişkilendirerek eleştirdi. <strong data-end="1033" data-start="1020"><em data-end="1031" data-start="1022">Erdoğan</em></strong>, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p data-end="1197" data-start="1059"><strong data-end="1197" data-start="1059">“Mandacı deyince bize öfkeleniyorlar, bize saldırıyorlar. İyi de sizin söylediklerinizin İngiliz Muhipleri Cemiyetinden ne farkı var?”</strong></p>

<p data-end="1362" data-start="1199"><strong data-end="1226" data-start="1199"><em data-end="1224" data-start="1201">Cumhurbaşkanı Erdoğan</em></strong>, bu tür ifadelerin 100 yıllık bir partiye yakışmadığını belirterek, ülkeyi yabancılara şikâyet etmenin kabul edilemeyeceğini vurguladı.</p>

<h3 data-end="1415" data-start="1364">“BATI’YA YALVARACAK KADAR KONTROLÜ KAYBETTİLER”</h3>

<p data-end="1584" data-start="1417">Konuşmasında muhalefetin uluslararası platformlardaki tutumunu da eleştiren <strong data-end="1506" data-start="1493"><em data-end="1504" data-start="1495">Erdoğan</em></strong>, birçok dünya lideriyle yaptığı görüşmelere atıfta bulunarak şunları söyledi:</p>

<p data-end="1858" data-start="1586"><strong data-end="1858" data-start="1586">“Bakın şunu çok net söylüyorum. Bunlardan bir tanesinin bile bize kendi ülkesini şikayet ettiğini, kötülediğini, kendi ülkesine karşı bizden yardım istediğini görmedik, duymadık. Ama bizdeki muhalefet, uluslararası her platformda bunu yapmaktan kaçınmadı, kaçınmıyor.”</strong></p>

<p data-end="2133" data-start="1860"><strong data-end="1873" data-start="1860"><em data-end="1871" data-start="1862">Erdoğan</em></strong>, bu tutumun yalnızca kendi partisine değil, ülkenin itibarına da zarar verdiğini belirtti. CHP Genel Başkanı'nın bir yabancı medya organına "Kendimizi terk edilmiş hissettik" sözlerini hatırlatan <strong data-end="2083" data-start="2070"><em data-end="2081" data-start="2072">Erdoğan</em></strong>, bu ifadeyi de siyasi mandacılık olarak niteledi.</p>

<h3 data-end="2190" data-start="2135">“YARDIM DİLENEN BİRİ EMPERYALİSTLERE KARŞI DURAMAZ”</h3>

<p data-end="2407" data-start="2192">Cumhurbaşkanı <strong data-end="2232" data-start="2206"><em data-end="2230" data-start="2208">Recep Tayyip Erdoğan</em></strong>, konuşmasında kamuoyuna hitaben sorular da yöneltti. Söz konusu tutumun, ülkenin çıkarlarını savunmada ne derece etkili olabileceğini sorgulayan <strong data-end="2391" data-start="2378"><em data-end="2389" data-start="2380">Erdoğan</em></strong>, şöyle konuştu:</p>

<p data-end="2604" data-start="2409"><strong data-end="2604" data-start="2409">“Buradan aziz milletime soruyorum. Böyle bir siyasetçi ülkesinin çıkarlarını emperyalistlere karşı savunabilir mi? Ekranlarda yardım dilenen biri, emperyalistler karşısında dik durabilir mi?”</strong></p>

<p data-end="2767" data-start="2606">Cumhurbaşkanı <strong data-end="2633" data-start="2620"><em data-end="2631" data-start="2622">Erdoğan</em></strong>, bu tür yaklaşımların Türkiye’nin menfaatlerine zarar verdiğini ifade ederek, CHP Genel Başkanı’na “kendini toparlama” çağrısı yaptı.</p>

<h3 data-end="2813" data-start="2769">“TÜRKİYE’Yİ YABANCILARA ŞİKAYET ETMEYİN”</h3>

<p data-end="3078" data-start="2815">Konuşmasının sonunda muhalefetin dış destek arayışına tekrar değinen <strong data-end="2897" data-start="2884"><em data-end="2895" data-start="2886">Erdoğan</em></strong>, bu tutumun tarihi, milli ve siyasi sorumlulukla bağdaşmadığını söyledi. CHP Genel Başkanı’nın tavrını eleştirerek, partisinin bu duruma düşmesinden hicap duymadığını dile getirdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="3207" data-start="3080"><strong data-end="3207" data-start="3080">“Cumhuriyet Halk Partisini sırf yolsuzlukları savunmak adına böyle aciz bir duruma düşürmekten hiç mi hicap duymuyorsunuz?”</strong></p>

<p data-end="3354" data-start="3209">Cumhurbaşkanı <strong data-end="3249" data-start="3223"><em data-end="3247" data-start="3225">Recep Tayyip Erdoğan</em></strong>, konuşmasını Türkiye'nin iç işlerinin dış aktörlere taşınmasının sakıncalarına dikkat çekerek tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/erdogandan-chp-genel-baskanina-mandacilik-suclamasi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Mar 2025 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/03/cumhurbaskani-recep-tayyip-erdogan-55a.webp" type="image/jpeg" length="55656"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihi anlaşmaya ilk yorum]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/tarihi-anlasmaya-ilk-yorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/tarihi-anlasmaya-ilk-yorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'de SDG ile yeni Şam yönetimi arasında varılan anlaşmayla ilgili ilk kez yorumda bulundu. Erdoğan, "Kazanan Suriyeli kardeşlerimiz olacak" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="741" data-start="430">Cumhurbaşkanı <strong data-end="468" data-start="444">Recep Tayyip Erdoğan</strong>, <em data-end="504" data-start="470">Filistinlilerle Kardeşlik İftarı</em> programında yaptığı konuşmada, Suriye’de YPG ile varılan anlaşmaya dair ilk kez açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı <strong data-end="633" data-start="622">Erdoğan</strong>, “<strong data-end="732" data-start="636">Suriye'de YPG ile varılan mutabakatın eksiksiz uygulanması ülkenin güvenliğine hizmet edecek</strong>” dedi.</p>

<h3 data-end="790" data-start="743">FİLİSTİNLİLERLE İFTAR PROGRAMINDA KONUŞTU</h3>

<p data-end="1146" data-start="792">Cumhurbaşkanı <strong data-end="817" data-start="806">Erdoğan</strong>, konuşmasına Ramazan ayını tebrik ederek başladı. “<strong data-end="1121" data-start="869">Sözlerimin hemen başında sizlerle birlikte milletimizin ve Filistin halkının Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ediyorum. Gazze, Kudüs ve Batı Şeria’daki kardeşlerimizin başta olmak üzere izzetiyle hayata tutunan Filistin’in yiğit evlatlarını selamlıyorum.</strong>” ifadelerini kullandı.</p>

<p data-end="1518" data-start="1148">İftar programında Filistin halkına yönelik mesajlar veren <strong data-end="1217" data-start="1206">Erdoğan</strong>, İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği saldırılara da değindi. “<strong data-end="1509" data-start="1280">İsrail’in 471 gün boyunca Gazze’de gerçekleştirdiği katliamlar insanlık tarihine utanç lekesi olarak kazınmıştır. 61 binden fazla kardeşimiz şehit oldu, 200’ün üzerinde basın mensubu, 330’dan fazla sağlık görevlisi öldürüldü.</strong>” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 data-end="1567" data-start="1520">“FİLİSTİN’İ RUHUMUZUN RUHU OLARAK GÖRDÜK”</h3>

<p data-end="1855" data-start="1569">Cumhurbaşkanı <strong data-end="1594" data-start="1583">Erdoğan</strong>, konuşmasında Filistin ile Türkiye arasındaki tarihi ve kültürel bağlara da yer verdi. “<strong data-end="1834" data-start="1683">Nice dede torunsuz, nice torun dedesiz kaldı. Ebu Diya nasıl torununu ruhunun ruhu olarak gördüyse, biz de Filistin’i ruhumuzun ruhu olarak gördük.</strong>” şeklinde konuştu.</p>

<h3 data-end="1898" data-start="1857">“FİLİSTİNLİ MAZLUMLARIN SESİ OLDUK”</h3>

<p data-end="2271" data-start="1900">Filistin’e destek mesajlarını sürdüren <strong data-end="1950" data-start="1939">Erdoğan</strong>, <em data-end="1969" data-start="1952">Türk milletinin</em> Filistin davasına bağlılığını şu sözlerle ifade etti:<br data-end="2026" data-start="2023" />
“<strong data-end="2268" data-start="2027">Türk milleti olarak Kudüs ve Filistin nöbetimiz hala devam ediyor. Gazzeli kardeşlerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmadık, bırakmayacağız. Tüm imkanlarımızı seferber ettik. Tüm uluslararası platformlarda Filistinli mazlumların sesi olduk.</strong>”</p>

<p data-end="2513" data-start="2273">Cumhurbaşkanı <strong data-end="2298" data-start="2287">Erdoğan</strong>, Türkiye’nin İsrail’e yönelik politikalarını da aktardı. “<strong data-end="2488" data-start="2357">İsrail ile olan ticari işlemleri tamamen durdurduk. Soykırım davasına müdahil olma kararı aldık. 100 bin ton yardım ulaştırdık.</strong>” ifadelerini kullandı.</p>

<h3 data-end="2564" data-start="2515">“SURİYE’NİN BİRLİĞİNE BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ”</h3>

<p data-end="2941" data-start="2566">Cumhurbaşkanı <strong data-end="2591" data-start="2580">Erdoğan</strong>, Suriye konusunda da kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. “<strong data-end="2932" data-start="2651">Komşumuz Suriye’nin toprak bütünlüğüne, üniter yapısının korunmasına, birliğinin ve dirliğinin tahkim edilmesine büyük önem veriyoruz. İlk günden beri hep bunu savunduk. Suriye’nin terörden arındırılmasına yönelik her türlü çabayı doğru yönde atılmış bir adım olarak görüyoruz.</strong>” dedi.</p>

<p data-end="3184" data-start="2943"><em data-end="2948" data-start="2943">YPG</em> ile yapılan anlaşmaya ilişkin açıklamasını yineleyen <strong data-end="3013" data-start="3002">Erdoğan</strong>, “<strong data-end="3159" data-start="3016">Dün varılan mutabakatın uygulanması Suriye’nin güvenliğine ve huzuruna hizmet edecektir. Kazanan Suriyeli kardeşlerimizin tamamı olacaktır.</strong>” ifadelerini kullandı.</p>

<h3 data-end="3232" data-start="3186">“GELECEĞİMİZİ GÜVENCE ALTINA ALABİLİRİZ”</h3>

<p data-end="3470" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="3234">Konuşmasının sonunda birlik ve beraberlik vurgusu yapan Cumhurbaşkanı <strong data-end="3315" data-start="3304">Erdoğan</strong>, “<strong data-end="3463" data-start="3318">Kardeşliğimizi yücelttiğimiz ölçüde oyunları bozar, geleceğimizi güvence altına alabiliriz. Rabbim bizi kardeş kavgasından muhafaza buyursun.</strong>” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Türkiye</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/tarihi-anlasmaya-ilk-yorum</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 23:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/03/recep-tayyip-erdogan-1.jpg" type="image/jpeg" length="14704"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rodrigo Duterte kimdir?]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/rodrigo-duterte-kimdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/rodrigo-duterte-kimdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rodrigo Duterte, 28 Mart 1945'te Maasin, Filipinler'de doğdu. Davao City'nin eski belediye başkanı ve Filipinler'in 16. devlet başkanı olarak tanındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="67" data-start="40"><strong data-end="14" data-is-only-node="" data-start="0">Davao City</strong>'de uzun süre belediye başkanlığı yaparak şehri daha güvenli hale getirdi. 2016'da devlet başkanı seçildi ve 2022'ye kadar bu görevi sürdürdü. ​</p>

<p data-end="334" data-start="304"><strong data-end="19" data-is-only-node="" data-start="0">Rodrigo Duterte</strong>, <strong data-end="35" data-start="21">Filipinler</strong>'in <strong data-end="48" data-start="39">Leyte</strong> eyaletine bağlı <strong data-end="75" data-start="65">Maasin</strong> şehrinde doğdu. Babası <strong data-end="29" data-start="7">Vicente G. Duterte</strong>, <strong data-end="40" data-start="31">Davao</strong> valisi olarak görev yaptı; annesi <strong data-end="90" data-start="75">Soledad Roa</strong>, öğretmen ve topluluk aktivistiydi. ​</p>

<p data-end="532" data-start="497"><strong data-end="19" data-is-only-node="" data-start="0">Rodrigo Duterte</strong>, 28 Mart 1945 doğumlu olup, şu an 79 yaşındadır. ​</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="532" data-start="497"><strong data-end="19" data-is-only-node="" data-start="0">Rodrigo Duterte</strong>, <strong data-end="61" data-start="21">Lyceum of the Philippines University</strong>'de siyaset bilimi (1968) ve <strong data-end="110" data-start="90">San Beda College</strong>'de hukuk (1972) eğitimi aldı. 1977'de <strong data-end="22" data-start="8">Davao City</strong> savcılığında çalışmaya başladı ve 1986'da şehrin başkan yardımcısı olarak atandı. ​</p>

<h3 data-end="876" data-start="857"><strong>Siyasi Kariyeri</strong></h3>

<p data-end="1083" data-start="878">1988'de <strong data-end="22" data-start="8">Davao City</strong> belediye başkanı seçildi ve toplamda yedi dönem bu görevi yürüttü. Belediye başkanlığı süresince sert suçla mücadele politikalarıyla tanındı. 2016'da devlet başkanı seçildi ve uyuşturucuyla mücadele kampanyasıyla uluslararası alanda dikkat çekti. ​</p>

<h3 data-end="1105" data-start="1085"><strong>Başkanlık Dönemi</strong></h3>

<p data-end="1312" data-start="1107"><strong data-end="11" data-is-only-node="" data-start="0">Duterte</strong>, 30 Haziran 2016'da devlet başkanı olarak yemin etti. Başkanlığı süresince uyuşturucuyla mücadele kapsamında binlerce kişinin ölümüyle sonuçlanan operasyonlar düzenlendi. Bu durum, insan hakları örgütlerinin eleştirilerine neden oldu. ​</p>

<p data-end="1332" data-start="1314">11 Mart 2025'te <strong data-end="35" data-start="16">Rodrigo Duterte</strong>, <strong data-end="68" data-start="37">Uluslararası Ceza Mahkemesi</strong>'nin insanlığa karşı suçlar kapsamında çıkardığı tutuklama emriyle <strong data-end="169" data-start="135">Manila Uluslararası Havalimanı</strong>'nda gözaltına alındı. Tutuklama, başkanlığı dönemindeki uyuşturucuyla mücadele operasyonlarında gerçekleşen ölümlerle bağlantılı olarak gerçekleştirildi. ​</p>

<p data-end="1511" data-start="1501"><strong data-end="19" data-is-only-node="" data-start="0">Rodrigo Duterte</strong>, ilk evliliğini <strong data-end="59" data-start="36">Elizabeth Zimmerman</strong> ile yaptı ve bu evlilikten üç çocuğu oldu: <strong data-end="112" data-start="103">Paolo</strong>, <strong data-end="122" data-start="114">Sara</strong> ve <strong data-end="139" data-start="126">Sebastian</strong>. Daha sonra <strong data-end="42" data-start="11">Cielito "Honeylet" Avanceña</strong> ile birlikteliğinden <strong data-end="76" data-start="64">Veronica</strong> adında bir kızı daha dünyaya geldi.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/rodrigo-duterte-kimdir</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 18:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/03/duterte-4.jpg" type="image/jpeg" length="88313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Kasım Baba” lakabıyla tanınan Kasım Yağcıoğlu vefat etti]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/kasim-baba-lakabiyla-taninan-kasim-yagcioglu-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/kasim-baba-lakabiyla-taninan-kasim-yagcioglu-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, emekli imam-hatip Kasım Yağcıoğlu için Fatih Camii’nde düzenlenen cenaze törenine katıldı. Erdoğan, sosyal medyada yayımladığı mesajda Yağcıoğlu’nun ailesi ve öğrencilerine başsağlığı diledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="80" data-start="0">Cumhurbaşkanı <strong data-end="403" data-start="379">Recep Tayyip Erdoğan</strong>, Bereketzâde Camii’nin emekli imam-hatiplerinden olan ve “Kasım Baba” lakabıyla tanınan <em data-end="509" data-start="492">Kasım Yağcıoğlu</em> için İstanbul Fatih Camii’nde düzenlenen cenaze törenine katıldı. Hayatını kaybeden <em data-end="605" data-start="594">Yağcıoğlu</em>, ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazıyla son yolculuğuna uğurlandı.</p>

<p data-end="865" data-start="686">Törene birçok din görevlisi, talebeleri ve vatandaşlar da katılım sağladı. <em data-end="778" data-start="761">Kasım Yağcıoğlu</em>’nun naaşının, memleketi olan <strong data-end="839" data-start="808">Giresun’un Alucra ilçesinde</strong> defnedileceği belirtildi.</p>

<h3 data-end="900" data-start="867"><strong>SOSYAL MEDYADAN TAZİYE MESAJI</strong></h3>

<p data-end="1062" data-start="902">Cumhurbaşkanı <strong data-end="927" data-start="916">Erdoğan</strong>, cenaze törenine katılmasının ardından sosyal medya hesabı üzerinden taziye mesajı yayımladı. Erdoğan mesajında şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="1327" data-start="1064"><strong data-end="1327" data-start="1064">“Bugün dâr-ı bekâya uğurladığımız, Bereketzâde Camii İmam Hatiplerinden Hafız Kasım Yağcıoğlu Hocamıza Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Kıymetli hocamızın ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve yetiştirdiği on binlerce talebesine sabrıcemil niyaz ediyorum.”</strong></p>

<h3 data-end="1362" data-start="1329"><strong>YILLARINI DİN HİZMETİNE VERDİ</strong></h3>

<p data-end="1617" data-start="1364"><em data-end="1381" data-start="1364">Kasım Yağcıoğlu</em>, uzun yıllar boyunca İstanbul’daki <strong data-end="1442" data-start="1417">Bereketzâde Camii’nde</strong> imam-hatip olarak görev yaptı. Camide düzenlediği sohbetlerle tasavvufî ilimlere katkıda bulunan <em data-end="1551" data-start="1540">Yağcıoğlu</em>, aynı zamanda binlerce üniversite öğrencisine burs desteği sundu.</p>

<p data-end="1925" data-start="1646">Tasavvufî yönüyle tanınan <em data-end="1683" data-start="1672">Yağcıoğlu</em>, <strong data-end="1703" data-start="1685">Halvetî-Şâbânî</strong> ve <strong data-end="1716" data-start="1707">Nakşî</strong> tarikatlarına mensuptu. Sohbetlerinde sıkça üzerinde durduğu konular arasında teslimiyet, tevazu ve hizmet yer aldı. Kendisinin tasavvuf anlayışını “Allah’la beraber olma sanatı” olarak tanımladığı biliniyor.</p>

<h3 data-end="1958" data-start="1927">“<strong>KASIM BABA” OLARAK TANINDI</strong></h3>

<p data-end="2310" data-start="1960">Cemaat içerisinde “<em data-end="1991" data-start="1979">Kasım Baba</em>” ismiyle bilinen <em data-end="2020" data-start="2009">Yağcıoğlu</em>, hayatı boyunca ilim, irfan ve din hizmetine yöneldi. Toplumun farklı kesimlerine yönelik manevi rehberlik faaliyetlerinde bulundu. Öğrencileri ve sevenleri arasında geniş bir etki alanına sahip olan <em data-end="2232" data-start="2221">Yağcıoğlu</em>, irşat çalışmalarını çeşitli sohbet halkaları ve dini toplantılarla sürdürdü.</p>

<h3 data-end="2339" data-start="2312"><strong>GİRESUN’DA DEFNEDİLECEK</strong></h3>

<p data-end="2522" data-start="2341">Fatih Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından <em data-end="2408" data-start="2391">Kasım Yağcıoğlu</em>’nun cenazesinin <strong data-end="2455" data-start="2425">Giresun’un Alucra ilçesine</strong> götürüldüğü bildirildi. Defin işlemleri burada gerçekleştirilecek.</p>

<p data-end="2629" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="2524">Cenaze törenine katılanlar arasında eski öğrenciler, dini çevrelerden isimler ve vatandaşlar da yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Türkiye</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/kasim-baba-lakabiyla-taninan-kasim-yagcioglu-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Mar 2025 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/03/kasim-baba.jpeg" type="image/jpeg" length="15193"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ali Koç'tan İlim Yayma Cemiyeti öğrencilerine iftar]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/ali-koctan-ilim-yayma-cemiyeti-ogrencilerine-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/ali-koctan-ilim-yayma-cemiyeti-ogrencilerine-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, İlim Yayma Cemiyeti öğrencilerini Faruk Ilgaz Tesisleri'nde düzenlediği iftar yemeğinde ağırladı. İftar programına Fenerbahçeli futbolcular da katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="85" data-start="0">Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı <em data-end="421" data-start="412">Ali Koç</em>, eğitim ve kültür alanında önemli faaliyetler yürüten İlim Yayma Cemiyeti yönetimi ve öğrencilerini iftar programında ağırladı. Organizasyon, <em data-end="581" data-start="572">Ali Koç</em>’un ev sahipliğinde Fenerbahçe Divan Faruk Ilgaz Tesisleri'nde düzenlendi.</p>

<p data-end="967" data-start="659">Programa İlim Yayma Cemiyeti Genel Başkanı <em data-end="715" data-start="702">Yusuf Tülün</em>, İlim Yayma Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyeleri, Fenerbahçe Genel Sekreteri <em data-end="811" data-start="788">Burak Çağlan Kızılhan</em>, Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi <em data-end="860" data-start="845">Ahmet Ketenci</em> ile birlikte toplam 315 öğrenci katıldı. Bu öğrencilerden 170’inin 60 farklı ülkeden geldiği belirtildi.</p>

<p data-end="967" data-start="659"><img alt="Ali Koc" src="https://gaste24com.teimg.com/gaste24-com/uploads/2025/03/ali-koc.jpg" /></p>

<p data-end="1165" data-start="969">Daha önceki iftar organizasyonu <em data-end="1040" data-start="1001">Fatih Sultan Mehmet İmam Hatip Lisesi</em>'nde düzenlenmişti. Bu yıl ise Fenerbahçe Başkanı <em data-end="1099" data-start="1090">Ali Koç</em>’un ev sahipliğinde, Faruk Ilgaz Tesisleri’nde gerçekleştirildi.</p>

<h3 data-end="1217" data-start="1172"><strong data-end="1215" data-start="1176">FENERBAHÇELİ FUTBOLCULAR DA KATILDI</strong></h3>

<p data-end="1363" data-start="1219">İftar programına Fenerbahçeli futbolcular <em data-end="1280" data-start="1261">Mert Hakan Yandaş</em>, <em data-end="1303" data-start="1282">İrfan Can Eğribayat</em>, <em data-end="1318" data-start="1305">Mert Müldür</em> ve Takım Menajeri <em data-end="1349" data-start="1337">Emir Yolaç</em> da katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="1529" data-start="1365">Futbolcular, öğrencilerle sohbet ederek onların sorularını yanıtladı. Program süresince gençlerin eğitim hayatları ve gelecek planları üzerine konuşmalar yapıldı.</p>

<h3 data-end="1609" data-start="1536"><strong data-end="1607" data-start="1540">ALİ KOÇ: "İLİM YAYMA CEMİYETİ'NİN ÇALIŞMALARINI TAKİP EDİYORUM"</strong></h3>

<p data-end="1766" data-start="1611">Fenerbahçe Başkanı <em data-end="1639" data-start="1630">Ali Koç</em>, organizasyonda yaptığı konuşmada, İlim Yayma Cemiyeti'nin eğitim alanındaki çalışmalarını yakından takip ettiğini belirtti.</p>

<p data-end="1766" data-start="1611">Başkan Koç,&nbsp;<strong data-end="1912" data-start="1768">“Öğrencilerimizin eğitim hayatlarında başarılı olmalarını temenni ediyorum. Eğitime destek veren kurumların çalışmalarını önemli buluyorum.”&nbsp;</strong>diyerek öğrencilere iyi dileklerini iletti.</p>

<p data-end="1961" data-start="1916"><img alt="Başlıksız 5-3" src="https://gaste24com.teimg.com/gaste24-com/uploads/2025/03/basliksiz-5-3.jpg" / width="1280" height="720"></p>

<h3 data-end="2002" data-start="1968"><strong data-end="2000" data-start="1972">YUSUF TÜLÜN'DEN TEŞEKKÜR</strong></h3>

<p data-end="2165" data-start="2004">İftar organizasyonunda konuşan İlim Yayma Cemiyeti Genel Başkanı <em data-end="2082" data-start="2069">Yusuf Tülün</em>, Fenerbahçe Başkanı <em data-end="2112" data-start="2103">Ali Koç</em>’a nazik daveti ve ev sahipliği için teşekkür etti.</p>

<p data-end="2165" data-start="2004">Tülün,&nbsp;<strong data-end="2320" data-start="2167">“Bizleri burada ağırlayan Sayın <em data-end="2210" data-start="2201">Ali Koç</em> ve Fenerbahçe camiasına şükranlarımızı sunuyoruz. Bu tür organizasyonlar, öğrencilerimiz için çok değerli.”&nbsp;</strong>ifadelerini kullandı.</p>

<p data-end="2347" data-start="2324"><img alt="Başlıksız 7-2" src="https://gaste24com.teimg.com/gaste24-com/uploads/2025/03/basliksiz-7-2.jpg" / width="1280" height="720"></p>

<h3 data-end="2390" data-start="2354"><strong data-end="2388" data-start="2358">EĞİTİM VE SPORUN BULUŞMASI</strong></h3>

<p data-end="2596" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="2392">Fenerbahçe Spor Kulübü’nün eğitime verdiği destek ve sporun gençlerle buluşmasını sağlayan bu tür organizasyonların devam edeceği belirtildi. Program, iftar sonrası yapılan sohbetlerin ardından sona erdi.</p>

<p data-end="2596" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="2392"><img alt="Ali Koc 4" src="https://gaste24com.teimg.com/gaste24-com/uploads/2025/03/ali-koc-4.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Türkiye</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/ali-koctan-ilim-yayma-cemiyeti-ogrencilerine-iftar</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Mar 2025 02:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/03/basliksiz-5-2.jpg" type="image/jpeg" length="31019"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PKK, Öcalan'ın çağrısına olumlu cevap verdi]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/pkk-ocalanin-cagrisina-olumlu-cevap-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/pkk-ocalanin-cagrisina-olumlu-cevap-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terör örgütü PKK, Abdullah Öcalan'ın çağrısına uyacaklarını ve ateşkes ilan ettiklerini duyurdu. Örgüt, kongre toplamak için uygun şartların sağlanması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="66" data-start="0">Terör örgütü PKK’nın lideri olarak bilinen <strong data-end="361" data-start="342">Abdullah Öcalan</strong>, örgütün silah bırakması ve kendini feshetmesi yönünde bir çağrıda bulundu. Açıklamasında tüm sorumluluğu üstlendiğini belirten Öcalan, örgütün kongre toplayarak devlet ve toplum ile uyum içinde yeni bir sürece adım atması gerektiğini ifade etti.</p>

<p data-end="992" data-start="610">Öcalan, yaptığı açıklamada, "Sayın <strong data-end="663" data-start="645">Devlet Bahçeli</strong>’nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanı’nın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyorum ve bu çağrının tarihî sorumluluğunu üstleniyorum" ifadelerini kullandı. Örgütün kongre toplayarak, devlet ve toplumla bütünleşme yönünde karar almasını istedi.</p>

<h3 data-end="1053" data-start="999"><strong data-end="1053" data-start="1003">PKK: “ÇAĞRININ GEREKLERİNİ YERİNE GETİRECEĞİZ”</strong></h3>

<p data-end="1252" data-start="1055">Öcalan’ın açıklamasının ardından terör örgütü PKK’dan bir açıklama geldi. Örgüt, yaptığı açıklamada, <strong data-end="1243" data-start="1156">Öcalan’ın çağrısını kabul ettiklerini ve bugünden itibaren ateşkes ilan ettiklerini</strong> duyurdu.</p>

<p data-end="1290" data-start="1254">Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="1506" data-start="1292"><strong data-end="1506" data-start="1292">“Biz PKK olarak söz konusu çağrının içeriğine olduğu gibi katılıyoruz ve kendi cephemizden çağrının gereklerine uyacağımızı ve uygulayacağımızı belirtiyoruz. Bugünden geçerli olmak üzere ateşkes ilan ediyoruz.”</strong></p>

<h3 data-end="1554" data-start="1513"><strong data-end="1554" data-start="1517">"KONGRE İÇİN UYGUN ORTAM GEREKLİ"</strong></h3>

<p data-end="1803" data-start="1556">PKK’nın açıklamasında, örgütün kongre toplamak için hazır olduğu ancak bunun gerçekleşebilmesi için güvenlikli bir ortamın sağlanması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, <strong data-end="1766" data-start="1724">Öcalan’ın kongreyi yönetmesi gerektiği</strong> belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:</p>

<p data-end="2218" data-start="1805"><strong data-end="2218" data-start="1805">“Parti kongresini toplamak için hazırız. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için uygun güvenlikli ortamın oluşması ve kongrenin başarısı için Öcalan'ın bizzat yönetmesi gerekir. Abdullah Öcalan’ın fiziki özgür yaşar ve çalışır koşullara kavuşması, arkadaşları dahil istediği herkesle engelsiz ilişki kurabilmesi gerekir. Bunun gereklerinin devletin ilgili kurumları tarafından yerine getirileceğini umut ediyoruz.”</strong></p>

<p data-end="2443" data-start="2220">Örgüt, açıklamasında ayrıca <strong data-end="2288" data-start="2248">"Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı"</strong> adı altında yeni bir adım attıklarını ve <strong data-end="2432" data-start="2330">kadınlar ile gençler başta olmak üzere tüm ezilenler için yeni bir mücadele süreci başlattıklarını</strong> öne sürdü.</p>

<h3 data-end="2469" data-start="2450"><strong data-end="2469" data-start="2454">NE OLMUŞTU?</strong></h3>

<p data-end="2891" data-start="2471">PKK’nın silah bırakma çağrısı, <strong data-end="2542" data-start="2502">MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin</strong> terör örgütünün kendini lağvetmesi yönündeki açıklamasının ardından geldi. <strong data-end="2637" data-start="2618">Abdullah Öcalan</strong>, yaptığı çağrıda <strong data-end="2710" data-start="2655">MHP Lideri Bahçeli’nin ifadelerine atıfta bulunarak</strong>, PKK'nın silah bırakması ve kendini feshetmesi gerektiğini belirtti. Öcalan’ın çağrısına ilişkin, siyasi partilerin ve devlet yetkililerinin nasıl bir tutum alacağı merak ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Türkiye</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/pkk-ocalanin-cagrisina-olumlu-cevap-verdi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Mar 2025 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/03/ocalan-pkk.webp" type="image/jpeg" length="13610"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Endülüs'ten Mekke'ye at üstünde hac yolculuğu]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/endulusten-mekkeye-at-ustunde-hac-yolculugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/endulusten-mekkeye-at-ustunde-hac-yolculugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'dan yola çıkan dört Endülüslü Müslüman, at sırtında 8 bin kilometrelik hac yolculuğunda İstanbul’a ulaştı. Hacı adayları, kısa bir moladan sonra tekrar yola çıkacaklar. Mola esnasında ise öğrencilerle ve basın mensuplarıyla buluşacaklar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="63" data-start="0">Endülüs'ten Mekke'ye İstanbul üzerinden uzanan yolda bu aralar "atlı hacı adayları"nı görenler gözlerine inanamıyor. Modern ulaşım araçlarıyla, imkanlar dahilinde, kolaylıkla ve kısa süre içinde İspanya'dan Suudi Arabistan'a gitmek mümkünken, 4 Müslüman arkadaş, bu mesafeyi geleneksel yöntemlerle kat etmeye karar verdi ve yola çıktı.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="63" data-start="0">İspanya’nın <em data-end="390" data-start="368"><strong>Sevilla</strong> Üniversitesi</em>'nde coğrafya profesörü olan <strong data-end="439" data-start="419">Hernandez Mancha</strong>, 35 yıl önce İslam’ı kabul ederek <em data-end="484" data-start="474">Abdullah</em> adını aldı. O günden bu yana, yüzyıllar önce Endülüs Müslümanlarının yaptığı gibi at sırtında Mekke’ye ulaşmayı hayal eden Mancha, 2023 yılı Ekim ayında emekli olduktan sonra bu hayalini gerçekleştirmek için yola çıktı.</p>

<p data-end="63" data-start="0"><img alt="Endülüsten Mekkeye (2)" class="detail-photo img-fluid" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/02/endulusten-mekkeye-2.jpg" / width="1280" height="720"></p>

<p data-end="995" data-start="707">Kendisine <strong data-end="761" data-start="717">Abdelqader Harkassi Aidi, Bouchaib Jadil</strong> ve <strong data-end="794" data-start="765">Tarek Rodriguez Fernandez</strong> eşlik etti. Dört hacı adayı, yaklaşık dört ay önce İspanya’dan hareket ederek tarihi hac yolculuğuna başladı. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden geçen grup, gittikleri yerlerde büyük ilgiyle karşılandı.</p>

<p data-end="1221" data-start="997">Bu hafta Türkiye’ye ulaşan hacı adayları, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nin <em data-end="1098" data-start="1081">Halkalı Kampüsü</em>nde misafir ediliyor. Burada öğrencilerle bir araya gelecek olan hac yolcuları, tarihi yolculukları hakkında bilgi verecek.</p>

<h3 data-end="1275" data-start="1228"><strong data-end="1275" data-start="1232">TARİHİ HAC GÜZERGAHI YENİDEN CANLANIYOR</strong></h3>

<p data-end="1788" data-start="1277">Endülüs’ten başlayan bu yolculuk, yüzlerce yıl önce Müslüman hacıların izlediği rotayı yeniden canlandırıyor. <strong data-end="1495" data-start="1387">İtalya, Slovenya, Hırvatistan, Bosna Hersek, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya, Bulgaristan ve Yunanistan</strong> gibi ülkeleri geçerek İstanbul’a ulaşan hacı adayları, yolculuklarının her aşamasında farklı kültürlerle etkileşim içinde oldu. Yol boyunca farklı coğrafyalarda birçok zorlukla mücadele eden hac kafilesi, aynı zamanda İslam tarihi ve kültürel mirası açısından önemli duraklarda vakit geçirdi.</p>

<p data-end="2060" data-start="1790">İstanbul, tarih boyunca Avrupa’dan ve Asya’dan hac yolculuğuna çıkan Müslümanlar için önemli bir kavşak noktası oldu. <em data-end="1947" data-start="1908">İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi</em>, geleneksel hac yollarını canlandıran bu misafirleri ağırlayarak onların tecrübelerini dinleme fırsatı sunacak.</p>

<h3 data-end="2103" data-start="2067"><strong data-end="2103" data-start="2071">YOLCULUK NASIL DEVAM EDECEK?</strong></h3>

<p data-end="2391" data-start="2105">Hacı adayları, İstanbul’dan sonraki durakları hakkında farklı seçenekleri değerlendiriyor. Eğer şartlar elverirse <strong data-end="2239" data-start="2219">Suriye veya Irak</strong> üzerinden kara yoluyla devam edecekler. Alternatif olarak, gemi yolculuğu ile <strong data-end="2329" data-start="2318">Mısır’a</strong> ulaşarak buradan <strong data-end="2368" data-start="2347">Suudi Arabistan’a</strong> geçmeyi planlıyorlar.</p>

<p data-end="2391" data-start="2105"><img alt="Endülüsten Mekkeye (1)" class="detail-photo img-fluid" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/02/endulusten-mekkeye-1.jpg" / width="1280" height="720"></p>

<p data-end="2610" data-start="2393">Hac kafilesinin yolculuğunun son durağı, kutsal topraklar olan <strong data-end="2465" data-start="2456">Mekke</strong> olacak. Buraya ulaşarak hac ibadetlerini yerine getirmeyi amaçlayan grup, aynı zamanda tarihi bir yolculuğa tanıklık etmenin heyecanını yaşıyor.</p>

<h3 data-end="2657" data-start="2617"><strong data-end="2657" data-start="2621">İSTANBUL'DA ÖĞRENCİLERLE BULUŞMA</strong></h3>

<p data-end="2871" data-start="2659">İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, hac yolcularını ağırlayarak özel bir konferans düzenliyor. <strong data-end="2793" data-start="2757">25 Şubat Salı günü saat 11.00’de</strong> gerçekleştirilecek etkinlikte, hacı adayları öğrencilerle bir araya gelecek.</p>

<p data-end="3107" data-start="2873">Konferansta, yolculuğun detayları, karşılaştıkları zorluklar ve bu manevi deneyimin onlara kattıkları anlatılacak. Öğrenciler, Endülüs’ten Mekke’ye uzanan bu uzun ve zorlu yolculuğa dair merak ettikleri soruları sorma fırsatı bulacak.</p>

<p data-end="3107" data-start="2873"></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/99gw7dUUcC4?si=zoSNabH6Z7YXv9Wj" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/endulusten-mekkeye-at-ustunde-hac-yolculugu</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Feb 2025 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/02/enduluslu-haci-adaylari.jpg" type="image/jpeg" length="38144"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Bülteni nedir ne değildir?]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/dunya-bulteninin-yayin-politikasi-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/dunya-bulteninin-yayin-politikasi-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genç Dergi'nin 2008 yılında Akif Emre ile Dünya Bülteni hakkında yaptığı röportajı, merhumun anısı ve sitenin kuruluş felsefesinin bir kez daha hatırlanması hasebiyle yeniden yayınlıyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genç Dergi'nin Akif Emre ile yaptığı röportaj şöyle:</p>

<p><strong>Dünya Bülteni ne yapmak için yayında?</strong></p>

<p>Dünya Bülteni isminin de çağrıştırdığı gibi tüm dünyayı ilgi alanı içinde gören bir yayın anlayışını geliştirmeye çalışıyor. Her şeyden önce Dünya Bülteni’nin çok dilli bir haber portalı olması ne yapmak istediğinin ipjuçlarıını vermeye yeterli.</p>

<p>Yayın konseptini şöyle özetleyebiliriz: Türkiye’de olup bitenleri, daha doğrusu Türkiye’nin doğru anlaşılması için Arapça ve İngilizce konuşan/anlayan coğrafyalarla iletişim kanalı açmak. Diğer tarafta dünyadaki gelişmeleri de belli bir perspektiften Türkiye’ye aktaran bağımsız bir yayıcılık geliştirmek. Önceliğimiz Türkiye’nin kültürel hinterladında yer alan coğrafya. Daha geniş anlamda küresel gelişmeler ilgi alanımıza giriyor.</p>

<p>Merkez medya ve iletişim/haber ağlarının prizmasında kırılmaya uğrayan gerçekleri gösterirken, görmezden geldikleri gerçekleri de gün yüzüne çıkarmaya çalışıyoruz. Yeryüzündeki tüm Müslümanların karşılaştıkları sorunlar nasıl ilgi alanımıza giriyorsa haksızlığa uğrayan dini,dili, rengi ne olursa olsun her insan ilgi alanımıza girer. Alternatif bir haber dili yakalamaya çalışıyoruz. Alternatif bir iletişim ağı kurabilmenin bu alanda oluşan tekeli karşınıza almak anlamına geldiğinin de bilincindeyiz.</p>

<p><strong>Muhatap kitlenizi nasıl tarif ediyorsunuz?</strong></p>

<p>Muhatap kitlemiz öncelikli olarak uluslararası sorunlarla kendini bir şekilde ilgili hisseden herkes. Bu herkesin içine diplomatlar, gazeteciler, siyasetçiler girdiği gibi dünyanın bir köşesinde yaşananlara kayıtsız kalamayan insani sorumluluk duygusu taşıyan aydın kesim de giriyor diyebiliriz.</p>

<p><strong>İnternete devasa bir bilgi çöplüğü gözüyle bakanlar var. Dünya bülteni bu kadar sitenin ve bilginin içerisinden sıyrılmayı başarabilecek mi? Nasıl?</strong></p>

<p>Şimdiden farklı bir yer edindiğini söyleyebiliriz. Bir kere Türkiye’de olup bitenlerle ilgilenen yabancı ülkelerdeki diplomat, gazeteci, siyaset adamı belli bir kesim İngilizce ve Arapça yayınlarımızı takip ediyor ve etmek ihtiyacını hissediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’de de evrensel ilgileri olan, özellikle burada yaşananlarla küresel sorunlar arasındaki ilişkiyi çözmek isteyen belli bir bakış açısını edinmiş bir okuyucu kitlesi var. Yaptığımız haberler kimi zaman kaynak gösterilerek çoğu zaman da kaynak belirtilmeden haber yapılması, referans alınması bilgi kirlenmesi içinde farklı bir düzeyi yakaladığını gösterir sanırım.</p>

<p>Özellikle İslam dünyası kendi sorunlarını anlamada dezenformasyonla malül durumda. Buna karşı olup bitenleri anlamaya ve anlamlandırmaya yönelik yapılacak yayın mutlaka önemli boşluğu dolduracaktır.</p>

<p><strong>Genç Dergi / Mayıs 2008</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/dunya-bulteninin-yayin-politikasi-nedir</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Feb 2025 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/02/akif-emre-1.jpg" type="image/jpeg" length="52255"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dostları Akif Emre'yi yâd edecek]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/dostlari-akif-emreyi-yd-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/dostlari-akif-emreyi-yd-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dostları ve sevenleri Akif Emre'yi mezarı başında yâd edecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>23 Mayıs 2017'de geçirdiği bir kalp krizi sonucu vefat eden ve Edirnekapı Şehitliğine defnedilen gazeteci, yazar Akif Emre mezarı başında dostları ve sevenleri tarafından yâd edilecek.</p>

<p>Yer: Edirnekapı Şehitliği</p>

<p>Tarih: 23 Mayıs Perşembe</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saat: 12.00</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/dostlari-akif-emreyi-yd-edecek</guid>
      <pubDate>Tue, 21 May 2019 10:15:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/haberler/2019/05/dostlari_akif_emre_yi_yd_edecek_h442612_df6c8.jpg" type="image/jpeg" length="67505"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akif Emre'nin adı Bahçelievler'deki kültür merkezine verildi]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/akif-emrenin-adi-bahcelievlerdeki-kultur-merkezine-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/akif-emrenin-adi-bahcelievlerdeki-kultur-merkezine-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Şafak Gazetesi yazarı Akif Emre'nin adı vefatının birinci yıl dönümünde Bahçelievler Kocasinan'daki kültür merkezine verildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya Bülteni/ Haber Merkezi</strong></p><p>Düşünce ve edebiyat dünyasının önemli isimlerinden gazeteci-Yazar Akif Emre'nin adı, vefatının birinci yıl dönümünde Bahçelievler Kocasinan'daki kültür merkezine verildi.</p><p>Buna ilişkin düzenlenen törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, İstanbul'un ve Türkiye'nin her yerinde kültür merkezlerinin açılmasının, gençlerin kültür, sanat, edebiyat ve kitapla buluşmasını temin etmenin son derece önemli olduğunu ifade etti.</p><p>Akif Emre'yi yakından tanıdığını belirten Kurtulmuş, "Rahmetli Akif Emre ile dostluğumuz 12 Eylül öncesine dayanıyor. O dönemde, üniversite yıllarından itibaren gönülden birbirimize çok yakın bağlı olduğumuz arkadaşlarımızdan birisiydi. Akif Emre'nin derdi hem bu milletin derdinin tamamını yüklenmek hem de bütün İslam ümmetinin hatta bütün mazlum milletlerin dertlerini yüklenmekti." diye konuştu.</p><p>Kurtulmuş, genç yaşlarından itibaren Akif Emre ile çok seyahat ettiklerini ve birlikte vakit geçirdiklerini aktaran Kurtulmuş, şunları kaydetti:</p><p>"Derdi hiçbir zaman kendisi olmayan, kendi geleceği olmayan, 'ne olacağım' diye hiçbir endişe içerisinde olmayan, dünyanın neresinde hangi Müslüman, hangi mazlum milletlerin derdi sıkıntısı varsa onun dertlerini çözebilmek için gayret sarf eden, elinden geldiğince mücadele eden birisiydi. Yeri geldi film çekmeye, yeri geldi kalemiyle bir şeyler anlatmaya gayret etti. Yeri geldi uluslararası toplantılarda fikirlerimizi, görüşlerimizi dostlarla paylaşmaya gayret etti. Yeri geldi uzun seyahatlerle, o seyahatleri yaptığı yerlerdeki Müslümanların halini, onların sıkıntılarını Türkiye'ye taşımak ve Türkiye'deki insanımıza anlattı. Ruslar Afganistan'ı işgal ettiği zaman Afganistan'daki mücahitlerin derdiyle dertlendi. Sırplar Saraybosna'da, Bosna Hersek'te katliamlara başladığında, hatta ondan öncesinde oradaki Müslümanlara nasıl yardım edebileceğimizin, destek olabileceğimizin derdinde oldu."<br />Emre'nin tevazu örneği ve zirvesi olan insanlardan biri olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Önde görünmeyi sevmezdi, vefat ettiği için rahat söylüyorum. Kültür Bakanı olduktan sonra birkaç yurt dışı gezisine Akif Emre Bey'i de davet ettim. 'Biliyorsun ben önde görünmeyi, pek ortada görünmeyi sevmem. Müsaade edersen ben geziye gelmeyeyim' dedi. O kadar yakın dostluğumuza rağmen geziye gitme teklifimizi de önde görünmemek istediği için bir şekilde nezaketle kabul etmedi." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akif Emre'nin yazılarının tevazu, samimiyet ve yeri geldiğinde de celallik barındırdığını vurgulayan Kurtulmuş, "Ciddi bir entelektüel derinliği olan bir kardeşimizdi. Farklı insanlarla iyi ilişki kurmayı başarabilen, sosyal münasebetleri de bu anlamda fevkalade iyi olan birisiydi. Farklı görüşlerden hatta kendi görüşleriyle taban tabana zıt görüşlere sahip olanlarla da oturup konuşabilir, arkadaşlık geliştirebilir, kendi fikirlerini yansıtabilirdi, hem de de onlarla yapabileceği ortak işler varsa onları yapmaya gayret ederdi." ifadesini kullandı.</p><p>Numan Kurtulmuş, Akif Emre'nin iyi bir insan, iyi bir muvahhit, iyi bir Müslüman ve örnek bir entelektüel olarak vefat ettiğini belirtti.</p><p>'Semere-i hayat, hayır ile yad edilmektir' sözünü anımsatan Kurtulmuş, şunları söyledi:</p><p>"Yani insanın hayatta kazandığı birtakım maddi makam, mevki, maddiyat, kazanç vesaire değil, semere-i hayat, insan dünyadan giderken hayırla yad edilmesidir. Akif Emre'nin semere-i hayatta hayırla yad edilen bir iyi insan olduğuna hepimiz şehadet ediyoruz. Şimdi bizim üzerimize düşen bugün burada örneğini gördüğümüz gibi bu tür önemli insanların ismini yaşatmak ve gelecek nesillerimize, bu yavrularımıza insanların nasıl güçlü bir insan olarak yetişebileceğini güzel örnekler üzerinden anlatabilmektir. Akif Emre Kültür Merkezi'nin faaliyetleri devam ettiği müddetçe buraya gelen evlatlarımız 'Kimdir bu Akif Emre?' diye merak edecek ve buraya geldiklerinde de Akif Emre'nin şahsiyetini, kimliğini, kişiliğini ve fikirlerini yakından öğrenecekler. Ümit ediyorum ki bu gençlik merkezindeki çalışmalardan nice Akif Emre'ler, memlekete faydalı olacak gençlerimiz yetişecek. Hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum."</p><p><strong>"Bu gök kubbede Akif Emre hoş bir sada bıraktı"</strong></p><p>Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu da kültür merkezine Akif Emre adının verilmesinin ayrı bir mutluluk kaynağı olduğunu belirterek, "Bu gök kubbede Akif Emre hoş bir sada bıraktı. Kocasinan'da bu sada devam edip gidecek." dedi.</p><p>Akif Emre'nin gazetecilik, televizyonculuk ve yayıncılık hayatında bulunmuş değerli bir yazar olduğunu, vefatına kadar Yeni Şafak gazetesinde yazılar yazdığını hatırlatan Develioğlu, "Biz onlarca eseri olan Akif Emre'nin isminin Bahçelievler Kocasinan Mahallesinde bu kültür merkezinde yaşaması gerektiği kanaatine vardık. Akif Emre, kültür dünyamızda, düşünce dünyamızda çok önemli bir yer tutan arkadaşımızdı, dostumuzdu, uzak coğrafyalarda mazlumların çektiklerini anlatan biriydi." ifadesini kullandı.</p><p>Akif Emre Kültür Merkezi, 8 bin metrekare alanda, 85 ve 53 kişilik 2 sinema salonu, fuaye, 35 araç kapasiteli otopark ve sığınak, kafeterya ve 2 jimnastik salonunu barındırıyor.</p><p>Kapalı sergi alanı, bilgisayar atölyesi, bilgi evi, kütüphane ve 237 kişilik çok amaçlı salonun da yer aldığı merkezde, sahne hazırlık ve kulis, sivil toplum kuruluşları odaları, 6 adet atölye ve toplantı odası bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/akif-emrenin-adi-bahcelievlerdeki-kultur-merkezine-verildi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Jun 2018 10:40:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/haberler/haber/2018/06/08/akif-emre.jpg" type="image/jpeg" length="93591"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vefat yıldönümünde 'Dostlarının Kaleminden Akif Emre']]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/vefat-yildonumunde-dostlarinin-kaleminden-akif-emre</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/vefat-yildonumunde-dostlarinin-kaleminden-akif-emre" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci-yazar, fikir adamı Akif Emre 23 Mayıs 2017 tarihinde Edirnekapı şehitliğinde ebediyet âlemine yolcu edilmişti. Vefât yıldönümünde merhuma rahmeti vesile kılarak "Dostlarının Kaleminden Akif Emre" dosyasını hazırladık.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İbrahim Ethem G</strong><strong>ö</strong><strong>ren/D</strong><strong>ü</strong><strong>nya B</strong><strong>ü</strong><strong>lteni</strong></p><p>Gazeteci-yazar, fikir adamı Akif Emre 23 Mayıs 2017 tarihinde Edirnekapı şehitliğinde ebediyet âlemine yolcu edilmişti. Vefât yıldönümünde merhuma rahmeti vesile kılarak "Dostlarının Kaleminden Akif Emre" dosyasını hazırladık.</p><h4><strong>KALICI TESİRLERİ OLAN K</strong><strong>Ö</strong><strong>ŞE YAZILARI KALEME ALDI</strong></h4><p>Akif Emre ile 1996 yılında Yeni Şafak gazetesine İslâm-Türk sanatlarıyla ilgili yazılar kaleme aldığım dönemde tanışmıştık. Bendeki ilk intibaı 'Ümmet-i Muhammed'in derdiyle dertlenen entellektüel bir şahsiyet' şeklindeydi.</p><p>Akif Emre, dünyanın muhtelif coğrafyalarındaki mağdur ve mazlumlarla "sahici" olarak ilgilenir, İslâm coğrafyasını ve özellikle mazlum Müslümanların ülkelerini ziyaret ederek haber, mülakatlar yapardı.</p><p>Akif Emre, gazete yazılarını özen ve dikkatle kaleme alır, yazılarının hemen her biri günden sonrasına da hitap eden, kalıcı tesirler meydana getiren makaleleler mahiyetinde olurdu.</p><p>Akif Emre ile Yeni Şafak'ta genel yayın yönetmeni olduğu dönemde gazetede edebiyat-sanat sayfası hazırlanmasıyla ilgili bir teklif götürmüştüm. Akif Emre teklifle ilgili müsbet ya da menfi herhangi bir dönüş yapmadı. Ben de bir daha konuyu gündeme getirmedim. Yolumuz bu kez 10 yıl sonra Dünya Bülteni haber portalında kesişti. <strong>Erhan Erken</strong>'in müessisi olduğu <strong>Dünya Bülteni</strong>'nin genel yayın yönetmenliğini üstlendiği dönemde yaklaşık sekiz yıl boyunca İslâm-Türk sanatları ve cemiyetimizin içerisinden kaybolup giden güzelliklere dair haftada bir yazı, haber, mülakat kaleme aldım. Bu süreçte bültenin Balmumcu'daki ofisine gittiğimde Akif Emre, yazı yazmıyorsa odasının kapısı açık olurdu ve kendisiyle zaman zaman görüşürdüm. Akif Emre'nin evvelemirde soğuk ve mesafeli bir duruşu vardı. Mesafeler, sohbet derinlik kazanınca aradan kalkardı. Musahabelerimiz neticesinde anladım ki muhatabımızın şehir mimarisi başta olmak üzere klasik İslâm-Türk sanatlarına karşı da derin bir vukufuyeti vardı.</p><h4><strong>NET VE TAVİZSİZ BİR </strong><strong>Ç</strong><strong>İZGİSİ VARDI</strong></h4><p>Net ve tavizsiz bir yanı, çizgisi vardı. Gri alanları yoktu, bu zaviyeden Akif Emre'nin baktığı pencerede siyah ve beyazların bulunduğunu, gri bölgelere yer olmadığını net bir şekilde söylemek mümkün.</p><p>Edirnekapı şehitliğinde basübadelmevti beklemekte Akif Emre merhumu bir yıllık süreçte birkaç kez ziyaret ettim. Mezarı yerine oturmuş, üzerindeki çiçekler hafi bir zikri terennüm ediyor. </p><p>Bu vesileyle Akif Emre'ye Hakk Teala'dan rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum.<strong> </strong></p><p><strong>SU VE ATEŞ VE TOPRAK VE RÜZGÂR OLAN ADAM</strong></p><p><strong><img src="http://media.dunyabulteni.net/haber/2018/05/23/ali-pulcu4.PNG" alt="" width="490" height="320" /></strong></p><p><strong>Ali Pulcu / Diş Hekimi </strong></p><p>Hayat<br />dört şeyle kaimdir, derdi babam<br />su ve ateş ve toprak.<br />Ve rüzgar.<br />ona kendimi sonradan ben ekledim<br />pişirilmiş çamurun zifiri kokusunu ham yüreğin pütürlerini geçtim<br />gövdemi alemlere zerkederek<br />varoldum kayrasıyla Varedenin<br />eşref-i mahlukat <br />nedir bildim.</p><p>Akif Emre ile ilk defa ne zaman tanıştık tam kestiremiyorum. Lise son ya da üniversitenin ilk yılları 1977–79’lar olmalı. Seksen Darbesi’nin hemen öncesi sıcak ve çok hareketli günler...</p><p><img src="http://media.dunyabulteni.net/haber/2018/05/23/akif-emre-arkadaslari.PNG" alt="" width="441" height="664" /></p><p>Benden bir yaş büyük olan ağabeyim Salih Pulcu, Yıldız Mimarlık Fakültesi öğrencisi. Milli Selamet Partisi’nin gençlik örgütlenmesi Akıncılar Gurubu’nun o üniversitede ciddi bir ağırlığı var. Fatih’te ikamet ediyoruz. Sabah ve yatsı namazlarını sıklıkla İskender Paşa Camii’nde eda ediyoruz. Mehmet Güney ve yakın çevresi ile bu vesileler ile bir irtibatımız var. Hayal meyal lise ikinci sınıf öğrencisi iken katılmış olduğum, Mehmet Güney’in konuşmasını “İlla devlet, illa devlet!” diye bitirdiğini hatırladığım bir açık alan toplantısı sırasında tanıştırıldığımızı zannediyorum. Yine o yıllara ait, bir dernek toplantısı esnasında çekilmiş, siyah beyaz bir fotoğraf karesinden ‘işte yeni tanıştığım o ciddi arkadaş’ diye düşündüğümü hatırlıyorum. Aklımda kalan, Akif Emre’nin ayırdedici vasfı olan ağırbaşlılığın o kareye her nasılsa sinmiş olduğu ve benim o biraz vakur, biraz mesafeli, müstağni duruşa gıpta ile baktığımı bunca yıldır her nedense unutmamış olmam. Yolumuz kısaca zikrettiğim bu hatlarda kesişti ve bu hatt-ı istikamette de devam edegeldi.</p><p><strong>AKİF EMRE ÖMRÜ BOYUNCA YAZI-ÇİZİ İŞLERİNDEN AYRILMADI</strong></p><p>O ömrü hayatı boyunca yazı–çizi işlerinden hiç ayrılmadı, ben de hasbel kader öyle bir çevre içinde bulunageldiğim için, ağabeyim başta olmak üzere (ki çok iyi anlaşan iki yoldaştılar) ortak dostlarımız üzerinden bir şekilde irtibatımız devam edegeldi. “Kolumuzun altında bir mavzer gibi taşıdığımız” (bu söylem o dönemler için normaldi) Yeni Devir’de çalıştığı sırada da, yakın arkadaşlarımız tarafından yayın hayatına sokulan Yeni Şafak’taki yolculuğu sırasında da dostluğumuz, kardeşliğimiz, memleket meseleleri hakkındaki müzakerelerimiz hep süregeldi. Küre ve Klasik Yayınlarının Yayın Yönetmenliğini üstlendiğinde dostluğumuzun yanısıra Bilim ve Sanat Vakfı çatısı altında mesai arkadaşlığımız da oldu.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanımız Numan Kurtulmuş, Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç, ben ve Akif Emre yaşıtlarımız arasında düğün dernek işlerinde biraz geç kaldığımız için yakın çevremiz bizi başgöz edebilmek için uğraşırlar, biz de kendi aramızda o konularda da hasbihal eder, derin analizlerde bulunurduk. Şu satırlar benim 1988’de dünya evine girmem vesilesi ile Akif Emre’nin Londra’dan kaleme aldıkları:</p><p><img src="http://media.dunyabulteni.net/haber/2018/05/23/mektup.jpg" alt="" width="630" /></p><p>“Dear Ali;<br />Ajanslardan geçen en son habere göre Ali Sultanlığınızda ‘”saltanata” son vermek gibi bir rejim değişikliği olmuş. Detay verilmemekle beraber, günümüzde son birkaç örneği kalan “saltanat” geleneğini daha çağdaş bir biçime dönüştüreceğiniz sanılmakta. Fakat henüz ne tür yönetim biçiminin seçildiğinin belirginlik kazanmadığı söyleniyor. Ne tür iç ve dış güçlerin böylesi bir değişikliğe zorladığı konusunda hiç bir ayrıntı edinemedik.</p><p>Bizim saltanatta asayiş ber-kemal… Sağlam temeller üzerinde duruyor. Galiba her türlü deprem hesapları çok iyi yapılmış. Yalnız kimlere emanet edeceğimiz merak konusu. <br />Rabbim <br />düğününüzü gerçek “düğün”lerle iç içe kılsın.<br />En içten “dua”larımla.<br />Selam,<br />Özlem… <br />Akif Emre<br />65 CRANWICH ROAD<br />LONDON N 16 ENGLAND”</p><p><img src="http://media.dunyabulteni.net/haber/2018/05/23/akif-emre-cocuk.PNG" alt="" width="441" height="372" /></p><p>Bu kısacık metne hem Akif Ağabeyin gazeteci kimliği, hem o dönemin ruhu, hem de yanına sokulmadıkça pek farkedilmeyen ince, sıcak üslubu yansımış. İyi de olmuş. Akif Emre’nin sükuneti, vakarı, ağırbaşlılığı, ciddiyeti, ölçülülüğü, dik duruşu çalışma arkadaşları tarafından, yakın uzak dostları tarafından bilinir ve takdir de edilir. Ama ilişkilerinde çok yakınları ile bile belli bir mesafeyi koruması genellikle inatçı ve uzlaşmaz kişiliğine hamledilirdi. Kanaatim, Akif Ağabeyin o mesafeyi kimseyi yaralamak için değil, yaralanmamak için koyduğudur.</p><p><strong>MESLEĞİ GEREĞİ SIKI BİR GÖZLEMCİYDİ</strong></p><p>Mesleği gereği sıkı bir gözlemci idi ve özellikle çalıştığı alanın ne kadar kıyıcı olduğunun daha en baştan birinci elden şahidi olan biri olarak kırmamak ve kırılmamak üzere ‘kendinden bile’ biraz geri çekilmişti.</p><p><strong>KAYSERİLİ BİR THALES’Dİ</strong></p><p>Parada pulda gözü olmayan Kayserili bir Thales’di. Gözünü çok yukarılara dikmişti, fakat hem entellektüel birikimi, hem görmüş geçirmişliği ile İslâm dünyasının önündeki çukurların da, modernizmin açtığı, açacağı çukurların da farkındaydı ve ömrü boyunca yoldaki tehlikelere dikkat çekti. Hiç kimse ile yüksek sesle tartıştığına şahit olmadım. Kırk yıl ağzından tek bir kötü kelime işitmedim. Çok konuşkan biri değildi. Ama suskunluğu konuşmak olanlardandı. Özellikle susarsa ya canı çok sıkılmış ya da çok kızmış demekti. Ahlâklıydı ama hiç bir zaman ahlâkçı olmadı. Ancak ciddi ve samimi gördüklerine gerçekten açılırdı ki sayılarının oldukça az olduğunu zannederim.</p><p><strong>DAVA ADAMI OLDUĞUNA HERKES ŞAHİTTİR</strong></p><p>Dava adamı olduğuna herkes şahittir. Ama gösterişsiz ve bir bakış açısına göre iddiasız yaşadı. Bir ömür “iddialı yaşamak böyle olur” diye güzel örnek olduğunu ve susarak söylediklerinin anlaşıldığını “bir garip ölmüş diyeler” sedasını işittiğimizde müşahade ettik.</p><p>Akif Emre için bir yazı talebi geldiğinde, fotoğraf albümünü şöyle bir taradığımda Göynük’de dede evimizde kendisini ortak arkadaşlarımızla beraber ağırladığım, 1987 veya 1988’e ait fotoğraflara denk geldim. Dere kenarında abdest alırken, ateşi harlarken, toprağa oturmuş çayını yudumlarken. İşte su ve işte ateş ve işte toprak, ve işte kılıç, ve işte kitap.</p><p><img src="http://media.dunyabulteni.net/haber/2018/05/23/arkadaslariyla-akif-emre.PNG" alt="" width="527" height="259" /></p><p>Yazının başına iliştirdiğim Amentü dizeleri o anda aklıma düştü. Pişirilmiş çamurun zifiri kokusundan geçtiğimiz yılın Mayıs ayında geçen Akif ağabey ham yüreğin pütürlerini daha bu dünyada soluk alıp verirken geçmiş, nasıl geçilebileceğini de dosta düşmana gösteregelmişti.</p><p><img src="http://media.dunyabulteni.net/haber/2018/05/23/ates-akif-emre.PNG" alt="" width="364" height="504" /></p><p>Rüzgârsa her daim dalgalı saçlarında, aydınlık gülümsemesinde, titiz gayretinde idi. Hâlâ da öyle. Rüzgârı ardından devam ediyor. Cümle dostları bunu biliyor. <br />Mekânı cennet, makamı ali olsun.</p><p><img src="http://media.dunyabulteni.net/haber/2018/05/23/abdest-alan-akif-emre_1.PNG" alt="" width="365" height="629" /></p><p><strong>YENİ BİR MEDYA DİLİ OLUŞTURMANIN DERDİNDEYDİ</strong></p><p><strong>Hamit Kardaş</strong></p><p><strong>Gazeteci-Kurumsal İletişim Uzmanı</strong></p><p>Akif Emre Hocam ile 2011’in mart ayı başında Dünya Bülteni’nde çalışmaya başlayınca tanıştık. Daha önce de birkaç kez bazı konular üzerine mailleşmiştik ancak birlikte çalıştıktan sonra çok daha iyi tanıdım ve hemen her konuda büyük bir rehber olduğunu gördüm. Şimdi bir senedir aramızda yok ve yokluğunu hissediyoruz.</p><p><img style="margin: 5px; float: left;" src="http://media.dunyabulteni.net/haber/2018/05/23/hamit-kardas.jpg" alt="" width="223" height="206" /></p><h4><strong>B</strong><strong>Ü</strong><strong>T</strong><strong>Ü</strong><strong>NC</strong><strong>Ü</strong><strong>L BİR BAKIŞ A</strong><strong>Ç</strong><strong>ISINA SAHİPTİ</strong></h4><p>Akif Hoca, olaylara yüzeysel bakmayan, bir bütün olarak görmeye çalışan birisiydi. Meselelere Müslümanca bakıyordu ve bizim de öyle bakmamızı isterdi. Bunun için derinlikli okumalar yapmamızı tavsiye ederdi. Kendisiyle okuma kültürü ve kitap üzerine çok güzel sohbetler yapardık. Yaptığımız haberlerin arka planı ile ilgili kitap önerilerinde bulunurdu. Yakın tarih ve hatırat okumalarına ayrı bir önem verirdi. Ben de üniversite öğrencileri ile bir hatırat okuma grubu oluşturmuştum. Akif Hoca, sık sık okumaların ne seyirde gittiğini sorar ve bilgi alırdı benden. Zaman zaman “Bu kitabı da okuyun” diyerek bazı kitap isimleri verir, bazan da evinden kitap getirerek okumamı isterdi.</p><h4><strong>YENİ BİR MEDYA DİLİ OLUŞTURMANIN DERDİNDEYDİ</strong></h4><p>Yaptığı haberler konusunda çok titiz davranan Akif Hoca, yeni bir medya dili kurmanın/oluşturmanın derdindeydi. İslâm coğrafyasına ayrı büyük önem verir ancak bu coğrafyadan sadece savaş ve çatışmaların değil, gelenekler, hayat tarzları ve kültürünün de haber yapılmasını isterdi. Böylece diğer Müslümanları Türkiye kamuoyuna tanıtmayı amaçlıyordu.</p><p>Habercilikte olduğu gibi yazılarını yazarken de hassas davranırdı. Günlük bir gazetede günlük yazılar yazmasına rağmen titiz davranır, ciddi bir hazırlık yapardı. Yeri geldiğinde yazısında kullanmak üzere bazı konularda küçük çaplı araştırmalar yapmamı da istemişti. Büyük bir emek mahsülü olan yazıları bu hassasiyeti sebebiyle gazete köşelerinde kaybolmadı, günümüze de çok şey söylüyor ve bize yol gösteriyor.</p><p>Akif Hoca’nın uzaktan soğuk göründüğü söylenirdi ancak çok hoşsohbet biriydi ve iyi bir konuşmacı olduğu kadar karşısındakini dinlemesini de bilirdi. Odasının kapısı yazılarını yazdığı bir iki saatlik zaman dilimi dışında hep açıktı ve ofise gelenler rahatlıkla onunla görüşebilirdi.</p><p>Mayıs 2016'da Akif Hoca Dünya Bülteni'nden ayrıldı. Ben de 15 Şubat 2017'de biraz dinlenmek biraz da başka projelerle ilgilenmek için ayrıldım. Nisan ayı başlarında beni arayıp yeni site projesinden bahsetti ve beraber çalışmayı teklif etti. Hiç düşünmeden kabul ettim ve böylece haberiyat.com doğdu. Sitemiz 8 Mayıs 2017’de açıldı ancak ne yazık ki 23 Mayıs’ta ofise geldikten 15 dakika kadar sonra odasına girdiğimizde koltuğa yığılmış halde bulduk kendisini. Acil servisi aradık, ambulans yarım saat sonra gelebildi. Tüm müdahalelere rağmen Akif Hoca’yı kaybettik.</p><p>Vefatından sonra çok şey yazıldı, onun gibi düşünmeyenler bile çok değerli bir insan olduğunu belirterek hakkında hüsnü şehadet ediyorlardı. Ben de kendisini tanıdığım ve ona yakın olduğum altı yılı aşkı sürede ondan çok şey öğrendim, İslâm coğrafyasının meseleleriyle dertlendiğine bizzat şahit oldum. Allah onu cennetle mükâfatlandırsın.</p><h4><strong>AKİF EMRE ENSTİT</strong><strong>Ü</strong><strong>S</strong><strong>Ü</strong><strong> VAKİT GE</strong><strong>Ç</strong><strong>İRMEDEN KURULMALI</strong></h4><p><strong>Hasanali Yıldırım</strong></p><p><strong>Yazar</strong></p><p>Size bilim ile teknolojiyi birbiriyle karıştırtanların söylediklerine hâlen daha mukniyseniz bilimin "aydınlanma" sonrasında Avrupa’da icat edildiğine de kocakarı imanıyla inanıyorsunuz demektir. Ve hâlen daha bilimi bizim dışımızdakilere bahşedilmiş büyük bir nimet saymaya devam edersiniz. Elbette bilim sandığınız şey de aslen teknoloji.</p><p><img style="margin: 5px; float: left;" src="http://media.dunyabulteni.net/haber/2018/05/23/hasan-ali.jpg" alt="" width="261" height="174" /></p><p>Hâlbuki insan zihninin ürettiği bütün yaratıcı ürünler üç büyük kategoriden (=bilim, felsefe, sanat) hangisine dahil edilirse edilsin, zannettiğimiz gibi ne hüdayinabittir, ne de esrarengiz sırların formülü sonrasında gün ışığına çıkmaktadır. (Üzgünüm, siyasetin burada yeri yok.) Yaratıcılığın yegâne iki şartından ilki usta-çırak ilişkisinin semeresi ise ikincisi meramını kendinden öncenin üzerine bina etme anlayışı... Yani süreklilik.</p><p>Bakın bakalım, bizden başka yeryüzünün neresinde, asistanının desteğine ihtiyaç hissetmeden koltuk altını kaşımayı öğrenen bir akademisyen, bu yöntemi kendisinin keşfettiğini ve bu konuda kendisinden önceki bütün çalışmaların hiçbir değer taşımadığını ifade etmeye yeltenmektedir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Düşünmek, keşfetmek, ifade etmek... ve hatta icat etmek. Beheri en çok da duvar örmeye benzer. Tuğla tuğla... ilmik ilmik... Ve bir de bakarsınız: Eser.</p><p>Doğru, belki sizden sonra. Ama eser oradadır ya.</p><p>Hayır! Bizde tarih bizimle başlar, bizimle biter.</p><p>Elbette insan ölümlü bir varlıktır. Ama eseri kalıcıdır.</p><p><img src="http://media.dunyabulteni.net/haber/2018/05/23/akif-emre-hasan-ali-yildirim.jpg" alt="" width="630" height="370" /></p><p>Mehmet Akif, Necip Fazıl, Babanzade, Ziya Osman, Peyami Safa, Turgut Cansever, Cahit Zarifoğlu, Yalçın Tura, Metin Erksan, Cevat Ülger... Son devrin önemli simalarının arasından rastgele seçip sıraladığım bu isimlerden kaç tanesi, kendi dönemlerini etkiledikleri denli kültürümüzün geleceğinde pay sahibi kalmaya devam edebilecek?</p><p>Sıraladığım bu isimler arasında hakkında en çok çalışılmış sima, kuşkusuz Mehmet Akif. Fakat onun toplumsal imgesi bile “İstiklâl Marşı’nın şairi”nden öteye ne kadar gidebilmekte? Hakiki manâsıyla eserini vermesine müsaade edilmemiş Turgut Cansever’in derin meselesinin ayrıntılarına ne oranda vâkıfız? Elbet farkındayım, Cevat Ülger bugün kime, ne ifade eder acaba? İnternet gibi mübarek bir nimetten(!) hâlen daha mahrum kalmaya devam etseydik, “Emmisinin oğlunu meşhur etmeye çalışıyor.” demekte haksız sayılmayacaktınız.</p><p>Demek ki insanın zıddına, eserinin kalıcılığı da bazı şartlara bağlı.</p><p>Yoksa en iyi zihinlerimizi ya mühendisliğe veya sosyolojiye kaptırmaya XXI. yy’da da devam ederiz. Sonra da bir şekilde biraraya geldiğimizde bu başarımızla övünürüz. Biraz daha akıllılarımızsa en iyi ihtimalle geri kalmışlığımız için suçlayacak yeni dış mihraklar icat etmekle uğraşır.</p><p>O yüzden Akif Emre Enstitüsü bir ân önce kurulmalı. Eserleri, görüşleri üzerinde gerekli çalışmalar yürütülmeli. Başta uluslararası ilişkiler mevzuu olmak üzere düşünce, sanat, hukuk, ahlâk, siyaset meselelerine dair görüşleri üzerinde çalışılmalı.</p><p>Akif Emre’nin ölmüş seyahat edebiyatına ne kavi bir ruh üflediğinin bile farkında değiliz meselâ.</p><p>Yoksa her vefat yıldönümünde “Kudüs öksüz kaldı”yla iktifa etmek durumunda kalacağız. Birkaç vakit sonra da unutup gideceğiz.</p><p>Ve Kudüs öksüz kalmaya devam edecek. </p><h4><strong>DİK DURUŞU GEN</strong><strong>Ç</strong><strong>LERE </strong><strong>Ö</strong><strong>RNEK OLSUN</strong></h4><p><strong>İhsan Kabil</strong></p><p><strong>Sinema Eleştirmeni</strong></p><p>Rahmetli sevgili Akif Emre'yle ilk tanışmam, 1993'te Amerika'dan dönüşte, eski tanıdığım Ruşen Çakır'ın, kendimde meydana gelen dönüşümle diğer kesimin Ayşe Şasa, Nabi Avcı, Ali Bulaç gibi önde gelen isimleriyle tanışmama vesile olmasıyla husule geldi.</p><p><img style="margin: 5px; float: left;" src="http://media.dunyabulteni.net/haber/2018/05/23/ihsan-kabil.JPG" alt="" width="273" height="274" /></p><p>Bilim ve Sanat Vakfı, Ahmet Davutoğlu, Mustafa Özel gibi yine o kesimin öne çıkan entellektüellerinin kurduğu, bir medeniyet algısı endişesiyle hareket eden bir kuruluştu ve Akif de oranın önemli bir idarecisi konumundaydı. (Ahmet Davutoğlu ile beraber Boğaziçi'nde ayrı bölümlerde okuyorken, Şerif Mardin hocadan ortak bir ders almış, ancak ayrı görüş platformlarında olduğumuzdan pek bir teşrik-i mesaimiz olmamıştı; yine de aramızda hep belli bir saygı dairesi mevcuttu.)</p><p>Akif'in bendeki imajı, Moro gerillaları, Afgan cihadı gibi İslâm coğrafyasının aktif mekanlarında sahada olmak gibi bir vasfı taşıyan, sürekli okumalarla kendini geliştiren ve tazeleyen bir entellektüel pozisyonuydu. Benim Amerika'da yarım kalan Doktora çalışmam için burs desteği arayışlarımda fikirler verirken, ben de kendisine İngiltere'de çalışmalarına destek arayışını tavsiye ettiğimde, "bizimkiler bize biraz zor destek olurlar" gibi bir ifade kullanmıştı.</p><p>İslâm dünyasının içinde yaşadığı buhranlar hep ana gündemiydi; bunun için Batı kültürü dahil hep çok yönlü okumalar yapıyordu. Mizaç olarak, yine de kimi kişi ve oluşumlara mesafeli bir duruşu vardı. Özellik siyaset ve yönetim konumunda olanlara neredeyse belli bir şüphe duygusuyla yaklaşıyor, güven konusunda hep bir ihtiyat besliyordu. Son dönemlerde herkesin farkedeceği gibi oldukça eleştirel bir tutum içindeydi. Yine özellikle Endülüs veya Aliya İzzetbegoviç'le ilgili çalışma ve çıkarımlarından da gözlenebileceği üzere, İslâm dünyasının soylu ikliminin, düşünce, estetikve irfan, dolayısıyla medeniyet anlayışı tarafındaydı ve bundan da hiç taviz vermedi. Ruhu şad, dik duruşu gençlere örnek olsun. </p><h4><strong>AKİF EMRE </strong><strong>Ö</strong><strong>L</strong><strong>Ü</strong><strong>M</strong><strong>Ü</strong><strong>YLE </strong><strong>Ö</strong><strong>ĞRETMENLİK YAPANLARDAN OLDU</strong></h4><p><strong>Mahmut Bıyıklı</strong></p><p><strong>Yazar-TYB İstanbul Şube Başkanı</strong></p><p>Muannid bir kararlılıkla yaygın kamu beklentilerini her seferinde boşa çıkaran ‘kınayanın kınamasından çekinmeyen’ klas duruşlu şahsiyetler her asırda takdir üzere varolagelmişlerdir. Onların, çağlarının aydınlık yüzüne katkıları, umumun bilgisinin çok ötesindedir çoğu zaman. Aslında güzel olan da odur; yapmış olmak için değil, sırf, yapılması fiillerin mutlak sahibinin hoşuna gittiği için istikamet üzere olabilmek, sair nâsın ilgi ve bilgi alanına dahil edilmemiştir çünkü.</p><p><img style="margin: 5px; float: left;" src="http://media.dunyabulteni.net/haber/2018/05/23/mahmut-biyikli-foto-2.jpg" alt="" width="241" height="223" /></p><p>Mutlak Kitabımız kurtuluşa ermişleri anlatırken, bize onların hayata, insanlığa ve Yaratıcısına karşı, bakışları, duruşları, duruluşları hakkında işaretler sunar: Onlar ‘Rablerinin yoluna hikmetle, güzel öğütle çağıran, fıtratlarına göre herkes için en uygun, en güzel yol hangisi ise mücadelelerini öyle yapan’ insan güzelleridir.</p><p>Sabırlıdırlar, Allâh’ın sabredenleri sevdiği müjdesi onlar için nefislerinin arzu edebileceği her türlü ileri geri davranışın keyfiliğinden daha lezzetlidir.</p><p>Sakınırlar, öyle sakınırlar ki hiçbir ruhsat, hiç bir kolaylık teklifi onları cezbetmez. Çünkü onlar, Allâh’ın daima iyilik yapanlarla beraber olduğunu hiç unutmazlar.</p><p>Ve öylesine saf, duru, berraktırlar, öylesine içtendirler ki... Yüzlerinden yüreklerini, gözlerinden ruhlarını okuyabilirsiniz rahatlıkla. Onlar, sağlam, bereketli dalları semaya uzanan güzel ağaçlar gibi meyvelerinden tanınırlar. Hep ‘güzel kelime’lerle konuşurlar. Çünkü ağız ancak yüreğin taşırdığını söyler. Ve onlar her ‘boş’ söz için hesaba çekileceklerinin bilincinde yaşarlar.</p><p>Sonra ihtiyaçtan korkmanın ihtiyacın ta kendisi olduğunu da bilirler onlar. ‘güvensizler’den değillerdir. Güvensizler gibi banka hesapları kabardıkça, gelecek endişelerinin ardından koşmazlar... Çok mallarından az verip, verdiklerinin bilinmesini isteyenlerden değillerdir. Her şartta ve her ortamda örnek olmasını bilir, duruşlarından taviz vermezler. Durdukları yer durumlara göre değişmez. Nerde durulacağını iyi bilirler.</p><h4><strong>AKİF EMRE </strong><strong>Ö</strong><strong>L</strong><strong>Ü</strong><strong>M</strong><strong>Ü</strong><strong>YLE </strong><strong>Ö</strong><strong>ĞRETMENLİK YAPANLARDAN OLDU</strong></h4><p>İşte o duruş sahiplerinden biri oldu Akif Emre. Ölümüyle bile öğretmenlik yapanlardan oldu. Yaşarken nasıl yaşanması gerektiğini öğrettiği gibi ölürken de nasıl güzel ölünmesi gerektiğini gösterdi günümüz insanına. Vefatından sonra yazılanlardan anladık ki yine vefâ dersinden sınıfta kaldık hepimiz. İmkan sahiplerinin çoğaldığı bir zamanda imkansızlıklarla boğuşan bir idealistin daha kadrini sengi musallada bildik. Son yıllarda çok yakınında bulunan Hamit Kardaş keşke yazsa ona yapılan haksızlıkları, vefasızlıkları. Ama yazmaz biliyorum. Çünkü yazarsa incinebilecek çok insan ortaya çıkar. Çünkü yazarsa vefasızlıklar doldurur satırları. Her çağda ilkeli olanların yaşadığı soylu yalnızlıkları yaşayarak gitti Akif Emre.</p><p>Yüreği yüzünden okunan, berrak denizler kadar saf temiz ve derin bir adam geçti destansı hayatıyla bu milletin haysiyet tarihinden. İnşallah örnek alış örnekliğini çoğaltırız.</p><p>Rahmetle, minnetle muhabbetle anıyoruz; umduğuna nail olduğunu umuyoruz… </p><p><strong>İYİ BİN İNSAN; İYİ BİR DOSTTU</strong></p><p><strong>Yaşar S</strong><strong>ü</strong><strong>ng</strong><strong>ü</strong></p><p><strong>Gazeteci-Yazar</strong></p><p>Rahmetli Akif Emre ile 1996 yılında Topkapı'da Yeni Şafak Gazetesi'nde yollarımız kesişti. Ben ekonomi servisindeydim o da yazı işlerinde çalışıyordu. İkimizde akşamları arasıra Üsküdar'a birlikte geçerken birbirimizi daha yakından tanımış olduk. Fazla konuşmayı sevmezdi ben de çok konuşan biri olmadığım için işten eve dönüş muhabbetlerimiz kesik kesik ve kısa olurdu.</p><p><img style="margin: 5px; float: left;" src="http://media.dunyabulteni.net/haber/2018/05/23/yasar-sungu.jpg" alt="" width="254" height="191" /></p><p>Dışarıdan soğuk bir insan gibi görünse de yakınlarına karşı içindeki yumuşaklığı gösterirdi. Disiplini ve ciddiyeti severdi. Gazetede kısa süre genel yayın yönetmenliği yaptıktan sonra dışarıdan çalışmaya başladı. Birbirimizi görmez olunca ilişkilerimiz de koptu. Aradan geçen sürede hiç görüşmek nasip olmadı.</p><p>2011 yılında yeniden Dünya Bülteni'nde buluştuk. Ömrünün son beş yılında yakın çalıştık. Benim gibi seyahatlerinde fotoğraf çekmeyi severdi. İyi bir insan, iyi bir dosttu. Allah rahmet etsin.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/vefat-yildonumunde-dostlarinin-kaleminden-akif-emre</guid>
      <pubDate>Wed, 23 May 2018 11:14:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/haberler/haber/2018/05/23/akif-emre.jpg" type="image/jpeg" length="71171"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamit Kardaş: Tanıdığım Akif Emre]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/hamit-kardas-tanidigim-akif-emre</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/hamit-kardas-tanidigim-akif-emre" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2011 yılından vefat ettiği ana kadar gazeteci yazar Akif Emre birlikte çalışan Hamit Kardaş, kendisiyle ilgili anılarını Dünya Bülteni için yazdı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h4><strong>Dünya Bülteni/ Haber Merkezi</strong></h4><p>Gazeteci yazar Akif Emre'nin vefatının sene-i devriyesinde uzun süre birlikte çalıştığı ve son anlarında da başucunda olan Hamit Kardaş anılarını bizim için yazdı..</p><h4>Beraber geçen son saatler</h4><p>23 Mayıs 2017 Çarşamba, Akif Emre son projesi Haberiyat’ı açalı 15 gün olmuş. Ben de sitenin yazı işleri müdürlüğünü yapıyorum. Sabah mesaiye başlamış, siteye ilk haberleri girmiş, manşetleri düzenlemiş ve günün gündemini hazırlamıştım. 10:30’da yayın toplantısını yapacak, o günkü gelişmeleri nasıl göreceğimizi müzakere edeceğiz.</p><p>Saat 9:30’da Akif Hoca aradı, biraz gecikeceğini ancak toplantıya yetişeceğini söyledi. Ofise geldiğinde 10:15 idi saat. Haber dairesine selam verip odasına geçti. Berberde traş olmuş, bu sebeple gecikmişti. Bir poğaça almış, çayıyla günün ilk öğününü yiyecekti belki de. Toplantı saati gelince hazırladığım gündemin çıktısını alıp odasına geçtim. Çayından bir yudum alabilmiş, poğaçası yarım kalmıştı. Koltuğa sızmıştı. Akif Hoca uyuyor olamazdı, seslendim cevap vermedi. Yaklaşıp bir kez daha seslendim, yine cevap yoktu. Omzuna dokundum. Tepki vermeyince kalbini kontrol ettim. Çok yavaş atıyordu ya da belki de ben öyle hissettim. Arkadaşları çağırıp yere yatırdık, arkadaşlar ambulansı ararken ben bildiğim kadarıyla ilk müdahaleyi yaptım. Ne yazık ki bu konuda tecrübeli değildim ama yapabildiğim kadarıyla yaptım.</p><p>Mukadderat... Ambulans İstanbul’un en merkezi yerine, Gayrettepe’ye yarım saatte gelebildi. Sağlık ekipleri bizi odadan çıkarıp 40 dakika boyunca içeride müdahale etti. Biri çıkıp Akif Bey’i ilk kimin bu halde gördüğünü sordu. Öne atıldım, beni odaya aldılar. Olayın nasıl gerçekleştiğini sordular. Anlattım. Başlarındaki doktor, tüm müdahalelere rağmen Akif Bey’in vefat ettiğini söyledi.</p><p>Sonrasında olay nasıl duyuldu bilmiyorum, Haberiyat ofisi bir anda sevenleri ile doldu. Akif Hoca ile birlikte çalışanlar, yakın dostları son veda için geldi. <strong>Mehmet Güney</strong>’in Akif Hoca’nın başucuna yere oturup dua ettiğini hatırlıyorum.</p><p>İslam dünyasının acılarını, sevinçlerini Türkiye’nin gündemine sokmak için gece gündüz çalışan, bunun için gazeteler çıkaran, kitaplar yayımlayan, haber siteleri kuran Akif Emre, 60 yaşında genç denilebilecek bir çağda aramızdan ayrılmıştı. Dostları cenazesinin başucundaydı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Vefatından bir gün önce 18:30’da editör arkadaşları uğurladıktan sonra odasına gitmiş, ben de müsaade istemiştim. Afrika’dan gelen <strong>İbrahim Tığlı</strong> onu ziyarete gelmiş, beraber oturuyorlardı. Bir misafir daha bekliyorlardı. “Müsaade etmiyorum, gel otur, konuşacağız” diyerek alıkoydu beni. Henüz tefrişatı tamamlanmamış odasında bulunan tek boş sandalyeye oturdum. Bir saat boyunca eski günlerden, ortak tanıdıklardan, Dünya Bülteni’ndeki arkadaşlardan söz ettik. Uzun süredir görüşmediği <strong>Ahmet Sezer</strong> ve <strong>Mehmet Güner</strong>’in neler yaptığını sordu. Beklediği arkadaşı telefon edip ofisin konumunu istedikten sonra bana dönüp çıkabileceğimi söyledi. Ayağa kalkıp odanın kapısına kadar beni geçirdi ve sarıldı bana. Onunla son sohbetimiz olacağını nasıl bilebilirdim ki…</p><p>Son yazısı vefat ettiği gün Yeni Şafak’ta yayınlanmıştı, “Riyad’da Bir Marvel Filmi” başlığıyla. ABD Başkanı Trump’un Riyad’ı ziyaretinde Suudi Arabistan Kralı Selman ve Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile bir küreye dokunurken çekindikleri fotoğraf üzerinden Ortadoğu’daki yeni dengeleri yorumluyordu.</p><h4>Dünya Bülteni'nde geçen dokuz yıl</h4><p>Akif Hoca ile 2011 yılının mart ayı başlarında Dünya Bülteni’nde çalışmaya başladığımda tanıştım. Elbette öncesinde de yazılarını okuyordum. Akif Hoca 1970'lerden itibaren Türkiye’deki Müslüman camianın okuyan ve yazan kesimi üzerinde önemli bir yer edinmişti. Akabe, İnsan, Klasik ve Küre gibi yayınevleri; Yeni Devir ve Yeni Şafak gazeteleri ile Umran ve İslam başta olmak üzere birçok dergide çalıştı, yazılar yayımladı. Yazdıklarını pek fazla kitap haline getirmese de dergi ve gazetelerde yazdıkları bir araya getirilse hacimli bir külliyat olur. Dünya Bülteni’nde yaklaşık dokuz yıl genel yayın yönetmenliği yaptı. Vefatından kısa bir süre önce ise haberiyat.com sitesini hayata geçirdi. Makine mühendisliğinden mezun olmasına rağmen yayıncılık ve gazetecilikte karar kılmıştı.</p><h4>Rüzgara göre yön değiştirmiyordu</h4><p>Akif Hoca, rüzgara göre yön değiştiren biri değildi. Hiç sapmadığı ilkeleri ve taviz vermediği hassasiyetleri vardı. Bu çerçevede bildiklerini yazmaktan sakınmadı ancak bunu yaparken kimseyi kırmadı, nezaketten hiç uzaklaşmadı. Eleştirilerinde isim vermekten özellikle kaçındı, fikir ve eylemleri eleştirdi.</p><p>Gündelik olaylardan, mefkuremize katkı sağlamayacak her eylemden uzak durdu ve görmezden geldi. Haberiyat.com’un açılışı sırasında kaleme aldığı manifestosunda “Farkımız, biraz da herkese önemli olduğu telkin edilen her bilginin haber olmadığını göstermek; yani yayınladıklarımız kadar yayınlamadıklarımızın da önemli olduğunu göstermek” diyerek haber olarak gösterilen her şeyin aslında haber olmadığını belirtiyordu.</p><p>Nitekim <strong>Dünya Bülteni</strong>’nde beraber çalıştığımız yıllarda <strong>Abant Platformu</strong> ve <strong>Türkçe Olimpiyatlar</strong>ı gibi etkinliklerle ilgili hiçbir haber yapmamıza izin vermedi. Diğer yayın organlarında büyükçe görülen ve büyük ilgiyle karşılanan haberlerin bizde yer almamasının gerekçesini 15 Temmuz darbe kalkışmasından sonra anlayabildik ve Akif Bey’in ne kadar uzak görüşlü olduğunu yeniden anladık.</p><p>Yeni bir medya dili oluşturmak için büyük bir çaba harcadı. Olaylara Batı penceresinden değil, bizim zaviyeden, yerli bir gözle bakan bir dil… Hem Dünya Bülteni’nde hem de Haberiyat’ta cazip olan günceli yakalamak yerine düşünce dünyamızı anlamlandıracak gündemi, yani hakikati takip etmeyi, kıyıda köşede kalmış ancak hakikati temsil eden gündemi kamuoyuna duyurmanın peşindeydi.</p><h4>Tek amacı Müslüman coğrafyanın sesini doğru olarak duyurmak</h4><p>Emre’nin medyadaki en büyük çabası, Müslüman coğrafyaların sesini Türkiye kamuoyuna ve Türkiye Müslümanlarınınkini de dünyaya doğru bir şekilde duyurmaktı. Bunun için Dünya Bülteni’nde Türkçe, Arapça ve İngilizce yayınlar yapıyordu. Emre için habercilik sadece savaş ve katliamların duyurulması değildi. Bunun için dünyadaki diğer Müslümanların sevinçlerini, hüzünlerini, gelenek ve göreneklerini, kültürlerini de Türkiye’deki Müslümanlara tanıtarak bir iletişim kurma gayreti içerisindeydi.</p><p>Akif Emre’nin habercilik anlayışında Filistin, Keşmir, Myanmar, Doğu Türkistan, Balkanlar ve Endülüs büyük önem taşırdı. Buradaki Müslümanlarla irtibatı vardı ve bu coğrafyalarla ilgili haberlere ayrı bir önem verirdi. Doğu Türkistan ve Keşmir’le ilgili en güncel haberler onun yönettiği sitelerden takip edilebiliyordu. Son yazdığı yazıların birinde yine Keşmir’i hatırlatmış ve “Filistin diye bir meselemizin unutulmaya başlandığı bir ortamda Keşmir'i hatırlamaya niyeti var mı İslam dünyasının?” diye sormuştu.</p><h4>Yapıcı Muhalif</h4><p>Akif Emre, muhalif bir isimdi ve resmi ideoloji karşıtlığı ile de öne çıkıyordu. Ancak muhalifliği hiçbir zaman yıkıcı olmadı. Yazılarında eleştirirken şahısları hedef almaktan özellikle kaçınır, isim vermemeye özen gösterirdi. Kimseyi küstürmez, kimseye sövmezdi. Yazılarının temel gayesi doğruyu göstermekti. Kesinlikle umutsuzluğa yer vermezdi. Hep bir umut beslerdi. Zaten son yazılarından birinin başlığı da “Çürüme de umut da hep var olacak” şeklindeydi. Ancak son zamanlarda muhalif seslere yönelik gelişen tahammülsüzlükten de şikayetçiydi. Bir yazısında bunu şu satırlarla dile getirmişti:</p><p>“Modern siyaset düşüncesinde siyasal muhalefeti kültürümüze yabancı bulanlar kendi kültürlerinin gereklerine ne kadar tahammül edebiliyor? Toplumsal çürüme, yozlaşma karşısında ses çıkarmayı modern anlamda anarşizmle itham etmeyi işlevsel bulanlar karşısında ıslah ediciler, emr-i bil maruf yapanlar baş tacı mı ediliyor? Siyasal muhalefeti yıkıcılık, değerlere karşı tahripkârlıkla suçlayanlar kötülükten nehyetme niyetinde olanlara hangi gözle bakıyor?”</p><p>Son dönemlerinde yalnız bırakılmıştı Akif Hoca. Haberiyat’ı kurmuş ancak medya siteden ciddi alıntılar yapmasına rağmen sitenin kuruluşunu haber yapmamıştı. Bir sohbetimizde “Cengiz Er dışında kimse Haberiyat’ın kuruluşunu haber yapmadı, Allah ondan razı olsun” demişti. Vefatından sonra ardından yazılanları okusa ne derdi acaba? Belki de övüldüğü zamanlarda yaptığı gibi gülümseyerek “Abartmayın canım” derdi sadece.</p><p>Akif Emre yaşarken çok sayıda çok sayıda kişiye yol gösterdi ve şu an birçoğu önemli yerlerde bulunuyor. Kimi medyada, kimiyse akademide… Yazılarının da önemli bir okuyucu kitlesi vardı ve çoğu ses getiriyordu. Yine de Akif Hoca gibi istikametini hiç bozmamış, inandığı değerlerden taviz vermeyen bir mütefekkirin yazılarının dikkate alması gerekenler tarafından ne derece görüldüğünü bilemiyorum.</p><p>Kendisi ile altı sene çalıştığım ve vefatına kadar talebesi olduğum için nasipli hissediyorum kendimi. Rabbim rahmet eylesin ve bizi cennette buluştursun.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/hamit-kardas-tanidigim-akif-emre</guid>
      <pubDate>Wed, 23 May 2018 08:49:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/haberler/haber/2018/05/23/akif-emre_1.jpg" type="image/jpeg" length="64533"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Paradigmaya kafa tutan gazeteciye vefa- Akif Emre]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/paradigmaya-kafa-tutan-gazeteciye-vefa-akif-emre</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/paradigmaya-kafa-tutan-gazeteciye-vefa-akif-emre" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Bülteni'nde rahmetli Akif Emre'nin yetiştirdiği bir gazeteci olan Osman Hulusi Boyraz merhumun sene-i devriyesinde onunla ilgili hepimize  ders olacak anılarını kaleme aldı.. Rahmetle.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Osman Hulusi Boyraz</strong></p><p>Evet ondan bahsediyorum. Gidişiyle kendisini tanıyan tanımayan binlerce insanı yasa bürüyen, varlığından çoğusunun haberdar olmadığı duruşunu eksilttiğinde hayatlarımızdan; içimizi kaplayan boşluğun tarifsiz acısıyla bizi baş başa bırakan, iddiası olan ancak iddiasını dillendirmekten çok yaşamayı tercih eden, sessiz bir direnişin, kendi tabiriyle ‘paradigmaya posta koyuşun’ son temsilcilerinden Merhum Akif Emre.</p><p>Tevafuk işte, Ramazan ayındayız, Akif abinin her Ramazan’da okumayı adet edindiğim o uyandırıcı yazısını (Paradigmaya kafa tutan simitçi - <a href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/akifemre/paradigmaya-kafa-tutan-simitci-12825" rel="nofollow" target="_blank">https://www.yenisafak.com/yazarlar/akifemre/paradigmaya-kafa-tutan-simitci-12825</a>  ) okudum bu yazıyı yazmazdan evvel. Bakmasını bilen insan, olan şeyden de olmayan şeyden de gerekli dersi çıkarıyor, Akif abi de çıkardığı bu dersi hepimize kendi kürsüsünden sesleniyordu. Kim bilir belki Ramazan ayında tezgahını toplayıp paradigmaya posta koyan simitçiyle kendisi arasında bir bağ kuruyordu. Çünkü o da kendi zaviyesinden aynını yapıyordu. Şöhrete, makama, yüksek maaşa, televizyon programlarına, isminin şurada burada büyük harflerle anons edilmesine pirim vermeyerek, işe metrobüsle gelip gitmeyi tercih ederek, gençliğinde, mücadele yılları sırasında beraber yürüdüğü dostları belli makamlara gelince; muhterem hanımının tabiriyle ‘dostluğunu muhafaza edip, arkadaşlığını askıya alarak’, kendisini iddiasından ve duruşundan alıkoyacak her türlü dünyevi metaı elinin tersiyle değil de yüzünü ondan çevirerek iten, istemeyen duruşuyla; o da medyanın, siyasetin paradigmasına kafa tutuyordu.</p><p>2013 senesinin Kasım ayında iş görüşmesi için odasının kapısını çalmıştım, kısa bir tanışmanın ardından neden gazetecilik yapmak istediğimi sormuştu. Benim gerekçem onun nezdinde geçerli olmuş ki beni Hamit abiye (Hamit Kardaş) yönlendirdi denemelik birkaç haber yazmam için. O gün iki haber yazmıştım, ikisi de hala aklımda.</p><p>Bir buçuk yıl yanında çalıştım. Akif Emre işini ciddiye alarak yapardı, birlikte çalıştığı insanların da öyle olmasını isterdi, onun için bir nokta, bir virgül, bir kısaltma duruş demekti, yazdığın haber senin duruşunu belli edecekti, eğer etmiyorsa, herkesin kullandığı haber dilini sen de kullanıyorsan, orada sana ihtiyaç yoktu, ajansın verdiği haberleri sitene kopyalayıp yapıştıran bir yazılım senden daha mahir bir gazeteci olurdu öyle bir durumda.</p><p>Yazdığımız haberler ya da o haberlere attığımız başlıklar istediği gibi olmadığında, ya da onun istediği zeka pırıltısını göstermediğinde ya bilgisayarından yazar ya da odasından kalkıp gelir, o haberi sorardı, sonra o başlığı; sonra kızardı, "saksıyı veya gazetecilik zekasını çalıştırın derdi. Normal hayatta kızmazdı ama mesele haber olunca iş başkaydı ve o iş çok ciddiydi. Toplum içine çıkan insan nasıl eline yüzüne, üstüne başına dikkat ederse, gazeteci de topluma sunduğu haberin diline öyle dikkat etmeliydi. Çünkü o haber sadece içerisindeki bilgiyi vermiyordu, o bilgiyi sunanı da temsil ediyor, onun duruşunu da ortaya koyuyordu. Tabi bunu yaparken hakikate sadık kalarak, haberin içindeki gerçeği olduğu gibi vererek yapıyordu. Yoksa mesele, haberin işine gelen kısmını görmek ve yayınlamak değildi asla.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bir bayram mesaisiydi, herkes tatildeydi. Fazla mesaiye kalmıştım, tek başıma çalışıyordum ki bir anda Akif abi de geldi ofise. Öyle çok önemli bir gündem de yoktu, rutin haberler giriyorduk. Öyle bir günde bile hiç zorunluluğu olmadığı halde evinden kalkıp işe geliyor, benimle birlikte mesai yapıyordu, hiç anlam verememiştim. Namazdan sonra dışarıda bana öğle yemeği ısmarlamıştı, orada ilk defa iş dışında kişisel meselelerden muhabbet etmiştik. Ailemi sormuştu, babam vefat ettikten sonra kardeşlerimle birlikte koyulduğumuz hayat mücadelesini anlatmıştım, dikkatle dinlemiş, her kardeşimi ayrı ayrı sormuş ve ilgili bir şekilde cevapları dinlemişti.</p><p>Akif abi gençlik yıllarında İngiltere’de yaşamış biriydi, benim buraya gelişim netleşince oturup çay içmiştik odasında, bana İngiltere’deki hayatla ilgili tavsiyeler vermişti . İngiltere’de yaşadığı evin yanındaki Yahudi komşusundan bahsetmişti. Neler yaparsam vaktimi boşa geçirmiş olmayacağımı, kendimi geliştirmem için neler yapmam gerektiğini söylemişti.</p><p>Bu anlattıklarım kimi okura alelade, herkesin herkesle her gün yaşadığı beşeri ilişkiler olarak gelecektir. Doğrudur da, ancak bir farkla, emri hak olan ölüm gelip içimizden birilerini eksilttiğinde, o eksilenle yaşanılan her şey farklı bir anlam kazanıyor. Hele de içimizden eksilen kişi, Akif Emre gibi duruş mücadelesinin son kalelerinden biri olunca her hatıranın kıymeti ayrı oluyor.</p><p>Bu yazı bir hasbihal olsun. Cenab-ı Allah, Akif abinin kabrini nur eylesin. Bize de onun duruşunu yaşayıp yaşatmayı nasip etsin.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/paradigmaya-kafa-tutan-gazeteciye-vefa-akif-emre</guid>
      <pubDate>Tue, 22 May 2018 07:45:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/haberler/haber/2018/05/22/db.PNG" type="image/jpeg" length="19219"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
