<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dunyabulteni.com.tr/rss/gundem" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 10 Aug 2026 05:17:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/rss/gundem"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump “kazandık” diyordu, şimdi “satranç oyunu” diyor]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/trump-kazandik-diyordu-simdi-satranc-oyunu-diyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/trump-kazandik-diyordu-simdi-satranc-oyunu-diyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşının ilk dönemlerinde “Kazandık”, “İran’ı neredeyse tamamen yok ettik” diyerek zafer ilan ederken, aylar sonra söylemini değiştirdi. İran’la yürütülen temasları değerlendiren Trump’ın, “İşler yoluna girecek. Bu bir satranç oyunu gibi” sözleri dikkat çekti. İki rakibin hamlelerini hesaplayarak birbirini beklediği satranç benzetmesi, Trump’ın daha önce ilan ettiği kesin zafer söylemiyle çarpıcı bir tezat oluşturdu. Savaşın ve pazarlığın hâlâ devam ettiği tablo,]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın İran savaşına ilişkin söyleminde dikkat çekici bir değişim yaşandı. Savaşın ilk dönemlerinde askeri operasyonların sonucunu kesin bir zafer olarak sunan, ABD’nin İran karşısında üstünlük sağladığını ileri süren Trump, gelinen noktada çok daha ihtiyatlı ve sürecin henüz tamamlanmadığını gösteren bir benzetmeye başvurdu. Trump, İran’la devam eden temasları değerlendirirken, “İşler yoluna girecek. Her zaman yoluna girdiği gibi. Bir satranç oyunu gibi” ifadelerini kullandı. Satranç, iki tarafın birbirinin hamlesini hesapladığı, üstünlük sağlamak için beklediği ve sonucun ancak oyun tamamlandığında belli olduğu bir strateji oyunu. Dolayısıyla Trump’ın yeni benzetmesi, daha önce kullandığı kesin zafer ifadeleriyle karşılaştırıldığında Washington’ın İran dosyasında henüz son hamleyi yapamadığını ve mücadelenin devam ettiğini ortaya koyan siyasi bir söylem değişikliği olarak öne çıktı.</p>

<h3>“KAZANDIK” DEMİŞTİ</h3>

<p>Trump’ın yeni açıklamasını dikkat çekici hale getiren en önemli ayrıntı, savaşın ilk dönemindeki sözleri oldu. Trump, 11 Mart 2026’da Kentucky’de yaptığı konuşmada İran savaşına ilişkin “Kazandık” değerlendirmesinde bulunmuş, savaşın daha ilk saatlerinde sonucun belli olduğunu savunmuştu. ABD Başkanı aynı açıklamalarında İran donanmasına ait 58 geminin imha edildiğini ileri sürmüş ve İran’ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde yok edildiğini iddia etmişti. Buna rağmen Trump, ABD’nin bölgeden erken ayrılmak istemediğini de söyleyerek operasyonların devam edeceğinin işaretini vermişti.</p>

<p>Trump’ın savaşın askeri açıdan kazanıldığı yönündeki söylemi sonraki haftalarda da tartışılmaya devam etti. Nisan ayında kamuoyuna yansıyan açıklamalarında yine İran karşısında kazanıldığını savunan Trump’ın söylemi ile sahadaki gelişmeler arasındaki fark giderek daha görünür hale geldi. Aylar sonra İran’ın askeri ve siyasi direncini sürdürmesi, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin devam etmesi ve tarafların hâlâ bir anlaşmaya ulaşamaması, mart ayında ilan edilen “zaferin” siyasi ve diplomatik açıdan nihai bir sonuç üretmediğini gösterdi.</p>

<h3>ZAFER SÖYLEMİNDEN “SATRANÇ OYUNU” BENZETMESİNE</h3>

<p>Aradan geçen ayların ardından Trump’ın kullandığı dil ise belirgin biçimde değişti. ABD merkezli Axios’a verdiği röportajda İran’la temaslara değinen Trump, görüşmeleri aceleye getirmediklerini söyledi. İran’ın ekonomik açıdan ciddi baskı altında bulunduğunu savunan ABD Başkanı, Washington’ın şu aşamada Tahran yönetiminin durumunu izlediğini belirtti.</p>

<p>Trump, “Onlarla yalnızca yarı müzakere yürütüyoruz. Devasa enflasyonu ve hiç parasının olmaması gerçeğiyle İran’ı sadece izliyoruz. İran ekonomik olarak çok kötü durumda ve askerlerine ödeyecek parası kalmadı” ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD Başkanı’nın sözleri, Washington’ın İran’ı doğrudan yenilgiye zorlamaktan çok ekonomik ve askeri baskının sonuç vermesini beklediği bir aşamaya geçtiği şeklinde okunuyor. Trump’ın müzakereleri dahi “yarı müzakere” olarak tarif etmesi, tarafların kapsamlı bir uzlaşmadan hâlâ uzak olduğuna işaret ediyor.</p>

<h3>“İŞLER YOLUNA GİRECEK, BİR SATRANÇ OYUNU GİBİ”</h3>

<p>Trump açıklamasının devamında İran üzerindeki ekonomik baskıya da değindi. ABD Başkanı, uygulanan ablukanın İran yönetiminin ekonomik krizini ağırlaştırdığını savunurken petrol fiyatlarındaki gerilemenin Amerikan kamuoyu üzerindeki savaş maliyetini azalttığını ileri sürdü.</p>

<p>Trump, “Abluka İran rejiminin ekonomik krizini daha da derinleştirdi. Petrolün varil fiyatının 75 dolara gerilemesiyle ABD’liler savaştan daha az etkileniyor. İşler yoluna girecek. Her zaman yoluna girdiği gibi. Bir satranç oyunu gibi” dedi.</p>

<p>Trump’ın özellikle “satranç oyunu” ifadesi, savaşın başlangıcındaki kesinlik taşıyan açıklamalarından oldukça farklı bir tablo ortaya koydu. Satrançta taraflardan biri oyun devam ederken kendisini kesin galip ilan edemez; rakibin yapacağı hamleler, karşı hamleler ve oyunun sonunda ortaya çıkacak sonuç belirleyicidir. Trump’ın İran dosyasını artık satranca benzetmesi de Washington ile Tahran arasındaki mücadelenin henüz kapanmadığı, tarafların birbirinin hamlesini beklediği ve nihai sonucun ortaya çıkmadığı şeklinde değerlendirilebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İRAN HÂLÂ PAZARLIK MASASINDA</h3>

<p>Sahadaki ve diplomatik alandaki gelişmeler de Trump’ın yeni söyleminin neden değiştiğini gösteriyor. İran, Hürmüz Boğazı başta olmak üzere bölgedeki stratejik başlıklarda taleplerini sürdürüyor. İran yönetimi, ABD’nin yaptırımlarını kaldırması, savaş nedeniyle tazminat ödemesi ve bölgedeki askeri varlığına ilişkin geri adımlar atması gibi talepleri gündemde tutarken, taraflar arasında henüz kalıcı bir anlaşmaya ulaşılamadı.</p>

<p>İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını devam ettirmesi de Tahran’ın elindeki önemli pazarlık araçlarından biri olarak değerlendiriliyor. Son gelişmeler, Washington’ın İran’ı askeri açıdan ağır biçimde vurmuş olmasına rağmen Tahran’ın savaşın siyasi ve ekonomik sonuçlarını belirleyecek pazarlık masasından çekilmediğini gösteriyor. ABD’nin savaş hedeflerinin önemli bölümüne ulaştığını savunmasına karşın İran’ın taleplerini sürdürmesi, krizin sona ermesini engelleyen başlıklardan biri olmaya devam ediyor.</p>

<h3>“ZAFER” İLAN EDİLDİ AMA OYUN BİTMEDİ</h3>

<p>Ortaya çıkan tablo, Trump’ın mart ayında kullandığı “Kazandık” ifadesi ile ağustos ayında başvurduğu “satranç oyunu” benzetmesi arasındaki farkı daha da belirgin hale getiriyor. Bir tarafta savaşın sonucunun daha ilk günlerde belli olduğunu savunan ve İran’ın büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini ileri süren bir söylem bulunurken, diğer tarafta aylar sonra rakibin hamlelerinin beklendiği, müzakerelerin sürdüğü ve sonucun henüz kesinleşmediği bir süreç bulunuyor.</p>

<p>Trump’ın “satranç” benzetmesi doğrudan “İran’ı yenemedik” şeklinde açık bir itiraf anlamına gelmiyor. Ancak açıklamanın siyasi anlamı, daha önce ilan edilen kesin zafer söyleminin geride kaldığını ve ABD Başkanı’nın artık sonucu henüz belli olmayan uzun soluklu bir mücadeleden söz ettiğini gösteriyor. Trump’ın kendi benzetmesi üzerinden bakıldığında, mart ayında “oyunu kazandığını” ilan eden Washington’ın ağustos ayında hâlâ İran’ın bir sonraki hamlesini beklediği görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/trump-kazandik-diyordu-simdi-satranc-oyunu-diyor</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 04:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/04/trump-hamaney-2.webp" type="image/jpeg" length="46638"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail şaşırtmadı: Barış Kurulu'nun planını kabul etmedi]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/israil-sasirtmadi-baris-kurulunun-planini-kabul-etmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/israil-sasirtmadi-baris-kurulunun-planini-kabul-etmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Barış Kurulu tarafından Gazze’de ateşkesin ikinci aşamasının uygulanması için açıklanan 15 maddelik yol haritasını kabul etmediklerini duyurdu. Netanyahu, Hamas tamamen silah bırakana kadar İsrail ordusunun Gazze’den çekilmeyeceğini ve operasyonların süreceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, haftalık kabine toplantısının açılışında Gazze Şeridi’ndeki ateşkes sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Netanyahu, Barış Kurulu tarafından ateşkesin ikinci aşamasının uygulanması amacıyla duyurulan 15 maddelik yeni yol haritasını İsrail’in kabul etmediğini açıkladı.</p>

<h3>NETANYAHU 15 MADDELİK YOL HARİTASINI REDDETTİ</h3>

<p>Netanyahu, Gazze’de ateşkesin ikinci aşamasına yönelik hazırlanan planla ilgili yaptığı açıklamada İsrail ordusunun Hamas tamamen silah bırakana kadar Gazze’den çekilmeyeceğini söyledi. İsrail Başbakanı, ordunun bölgedeki operasyonlarının da Hamas’ın silahsızlandırılması sağlanana kadar devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Netanyahu, silahsızlanmaya ilişkin tutumlarını açıklarken, “Silahsızlanma derken ağır ve hafif silahları, kısacası tüm silahları kastediyorum. Biz düzmece veya hayali bir silahsızlanmadan değil, gerçek bir silahsızlanmadan bahsediyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>ABD İLE İKİNCİ AŞAMA GÖRÜŞMELERİ SÜRÜYOR</h3>

<p>İsrail Başbakanı Netanyahu, Hamas’ın silahsızlandırılması dahil olmak üzere Gazze’de ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin ABD yönetimiyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini de açıkladı. Netanyahu, Washington yönetiminin gündeme getirdiği önerilerin tamamını kabul etmediklerini belirtti.</p>

<p>ABD’nin sunduğu fikirler hakkında konuşan Netanyahu, “Onların bazı fikirleri var ve bu fikirlerin bir kısmı bizim için kabul edilebilir bir kısmı ise kabul edilemez nitelikte.” dedi.</p>

<h3>İSRAİL GAZZE’NİN YÜZDE 70’İNİ İŞGAL ALTINDA TUTUYOR</h3>

<p>İsrail, Gazze Şeridi’nin yüzde 70’ini işgal altında tutmayı sürdürüyor. Ateşkesin ikinci aşaması kapsamında İsrail ordusunun bölgedeki konumu ve Hamas’ın silahsızlandırılması, taraflar arasındaki görüşmelerin temel başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<h3>BARIŞ KURULU İKİNCİ AŞAMA İÇİN YOL HARİTASI AÇIKLAMIŞTI</h3>

<p>Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Hamas’ın ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik hazırlanan ayrıntılı yol haritasını kabul ettiğini açıklamıştı. Açıklanan plan, Gazze’de ateşkes sürecinin ikinci aşamaya geçirilmesine yönelik 15 maddelik bir düzenlemeyi kapsıyordu.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump da Barış Kurulu’nun Hamas ve Gazze’de faaliyet gösteren diğer silahlı gruplarla silahların bırakılması konusunda anlaşmaya vardığını duyurmuştu.</p>

<h3>HAMAS ÖNERİLERE OLUMLU YAKLAŞTIĞINI AÇIKLAMIŞTI</h3>

<p>Hamas, Filistinli gruplarla birlikte yürütülen müzakere sürecine ve arabulucular tarafından ateşkesin ikinci aşamasının tamamlanması amacıyla sunulan önerilere olumlu yaklaştığını bildirmişti.</p>

<p>Hamas tarafından yapılan açıklamada, İsrail’in saldırılarını durdurmasının ve üzerinde mutabakata varılan konulara ilişkin bir takvim oluşturulmasının temel şart olduğu belirtilmişti. Hamas ayrıca ikinci aşamanın hayata geçirilmesinin, İsrail’in ateşkes anlaşmasının ilk aşamasındaki yükümlülüklerini eksiksiz şekilde yerine getirmesine bağlı olduğunu vurgulamıştı.</p>

<h3>GAZZE YÖNETİMİ ULUSAL KOMİTESİ HAZIRLIKLARINI TAMAMLADI</h3>

<p>Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi de Gazze Şeridi’nin yönetimini devralmaya yönelik kurumsal ve operasyonel hazırlıkların tamamlandığını açıklamıştı. Komitenin hazırlıkları, ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına ilişkin yürütülen süreç kapsamında gündeme gelmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ATEŞKESİN İLK AŞAMASI 10 EKİM 2025’TE BAŞLADI</h3>

<p>Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının ilk aşaması 10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe girmişti. Anlaşma kapsamında ateşkesin sağlanması, esir takasının gerçekleştirilmesi ve Gazze’ye ulaştırılan insani yardımların artırılması öngörülmüştü.</p>

<p>Ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları ile bölgeye insani yardım girişine yönelik kısıtlamaların sürdüğü bildirilmişti. Ateşkesin ikinci aşamasına yönelik görüşmeler ise Hamas’ın silahsızlandırılması, İsrail ordusunun Gazze’deki varlığı ve tarafların anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerinin uygulanması başlıkları üzerinden devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/israil-sasirtmadi-baris-kurulunun-planini-kabul-etmedi</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 19:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/05/netanyahu-6.jpg" type="image/jpeg" length="40287"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran'da Mücteba Hamaney tartışması büyüyor: Mehr görüntü yayımladı, videonun tarihi açıklanmadı]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/iranda-mucteba-hamaney-tartismasi-buyuyor-mehr-goruntu-yayimladi-videonun-tarihi-aciklanmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/iranda-mucteba-hamaney-tartismasi-buyuyor-mehr-goruntu-yayimladi-videonun-tarihi-aciklanmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Dini Lideri Mücteba Hamaney'in sağlık durumu ve hayatta olup olmadığına ilişkin iddiaların ardından İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı, Hamaney'in yer aldığı belirtilen bir video yayımladı. Görüntülerde çekim tarihi ve konumuna ilişkin bilgi paylaşılmazken Hamaney'in yüzünün tamamının net şekilde görülmemesi videoya ilişkin tartışmaların devam etmesine neden oldu. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın daha önce Hamaney olduğu belirtilen bir kişiyle karanlık bir araçta görüştüğü, ancak gö]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran'da Dini Lider Mücteba Hamaney'in kamuoyu önüne çıkmaması nedeniyle başlayan tartışmalar, İran medyasında yeni görüntülerin yayımlanmasıyla farklı bir boyut kazandı. Hamaney'in öldüğü veya sağlık durumunun ağır olduğu yönünde çeşitli iddialar gündeme gelirken İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı, 8 Ağustos 2026'da Hamaney'in yer aldığı belirtilen bir video yayımladı. Görüntünün ne zaman ve nerede kaydedildiğine ilişkin herhangi bir bilgi verilmemesi, Hamaney'in durumuyla ilgili tartışmaların sona ermesini sağlamadı.</p>

<h3>HAMANEY'İN KAMUOYUNDA GÖRÜNMEMESİ İDDİALARI ARTIRDI</h3>

<p>Mücteba Hamaney'in İran'ın dini liderliğine gelmesinin ardından uzun süre kamuoyunun karşısına çıkmaması, sağlık durumu ve bulunduğu yer konusunda çeşitli iddiaların gündeme gelmesine yol açtı. Hamaney'in yazılı mesajlar ve açıklamalar üzerinden kamuoyuyla iletişim kurduğu belirtilirken fiziksel olarak görünmemesi uluslararası basında da tartışma konusu oldu. Bazı yayın organlarında Hamaney'in sağlık durumunun kritik olduğu veya İran yönetiminin gerçek durumunu kamuoyundan gizlediği yönünde doğrulanmamış iddialar yer aldı.</p>

<h3>PEZEŞKİYAN'IN ARAÇTAKİ GÖRÜŞMESİ GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>İran International, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın daha önce gizli bir noktaya götürüldüğünü ve burada Mücteba Hamaney olduğu belirtilen bir kişiyle koyu renkli camlara sahip bir aracın içinde kısa süreli görüşme gerçekleştirdiğini öne sürdü. Haberde, Pezeşkiyan'ın aracın içindeki kişiyi net biçimde göremediği ve yalnızca sesini duyduğu iddia edildi.</p>

<p>Aynı haberde, Pezeşkiyan'ın görüşmenin ardından duyduğu sesin gerçekten Mücteba Hamaney'e ait olup olmadığını sorguladığı ileri sürüldü. Söz konusu anlatım İran International'ın kaynaklarına dayandırılırken görüşmenin ayrıntıları İran makamları tarafından bağımsız biçimde doğrulanmış değil.</p>

<h3>DEVRİM MUHAFIZLARIYLA İLGİLİ İDDİALAR DA GÜNDEMDE</h3>

<p>Hamaney'in uzun süredir kamuoyu önüne çıkmaması, İran yönetiminin işleyişi hakkında da çeşitli iddiaların ortaya atılmasına neden oldu. Hamaney'in hayatını kaybettiği ve Devrim Muhafızları başta olmak üzere yönetim içindeki bir grubun ülkeyi onun adına yönettiği yönündeki söylemler farklı platformlarda gündeme geldi. Ancak Hamaney'in öldüğü veya Devrim Muhafızlarının ölümünü gizleyerek yönetimi sürdürdüğü yönündeki iddiaları doğrulayan bağımsız ve güvenilir bir kanıt kamuoyuna sunulmuş değil.</p>

<h3>MEHR HABER AJANSI HAMANEY'İN VİDEOSUNU YAYIMLADI</h3>

<p>Tartışmalar sürerken İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı, 8 Ağustos Cumartesi günü Mücteba Hamaney'in yer aldığı belirtilen bir video yayımladı. Görüntüler Mehr'in sosyal medya hesaplarında ve internet üzerinden kamuoyuyla paylaşılırken uluslararası haber kuruluşları da videoyu Hamaney'in uzun süren görünmezliğinin ardından yayımlanan nadir görüntülerinden biri olarak aktardı.</p>

<p>Görüntüler, Hamaney'in sağlık durumunun kritik olduğuna ilişkin haberlerin ardından yayımlandı. Mehr tarafından paylaşılan videoda Hamaney olduğu belirtilen kişinin görüntülendiği aktarılırken kaydın çekildiği tarihe ve konuma ilişkin ayrıntı verilmedi.</p>

<h3>VİDEONUN TARİHİ VE ÇEKİLDİĞİ YER AÇIKLANMADI</h3>

<p>Videoda görüntünün hangi gün kaydedildiğini doğrulayabilecek bir tarih bilgisi yer almıyor. Çekimin gerçekleştirildiği konuma ilişkin de resmi bir açıklama bulunmuyor. Hamaney'in yüzünün görüntülerde tamamen ve her açıdan görülmemesi de videonun kimlik ve zaman açısından değerlendirilmesini güçleştiren unsurlar arasında yer aldı.</p>

<p>Görüntünün tarihsiz olması nedeniyle videonun daha önce kaydedilmiş olabileceğine ilişkin iddialar da gündeme geldi. Ancak kaydın eski olduğuna ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Mevcut kaynaklar videonun ne zaman çekildiğini kesin olarak ortaya koymuyor.</p>

<h3>İRAN MEDYASI HAMANEY'İN FAALİYETLERİNİ AKTARMAYA DEVAM EDİYOR</h3>

<p>Mehr Haber Ajansı son aylarda Mücteba Hamaney adına yapılan açıklamaları ve İran yönetimine ilişkin faaliyetleri haberleştirmeyi sürdürdü. Ajansın daha önce yayımladığı haberlerde Hamaney'in çeşitli kararları onayladığı ve mesajlar yayımladığı bildirildi. Haziran ayında 139 idam mahkumunun cezalarının hafifletilmesine ilişkin önerinin Hamaney tarafından onaylandığı da Mehr tarafından duyuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mehr'in 26 Mayıs tarihli bir başka haberinde ise Mücteba Hamaney'in hac dönemi dolayısıyla mesaj yayımladığı bildirildi. Hamaney adına yapılan yazılı açıklamalar kamuoyuna aktarılmaya devam ederken fiziksel olarak kamuoyu önüne çıkmaması hakkındaki tartışmalar 8 Ağustos'ta yayımlanan videoya kadar devam etti.</p>

<h3>YAYIMLANAN VİDEO TARTIŞMALARI SONA ERDİRMEDİ</h3>

<p>Mehr'in görüntüleri Hamaney'in sağlık durumuna ilişkin iddiaların yoğunlaştığı bir dönemde yayımlandı. Videoda tarih ve konum bilgisinin bulunmaması nedeniyle görüntülerin ne zaman kaydedildiği bağımsız olarak doğrulanamadı. Hamaney'in hayatta olmadığı yönündeki iddiaları doğrulayan bağımsız kanıt bulunmadığı gibi yayımlanan görüntünün çekim tarihini kesin olarak ortaya koyan bir bilgi de açıklanmış değil.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://dunyabulteni.com.tr/vidyome/embed/3944" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/iranda-mucteba-hamaney-tartismasi-buyuyor-mehr-goruntu-yayimladi-videonun-tarihi-aciklanmadi</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/mucteba-hamaney-4.jpg" type="image/jpeg" length="33288"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mekke Paktı'nın detaylarını Bakan Fidan açıkladı: NATO'nun 5. maddesiyle teknik olarak aynı]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/mekke-paktinin-detaylarini-bakan-fidan-acikladi-natonun-5-maddesiyle-teknik-olarak-ayni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/mekke-paktinin-detaylarini-bakan-fidan-acikladi-natonun-5-maddesiyle-teknik-olarak-ayni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın teknik açıdan NATO Antlaşması'nın kolektif savunmayı düzenleyen 5. maddesiyle aynı olduğunu açıkladı. Fidan, anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını, sekretaryasının Suudi Arabistan'da bulunacağını ve ittifaka katılmak isteyen başka ülkelerin de olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Anadolu Ajansı Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtlayarak Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın kapsamı ve hedefleri hakkında açıklamalarda bulundu. Fidan, anlaşmanın bölgesel güvenlik ve dayanışmayı artırmayı amaçladığını belirtirken, yapılan düzenlemenin teknik olarak NATO Antlaşması'nın kolektif savunmaya ilişkin 5. maddesiyle aynı nitelikte olduğunu ifade etti.</p>

<p>Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen dış politikanın temel unsurlarından birinin bölgesel sahiplenmenin artırılması olduğunu belirtti. Bölge dışından gelen güçlerin mevcut sorunları çözmek yerine daha ağır hale getirebildiğini söyleyen Fidan, bölgedeki ülkelerin kendi güvenlikleri ve istikrarları konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesinin önem taşıdığını kaydetti.</p>

<h3>BÖLGESEL SAVUNMA ANLAŞMASI İKİ YILDIR HAZIRLANIYORDU</h3>

<p>Bölgedeki istikrarsızlıkların giderilmesi, daha geniş bir entegrasyonun sağlanması ve bölge halklarının refahının artırılması yönünde bir iradenin bulunduğunu belirten Hakan Fidan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması üzerindeki çalışmaların yaklaşık iki yıldır sürdüğünü açıkladı. Fidan, bölgede ortak bir savunma mekanizmasına ihtiyaç duyulduğunu ve anlaşmanın söz konusu ihtiyaç doğrultusunda hazırlandığını söyledi.</p>

<p>Anlaşmaya imza atan Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın birbirlerinin güvenliğine tehdit oluşturmayacaklarını taahhüt ettiğini aktaran Fidan, mekanizmanın bölge dışındaki belirli bir aktöre karşı oluşturulmadığını dile getirdi. Fidan, üç ülkenin kendi aralarında dayanışmayı güçlendirmeyi hedeflediğini ve anlaşmanın temelinde ortak güvenlik anlayışının bulunduğunu ifade etti.</p>

<h3>NATO'NUN 5. MADDESİYLE TEKNİK OLARAK AYNI</h3>

<p>Dışişleri Bakanı Fidan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın teknik yapısına ilişkin bilgi verirken düzenlemenin NATO Antlaşması'nın kolektif savunmaya ilişkin 5. maddesiyle aynı olduğunu söyledi. NATO'nun 5. maddesi, ittifak üyesi ülkelerden birine yönelik silahlı saldırının tüm üyelere yapılmış sayılması esasına dayanıyor.</p>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında ise yazılı olarak tanımlanmış belirli bir ortak tehdit bulunmadığını vurgulayan Fidan, ittifakın herhangi bir ülkeyi doğrudan hedef alan bir yapı şeklinde oluşturulmadığını belirtti. Fidan'ın açıklamasına göre anlaşmanın temel yaklaşımı, üyelerden birinin güvenliğinin tehdit edilmesi halinde diğer ülkelerin dayanışma içinde hareket etmesine dayanıyor.</p>

<h3>FİDAN: BİZE SALDIRMAYAN HİÇBİR ÜLKE HEDEFİMİZDE DEĞİL</h3>

<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın dış politika yaklaşımlarına değinen Hakan Fidan, üç ülkenin de yayılmacı politikalar izleyen devletler olmadığını söyledi. Ülkelerin kendi sınırları içerisinde kalkınma, güvenlik ve ulusal meseleleriyle ilgilendiğini belirten Fidan, saldırıya uğramadıkları sürece başka bir ülkenin ittifakın hedefi olmayacağını ifade etti.</p>

<p>Fidan, “Bize saldırmayan hiçbir ülke hedefimizde değil” sözleriyle anlaşmanın savunma niteliğine vurgu yaptı. Bölge içinden veya dışından herhangi bir saldırı gerçekleşmediği sürece ittifakın başka ülkelerle bir sorununun olmayacağını belirten Fidan, anlaşmanın belirli devletlere karşı kurulmuş bir yapı olmadığını söyledi.</p>

<h3>İRAN AÇIKLAMASI: ANLAŞMANIN HEDEFİ DEĞİL</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın İran'a karşı oluşturulduğu yönündeki değerlendirmelere de değinen Hakan Fidan, İran'ın anlaşmanın hedefinde bulunmadığını açık şekilde dile getirdi. Fidan, farklı coğrafyalardaki ve farklı önceliklere sahip ülkelerin birbirleriyle çatışır durumda tutulmasının amaçlanmadığını belirtti.</p>

<p>Türkiye'nin bölgesel ilişkilerinde farklı aktörlerle yürüttüğü politikaların birbirine karşı konumlandırılmayacağını söyleyen Fidan, Mekke İttifakı'nın temel amacının üyelerin güvenlik dayanışmasını sağlamak olduğunu kaydetti.</p>

<h3>SEKRETARYANIN MERKEZİ SUUDİ ARABİSTAN'DA OLACAK</h3>

<p>Hakan Fidan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulan ittifakın kurumsal yapısına ilişkin ayrıntıları da paylaştı. Yapılan planlamaya göre Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın sekretaryasının merkezi Suudi Arabistan'da bulunacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İttifakın çalışma mekanizması içerisinde ortak askeri tatbikatlar ve eğitim faaliyetleri de yer alacak. Fidan, askeri ittifaklarda ortak çalışabilirliğin ve birlikte hareket etme kapasitesinin oluşturulabilmesi için tatbikat ve eğitimlerin gerekli olduğunu söyledi. Söz konusu faaliyetlerin ülkelerin silahlı kuvvetleri arasındaki koordinasyonun geliştirilmesini hedeflediğini ifade etti.</p>

<h3>İTTİFAKA KATILMAK İSTEYEN BAŞKA ÜLKELER VAR</h3>

<p>Mekke Paktı'nın yalnızca Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan ile sınırlı kalmayabileceğini belirten Fidan, ittifaka katılmak isteyen başka ülkelerin de bulunduğunu açıkladı. İlgili ülkelerin isimlerini paylaşmayan Fidan, ilerleyen süreçte yapının daha geniş bir katılıma ulaşabileceğini söyledi.</p>

<p>İttifakın mevcut durumda genel olarak “Mekke İttifakı” adıyla anıldığını belirten Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vizyonunun yapının yalnızca üç ülkeyle sınırlı tutulmaması yönünde olduğunu aktardı. Fidan'a göre gerektiğinde daha fazla ülkenin aynı savunma çatısı altında yer alması hedefleniyor.</p>

<h3>FİDAN MISIR'IN DA KATILACAĞINA İNANIYOR</h3>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ittifakın gelecekte genişlemesine ilişkin değerlendirmesinde Mısır'a da değindi. Fidan, bir sonraki aşamada Mısır'ın da ittifak içerisinde bulunacağına inandığını ifade etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaklaşımında üç ülkeyle sınırlı bir yapı yerine daha geniş kapsamlı bir bölgesel güvenlik mekanizmasının bulunduğunu aktaran Fidan, şartların oluşması halinde bölgedeki bütün ülkelerin aynı çatı altında toplanmasının mümkün olabileceğini söyledi.</p>

<h3>KAFKAS PAKTI DA GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Hakan Fidan'a program sırasında olası bir Kafkas Paktı kurulması ihtimali de soruldu. Fidan, ihtiyaç ortaya çıktığında benzer yapıların inşa edilebileceğini belirterek bölgesel güvenlik mimarilerinin farklı modeller üzerinden geliştirilebileceğini söyledi.</p>

<p>Avrupa ile Orta Doğu'nun güvenlik yapılarının Türkiye üzerinden uzun vadede, hatta orta vadede uyumlaştırılmasının mümkün olduğunu ifade eden Fidan, Türkiye'nin farklı coğrafyalar arasındaki güvenlik bağlantılarında merkezi bir konuma sahip olabileceğine işaret eden açıklamalarda bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/mekke-paktinin-detaylarini-bakan-fidan-acikladi-natonun-5-maddesiyle-teknik-olarak-ayni</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 22:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/11/hakan-fidan-45.jpg" type="image/jpeg" length="32141"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Raşid Gannuşi için özgürlük çağrıları artıyor]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/rasid-gannusi-icin-ozgurluk-cagrilari-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/rasid-gannusi-icin-ozgurluk-cagrilari-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunus'ta Nisan 2023'ten bu yana tutuklu bulunan Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi'nin sağlık durumunun kötüleştiği açıklandı. Gannuşi'nin kızı Yusra Gannuşi, 85 yaşındaki babasının son bir ay içinde beş kez hastaneye kaldırıldığını belirtirken, cezaevinde hayatını kaybettiğine yönelik iddialar yakınları tarafından yalanlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tunus'ta tutuklu bulunan Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi'nin sağlık durumu yeniden gündeme geldi. Nahda Hareketi, 85 yaşındaki Gannuşi'nin Mornegiyye Cezaevi'ndeki yüksek sıcaklıklar nedeniyle rahatsızlandığını ve hastaneye kaldırıldığını duyurdu. Ailesi ve avukatları ise hastanedeki tedavi süreci hakkında kendilerine yeterli bilgi verilmediğini ve sağlık dosyasına erişim taleplerinin karşılanmadığını açıkladı.</p>

<h3>SON BİR AYDA 5 KEZ HASTANEYE KALDIRILDI</h3>

<p>Gannuşi'nin kızı Yusra Gannuşi, Fokus+ Afrika'ya yaptığı açıklamada babasının sağlık durumuna ilişkin bilgi verdi. Tutuklanmasından bu yana babasıyla görüşemediğini belirten Yusra Gannuşi, son bir ay içerisinde beş kez hastaneye kaldırıldığını söyledi.</p>

<p>Yusra Gannuşi, babasının 85 yaşında olduğunu, Parkinson ve tiroit hastalıklarının bulunduğunu ifade etti. Sağlık sorunları nedeniyle gerekli bakımın ailesinin yanında sürdürülmesi gerektiğini savunan Gannuşi, babasının serbest bırakılmasını talep ettiklerini belirtti.</p>

<h3>AİLESİ SAĞLIK DOSYASINA ERİŞEMEDİĞİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>Gannuşi'nin ailesi ve avukatları, hastaneye sevklerin ardından tedavi sürecine ilişkin ayrıntılı bilgi alamadıklarını açıkladı. Sağlık dosyasına erişmek amacıyla yapılan başvuruların da karşılanmadığı belirtildi.</p>

<p>Nahda Hareketi tarafından yapılan açıklamada ise Gannuşi'nin cezaevindeki yüksek sıcaklıkların etkisiyle rahatsızlandığı ve hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Sağlık durumuna ilişkin gelişmeler ailesi, avukatları ve Nahda Hareketi tarafından takip ediliyor.</p>

<h3>ÖLDÜĞÜ YÖNÜNDEKİ İDDİALAR YALANLANDI</h3>

<p>Gannuşi'nin sağlık durumuna ilişkin sınırlı bilgi paylaşılması sonrasında sosyal medya ve bazı çevrelerde cezaevinde hayatını kaybettiğine yönelik iddialar ortaya çıktı. Gannuşi'ye ve ailesine yakın isimler söz konusu iddiaların doğru olmadığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yakın çevresinden yapılan açıklamalarla ölüm haberleri yalanlanırken, Gannuşi'nin sağlık durumunun kötüleştiğine ilişkin açıklamalar devam etti.</p>

<h3>SERBEST BIRAKILMASI İÇİN ÇAĞRILAR YAPILIYOR</h3>

<p>Gannuşi'nin yaşı ve sağlık sorunları gerekçe gösterilerek serbest bırakılması yönünde çağrılar yapılıyor. Ailesi de Parkinson ve tiroit hastalıkları bulunan Gannuşi'nin bakımının aile ortamında sürdürülmesi gerektiğini belirterek tahliye talebinde bulundu.</p>

<p>Nahda Hareketi ve Gannuşi'nin yakın çevresi tarafından yapılan açıklamalarda sağlık durumunun dikkate alınması ve tutukluluğunun sona erdirilmesi talep ediliyor.</p>

<h3>NİSAN 2023'TEN BU YANA TUTUKLU</h3>

<p>Raşid Gannuşi, Nisan 2023'ten bu yana Tunus'ta tutuklu bulunuyor. Gannuşi hakkında farklı davalar kapsamında verilen ve toplam süresi 20 yılı aşan hapis cezaları bulunuyor.</p>

<p>Nahda Hareketi ile Gannuşi'nin avukatları, söz konusu davaların siyasi gerekçelerle açıldığını savunuyor. Tunus makamlarının yürüttüğü adli süreç kapsamında Gannuşi hakkındaki tutukluluk ve mahkumiyet kararları devam ediyor.</p>

<h3>GANNuşİ TUNUS SİYASETİNİN UZUN YILLARDIR ÖNE ÇIKAN İSİMLERİNDEN</h3>

<p>Raşid Gannuşi, Nahda Hareketi'nin lideri olarak Tunus siyasetinde uzun yıllardır faaliyet gösteriyor. Tunus'taki siyasi dönüşüm sürecinde partisinin yürüttüğü çalışmalar ve farklı siyasi aktörlerle gerçekleştirilen görüşmelerde önemli görevler üstlendi.</p>

<p>Gannuşi'nin son dönemdeki sağlık sorunları ve hastaneye sevk edilmesiyle birlikte tutukluluk koşulları yeniden gündeme gelirken, ailesi sağlık durumuna ilişkin daha kapsamlı bilgi verilmesini ve serbest bırakılmasını talep ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/rasid-gannusi-icin-ozgurluk-cagrilari-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/gannusi.jpg" type="image/jpeg" length="31093"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tunus Başkonsolosluğu önünde Gannuşi için özgürlük çağrısı]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/tunus-baskonsoloslugu-onunde-gannusi-icin-ozgurluk-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/tunus-baskonsoloslugu-onunde-gannusi-icin-ozgurluk-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür-Der, İstanbul’daki Tunus Başkonsolosluğu önünde düzenlediği eylemde Tunus yönetimini protesto ederek 2023 yılından bu yana cezaevinde tutulan Nahda Hareketi Lideri Raşid el-Gannuşi ve diğer siyasi mahkumların serbest bırakılmasını istedi. Eylemde Kays Said yönetimine yönelik sloganlar atılırken Gannuşi’nin sağlık durumuna ilişkin endişeler de dile getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özgür-Der, İstanbul’da bulunan Tunus Başkonsolosluğu önünde düzenlediği eylemde Tunus’taki yönetime yönelik protestoda bulundu ve cezaevinde tutulan Raşid el-Gannuşi için özgürlük talep etti. Eyleme katılanlar, Gannuşi’nin yanı sıra Tunus’ta tutuklu bulunan diğer siyasi mahkumların da serbest bırakılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Eylem alanında “Gannuşi’ye Özgürlük!” ve “Free Ghannouchi!” ifadelerinin yer aldığı pankartlar taşındı. Katılımcılar ayrıca “Tunus’ta Diktaya Son!”, “Kays Said Diktasına Son!” ve “Gannuşi’ye Özgürlük!” yazılı dövizler tuttu.</p>

<h3>EYLEMDE KAYS SAİD YÖNETİMİ PROTESTO EDİLDİ</h3>

<p>Tunus Başkonsolosluğu önündeki eylem sırasında “Yaşasın Ümmet Dayanışması!”, “Kays Said Sonun Esed Gibi Olacak!”, “Gannuşi’ye Özgürlük Direnişle Gelecek!” ve “Cuntaya Hayır Gannuşi’ye Özgürlük!” sloganları atıldı.</p>

<p>Eylemin sunumunu gerçekleştiren Ümit Kudbay, Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’e yönelik açıklamalarda bulundu. Kudbay, Kays Said’i Tunus’u dikta rejimiyle yönetmekle suçlayarak akıbetinin Suriye’nin devrik lideri Beşar Esed gibi olacağını söyledi.</p>

<h3>RAMAZAN İLERİ’DEN GANNUSİ VE DİĞER TUTUKLULAR İÇİN ÇAĞRI</h3>

<p>Özgür-Der adına konuşan Ramazan İleri, Raşid el-Gannuşi ile Tunus’ta tutuklu bulunan diğer Müslümanların ivedilikle serbest bırakılmasını istedi. İleri, Kays Said’in uyguladığı politikalar nedeniyle kendisini Hüsnü Mübarek, Zeynel Abidin Bin Ali ve Beşar Esed gibi isimlerin arasına yazdırdığını ifade etti.</p>

<p>İleri’nin konuşmasında, Tunus’taki mevcut yönetimin muhalefete yönelik uygulamaları eleştirilirken tutuklu bulunan kişilerin özgürlüklerine kavuşturulması gerektiği vurgulandı.</p>

<h3>ALİ KILIÇ: 85 YAŞINDA DAVASINDAN VAZGEÇMİYOR</h3>

<p>Davet ve Kardeşlik Vakfı adına söz alan Ali Kılıç da Raşid el-Gannuşi’nin yaşı ve mücadelesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıç, “85 yaşında davasından vazgeçmeyen bir ferdimiz karşısında zalimler böyle sıkıntı yaşıyor ise ümmetin tamamının bilinçlenmesi halinde neler olabileceğini düşünebilirsiniz. Tek gereken ayağa kalkmamız gerektiğidir. Ayağa kalktığımız gün bu zalimler belasını bulacaktır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Konuşmaların ardından Muhammet Onur Yıldırım, Özgür-Der adına hazırlanan basın açıklamasını okudu. Açıklamada Tunus’taki siyasi gelişmeler, Raşid el-Gannuşi’nin tutukluluğu, sağlık durumu ve ülkedeki muhalefete yönelik uygulamalar hakkında görüşlere yer verildi.</p>

<h3>“TUNUS’TA HUKUKSUZLUK VE DESPOTİZM DERİNLEŞİYOR”</h3>

<p>Özgür-Der’in “Tunus’ta Dikta Rejimine Son, Gannuşi’ye Özgürlük!” başlığıyla yayımladığı basın açıklamasında, Tunus’ta hukuksuzluk ve despotizmin her geçen gün derinleştiği savunuldu.</p>

<p>Açıklamada, 2011 yılında başlayan Tunus devriminin İslam coğrafyasına “hürriyet ve umut meşalesi” olarak yansıdığı belirtilirken, devrim sonrasında ortaya çıkan siyasi sürecin Kays Said yönetimi altında baskıcı bir düzene dönüştüğü ileri sürüldü. Adalet ve özgürlük vaatleriyle göreve gelen yönetimin hukuku devre dışı bırakarak ülkeyi despotizme ve çözümsüzlüğe sürüklediği ifade edildi.</p>

<h3>GANNUSİ’NİN 2023’TEN BU YANA CEZAEVİNDE OLDUĞU HATIRLATILDI</h3>

<p>Basın açıklamasında İslami harekete, muhalefete ve halk iradesine yönelik baskı uygulandığı savunulurken, Tunus Meclis Başkanı ve Nahda Hareketi Lideri Raşid el-Gannuşi’nin 2023 yılından bu yana siyasi gerekçelerle cezaevinde tutulmasının söz konusu politikanın göstergelerinden biri olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gannuşi’nin hayatı boyunca İslami ilke ve değerlerin savunulması ile Tunus halkının özgürlüğü için çalıştığı ifade edilen açıklamada, Tunus’un siyasi dönüşüm sürecinde diyalog, uzlaşı ve halk iradesini öncelediği kaydedildi. Gannuşi’nin tutukluluğunun kabul edilemez olduğu yönündeki Özgür-Der görüşüne de açıklamada yer verildi.</p>

<h3>GANNUSİ’NİN SAĞLIK DURUMUNA DİKKAT ÇEKİLDİ</h3>

<p>Açıklamanın önemli başlıklarından birini Raşid el-Gannuşi’nin sağlık durumu oluşturdu. Nisan 2023’ten bu yana cezaevinde bulunan 85 yaşındaki Gannuşi’nin sağlık durumunun son dönemde ağırlaştığı belirtildi.</p>

<p>Parkinson ve tiroit hastalıkları bulunduğu ifade edilen Gannuşi’nin ilerleyen yaşı ve cezaevindeki koşullar nedeniyle son bir ay içerisinde defalarca hastaneye kaldırıldığı aktarıldı. Gannuşi’den sağlıklı haber alınamamasının ailesinde ve destekçileri arasında endişeye yol açtığı kaydedildi.</p>

<h3>TECRİT VE CEZAEVİ KOŞULLARI ELEŞTİRİLDİ</h3>

<p>Özgür-Der açıklamasında Gannuşi’nin cezaevinde tecrit altında tutulduğu savunuldu. Gannuşi’nin yaşam hakkının tehdit altında olduğu ileri sürülürken cezaevinden gelen sağlık haberleri karşısında yetkililerin sorumluluklarını yerine getirmediği iddia edildi.</p>

<p>Yetkililerin cezaevindeki koşullar ve Gannuşi’nin sağlık durumuna ilişkin gerçekleri kamuoyundan gizlediği öne sürülen açıklamada, uygulanan politikaların insanlık vicdanını yaraladığı ifadelerine yer verildi.</p>

<h3>TÜM SİYASİ MAHKUMLARIN SERBEST BIRAKILMASI İSTENDİ</h3>

<p>Basın açıklamasında, Raşid el-Gannuşi başta olmak üzere Tunus’ta hukuka aykırı şekilde cezaevinde tutulduğu savunulan tüm siyasi mahkumların derhal serbest bırakılması talep edildi.</p>

<p>Gannuşi’nin ilerleyen yaşı ve sağlık sorunlarının dikkate alınması gerektiği belirtilerek ailesinin yanında bulunabileceği ve gerekli tıbbi bakımı alabileceği koşulların acilen oluşturulması çağrısında bulunuldu.</p>

<h3>KAYS SAİD YÖNETİMİNE MUHALEFETE YÖNELİK UYGULAMALARI SONLANDIRMA ÇAĞRISI</h3>

<p>Özgür-Der’in açıklamasında Tunus halkının iradesinin Kays Said yönetimi tarafından gasp edildiği ve hukukun ayaklar altına alındığı savunuldu. Baskı, gözaltı ve keyfi operasyonlar yoluyla İslami hareketin ve diğer muhalif kesimlerin sindirilmeye çalışıldığı öne sürüldü.</p>

<p>Açıklamada Kays Said yönetimine söz konusu uygulamalardan vazgeçme çağrısı yapılırken Tunus’taki siyasi tutukluların serbest bırakılması talebi tekrarlandı.</p>

<h3>“ADALET VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNİN SESİNİ BÜYÜTMEYE KARARLIYIZ”</h3>

<p>Basın açıklamasının son bölümünde, İslami hareketin ve adalet mücadelesi veren isimlerin hak taleplerini dile getirmeyi ve faaliyetlerini sürdürmeyi devam ettirecekleri ifade edildi.</p>

<p>Özgür-Der, Tunus’ta ve dünyanın farklı bölgelerinde adalet ve özgürlük talebiyle mücadele edenlerin sesini duyurmaya devam edeceğini belirtti. Açıklama, “Diktaya Hayır, Gannuşi’ye Özgürlük!” ifadeleriyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/tunus-baskonsoloslugu-onunde-gannusi-icin-ozgurluk-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 04:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/gannusi-eylem-9.jpg" type="image/jpeg" length="85210"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Mekke anlaşması İran'a karşı mı?" sorusuna cevap Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan geldi]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/mekke-anlasmasi-irana-karsi-mi-sorusuna-cevap-cumhurbaskani-erdogandan-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/mekke-anlasmasi-irana-karsi-mi-sorusuna-cevap-cumhurbaskani-erdogandan-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını belirtti. Erdoğan, kolektif caydırıcılık ilkesine dayanan anlaşmanın güvenlik ve savunma iş birliğini, ortak savunma sanayii projelerini ve terörle mücadeleyi güçlendireceğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026’da imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin açıklamada bulundu. NSosyal hesabından paylaşım yapan Erdoğan, üç ülke arasındaki savunma iş birliğini yeni bir çerçeveye taşıyan anlaşmanın herhangi bir ülkeye karşı oluşturulmadığını vurguladı. Erdoğan, bölgede barış, refah ve istikrara katkı sağlamak isteyen dost ülkelerin de ortaya konulan iş birliği anlayışına açık olduğunu ifade etti.</p>

<h3>ERDOĞAN: ANLAŞMA HİÇBİR ÜLKEYİ HEDEF ALMIYOR</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki anlaşmanın hedeflerine ilişkin değerlendirmesinde, düzenlemenin belirli bir ülkeye karşı oluşturulmadığını açıkladı. Erdoğan, anlaşmanın temel yaklaşımının bölgesel güvenlik, barış ve istikrarı desteklemek olduğunu belirterek, aynı amaçları paylaşan dost ülkelerin iş birliğine katılımına yönelik olumlu yaklaşım sergilediklerini bildirdi.</p>

<p>Erdoğan’ın açıklamasında anlaşmanın kolektif caydırıcılık ilkesi üzerine kurulduğuna dikkat çekildi. Üç ülkenin güvenlik alanındaki mevcut ilişkilerinin daha sistematik bir yapıya kavuşturulması ve savunma alanındaki ortak çalışmaların artırılması anlaşmanın temel başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h3>KOLEKTİF CAYDIRICILIK İLKESİ ESAS ALINDI</h3>

<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke’de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması, tarafların güvenliklerini birbirleriyle bağlantılı şekilde ele alan kolektif caydırıcılık yaklaşımına dayanıyor. Anlaşmada, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının tarafların tamamına yönelik saldırı olarak kabul edilmesi öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu düzenlemeyle ülkeler arasındaki mevcut askeri ve güvenlik ilişkilerinin ortak bir savunma çerçevesi altında geliştirilmesi amaçlanıyor. Tarafların olası güvenlik tehditleri karşısında koordinasyon sağlaması ve caydırıcılık kapasitesinin güçlendirilmesi anlaşmanın öne çıkan unsurları arasında bulunuyor.</p>

<h3>SAVUNMA VE GÜVENLİK İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENDİRİLECEK</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşmanın güvenlik ve savunma alanlarında üç ülke arasındaki iş birliğini daha ileri bir seviyeye taşıyacağını belirtti. Savunma alanında koordinasyonun artırılmasının yanı sıra ülkeler arasında mevcut askeri ilişkilerin geliştirilmesi de anlaşmanın kapsadığı başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın savunma alanındaki kapasite ve tecrübelerinin ortak çalışmalar kapsamında değerlendirilmesi öngörülürken, tarafların karşılıklı güvenlik ihtiyaçlarına yönelik iş birliği mekanizmalarının da güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<h3>ORTAK SAVUNMA SANAYİİ PROJELERİ ÖNE ÇIKACAK</h3>

<p>Erdoğan’ın açıklamasında savunma sanayii alanındaki ortak projeler de anlaşmanın önemli unsurlarından biri olarak gösterildi. Üç ülke arasında savunma sanayii iş birliğinin geliştirilmesi ve ortak projelerin artırılması planlanıyor.</p>

<p>Anlaşma kapsamında ülkelerin savunma sanayii alanındaki imkanlarını ortak projelerde değerlendirmesi, üretim ve teknoloji alanlarında iş birliğini ilerletmesi öngörülüyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında mevcut savunma ilişkilerinin söz konusu projelerle daha kapsamlı hale getirilmesi amaçlanıyor.</p>

<h3>TERÖRLE MÜCADELEDE ORTAK ÇALIŞMALAR ARTACAK</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın kapsadığı alanlardan biri de terörle mücadele oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, üç ülke arasındaki iş birliğinin terörle mücadele çalışmalarını güçlendireceğini ifade etti.</p>

<p>Güvenlik tehditlerine karşı koordinasyonun geliştirilmesi, ülkeler arasındaki mevcut iş birliğinin artırılması ve terörle mücadelede ortak hareket imkanlarının güçlendirilmesi anlaşmanın güvenlik boyutunda yer alan başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<h3>MEKKE’DE ÜÇLÜ SAVUNMA ANLAŞMASI İMZALANDI</h3>

<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke’de düzenlenen zirvede imzalanan Ortak Savunma Anlaşması, üç ülkenin savunma ilişkilerini yeni bir hukuki ve siyasi çerçeveye taşıdı. Anlaşmaya göre taraflardan birine yönelik silahlı saldırı, üç ülkenin tamamına yönelik saldırı olarak değerlendirilecek.</p>

<p>Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de anlaşmanın imzalanmasının ardından yaptığı açıklamada üçlü savunma düzenlemesini bölgede barış ve güvenlik açısından önemli bir adım olarak nitelendirdi. Türkiye tarafı ise anlaşmanın kolektif caydırıcılık, ortak savunma kapasitesi ve bölgesel istikrar ilkeleri çerçevesinde uygulanacağını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/mekke-anlasmasi-irana-karsi-mi-sorusuna-cevap-cumhurbaskani-erdogandan-geldi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/mekke-anlasmasi.jpg" type="image/jpeg" length="58916"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["İran ile anlaşma yakın"]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/iran-ile-anlasma-yakin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/iran-ile-anlasma-yakin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran’la yürütülen müzakerelerin iyi ilerlediğini belirterek anlaşmanın yakında sağlanabileceğini söyledi. Hürmüz Boğazı başlığında henüz tam mutabakat olmadığını kaydeden Trump, görüşmelerin sürdüğünü açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis’te düzenlenen Başkanlık Kararnamesi imza töreninin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. İran’la devam eden müzakerelere ilişkin açıklamalarda bulunan Trump, görüşmelerin olumlu ilerlediğini ve tarafların anlaşmaya yakın olduğunu belirtti.</p>

<p>Trump, anlaşmanın imzalanacağı tarihe ilişkin kesin bir takvim paylaşmadı. Müzakereleri yakından takip ettiğini ve görüşmelere doğrudan katıldığını ifade eden ABD Başkanı, “Bence işler çok iyi gidiyor. Müzakerelerde ben de yer alıyorum. Bence gayet iyi gidiyoruz. Anlaşma yakında gerçekleşebilir.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TRUMP ANLAŞMANIN YAKIN OLDUĞUNU SÖYLEDİ</h3>

<p>İran’la yürütülen temasların iyi şekilde devam ettiğini anlatan Trump, kesin ifadeler kullanmaktan kaçınmasına rağmen anlaşmanın yakın zamanda sağlanabileceği mesajını verdi. ABD Başkanı, sürecin devam ettiğini ve görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini dile getirdi.</p>

<p>Trump, İran’ın mevcut koşullara daha fazla dayanamayacağını savunarak savaşın da kısa süre içinde sona erebileceğini ileri sürdü. Savaşın sona ermesinin ardından benzin fiyatlarının düşeceğini belirten Trump, “Savaş biter bitmez benzin fiyatları düşecek ki bence çok yakında bitecek. İran’ın daha fazla dayanabileceğini sanmıyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI KONUSUNDA GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR</h3>

<p>Trump, İran’la yürütülen müzakerelerin Hürmüz Boğazı’na ilişkin bölümünde anlaşmanın tamamlanmaya yakın olduğu yönündeki haberleri de değerlendirdi. Tahran yönetimiyle söz konusu başlıkta henüz tam olarak anlaşmaya vardıklarını söyleyemeyeceğini belirten Trump, görüşmelerin devam ettiğini aktardı.</p>

<p>ABD’nin uyguladığı abluka aracılığıyla Hürmüz Boğazı’nı kontrol ettiğini savunan Trump, bölgede güvenlik risklerinin tamamen ortadan kalkmadığını söyledi. İran’ın boğazdan geçen gemilere ateş açabileceğini veya deniz mayınlarının tankerlere çarpabileceğini ifade eden Trump, bölgedeki gelişmelerin yakından izlendiğini belirtti.</p>

<h3>RUSYA VE UKRAYNA’YA SİLAH MESAJI</h3>

<p>ABD Başkanı Trump, açıklamalarında Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki son duruma da değindi. Joe Biden yönetiminin Ukrayna’ya geçmiş dönemde çok fazla silah ve mühimmat verdiğini savunan Trump, ABD’nin yalnızca Ukrayna’ya değil birçok ülkeye yüksek miktarda askeri malzeme gönderdiğini söyledi.</p>

<p>Trump, ABD’nin ihtiyaç duyması halinde gönderilen silah ve mühimmatların bir bölümünü geri alabileceğini belirtti. İran’la bağlantılı gelişmeler nedeniyle ihtiyaç duyulan mühimmat konusunda herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını savunan Trump, kullanılan stokların günlük olarak tedarik edildiğini ve yerlerine yenilerinin konulduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/iran-ile-anlasma-yakin</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 02:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/06/abd-iran-savasi-maddeleri.jpg" type="image/jpeg" length="40558"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump'tan üstü kapalı mühimmat yetersizliği itirafları]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/trumptan-ustu-kapali-muhimmat-yetersizligi-itiraflari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/trumptan-ustu-kapali-muhimmat-yetersizligi-itiraflari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’ya gönderilen mühimmat üzerinden eski Başkan Joe Biden yönetimini hedef alan açıklamaları, Washington’ın cephane stoklarında yetersizlik yaşadığına yönelik dolaylı bir itiraf olarak değerlendirildi. Trump, ABD’nin “sürekli daha fazla mühimmata ihtiyaç duyduğunu” söylerken, dünya genelindeki stokların gerektiğinde ülkeye getirilebileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin mühimmat ihtiyacına ilişkin açıklamalarında, Ukrayna’ya gönderilen büyük miktardaki askeri yardım nedeniyle eski Başkan Joe Biden yönetimini suçladı. Washington’ın sürekli olarak daha fazla mühimmata ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Trump, Biden döneminde Ukrayna’ya yüz milyarlarca dolar değerinde cephane ve askeri malzemenin herhangi bir karşılık alınmadan gönderildiğini savundu.</p>

<p>Trump, “Sürekli olarak daha fazla mühimmat ihtiyacımız var. Ukrayna’ya muazzam miktarda mühimmat verdik. Biden yönetimi verdi, bedava, ücretsiz. Yüz milyarlarca dolar...” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı’nın sözleri, doğrudan bir mühimmat krizi açıklaması içermese de ülkedeki cephane stoklarının mevcut ihtiyaçları karşılamakta zorlandığı yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.</p>

<h3>BIDEN YÖNETİMİNİ UKRAYNA ÜZERİNDEN SUÇLADI</h3>

<p>Trump’ın açıklamasında öne çıkan ilk unsur, ABD’nin mühimmat ihtiyacını Ukrayna’ya yapılan yardımlarla ilişkilendirmesi oldu. Biden yönetiminin Kiev’e “muazzam miktarda” mühimmat gönderdiğini söyleyen Trump, söz konusu yardımların ücretsiz şekilde yapıldığını ve toplam maliyetin yüz milyarlarca dolara ulaştığını dile getirdi.</p>

<p>Eski yönetimin politikalarını eleştirmek için kullanılan sözler, aynı zamanda ABD’nin elindeki mühimmat miktarının neden tartışma konusu hâline geldiğine dair önemli bir işaret olarak yorumlandı. Trump’ın Ukrayna’ya gönderilen cephaneyi özellikle vurgulaması, mevcut stokların azalmasından Biden dönemindeki askeri yardımları sorumlu tuttuğu değerlendirmelerine yol açtı.</p>

<h3>“SÜREKLİ DAHA FAZLA MÜHİMMATA İHTİYACIMIZ VAR”</h3>

<p>ABD Başkanı’nın “Sürekli olarak daha fazla mühimmat ihtiyacımız var” ifadesi, açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri oldu. Trump, ülkenin mühimmat konusunda herhangi bir sorun yaşamadığını savunmasına rağmen, ihtiyaçların devamlı arttığını açıkça dile getirdi.</p>

<p>Söz konusu ifade, Washington yönetiminin mühimmat üretimi ve stok kapasitesi konusunda baskı altında bulunduğu yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi. Trump doğrudan “stoklarımız tükendi” demedi ancak daha fazla mühimmat gereksinimini vurgulaması, mevcut kapasitenin yeterliliğine ilişkin soru işaretlerini artırdı.</p>

<h3>DÜNYA GENELİNDEKİ STOKLARI İŞARET ETTİ</h3>

<p>Trump, mühimmat konusunda sıkıntı yaşanmadığını savunarak ABD’nin dünya genelinde büyük miktarda cephane stokuna sahip olduğunu söyledi. “Elimizde adeta devasa miktarda mühimmat var. Dünya genelinde cephane stoklarımız var. Eğer bir gün bunlara ihtiyacımız olursa onları alırız” diyen Trump, ihtiyaç hâlinde farklı ülkelerdeki Amerikan stoklarının kullanılabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD dışındaki stokların gerektiğinde toplanabileceğine yönelik açıklama, ülke içindeki mevcut mühimmat kapasitesinin tek başına yeterli olmayabileceği şeklinde yorumlandı. Trump’ın güvence vermek amacıyla kullandığı ifadeler, mühimmat ihtiyacının karşılanması için küresel ölçekteki depolara başvurulabileceğini ortaya koydu.</p>

<h3>AÇIKLAMALAR “DOLAYLI İTİRAF” OLARAK YORUMLANDI</h3>

<p>Uzman değerlendirmelerine göre Trump, mühimmat stoklarının yetersizliğini doğrudan kabul etmek yerine, açıklamalarının bütünü içinde dolaylı biçimde itiraf etti. Biden yönetiminin Ukrayna’ya çok fazla mühimmat gönderdiğinden şikâyet etmesi, ABD’nin mevcut cephane kapasitesinin azaldığına ilişkin üstü kapalı bir kabul olarak değerlendirildi.</p>

<p>Dünya genelindeki stokların ihtiyaç hâlinde ülkeye getirilebileceğini söylemesi de benzer bir işaret olarak öne çıktı. Mühimmat sorunu bulunmadığını savunurken başka ülkelerdeki depoları çözüm olarak göstermesi, Washington’ın elindeki mevcut stokların yeterliliği konusunda çelişkili bir tablo oluşturdu.</p>

<h3>TRUMP’IN SİYASİ SÖYLEM TARZIYLA BENZERLİK TAŞIYOR</h3>

<p>Uzman yorumunda, Trump’ın mühimmat konusundaki açıklamalarının daha önceki siyasi söylemleriyle benzerlik gösterdiği ifade edildi. Trump’ın politik açıklamalarında zaman zaman tartışılan bir durumun tersini güçlü ve tekrarlanan ifadelerle kamuoyuna anlatmayı tercih ettiği, söz konusu iletişim tarzının mühimmat açıklamasında da görüldüğü belirtildi.</p>

<p>Mühimmat stoklarında sorun bulunmadığını özellikle vurgulayan Trump’ın, aynı konuşma içinde daha fazla cephaneye ihtiyaç duyulduğunu söylemesi ve yurt dışındaki stokların getirilebileceğini hatırlatması dikkat çekti. Açıklamalar arasındaki çelişki, ABD’nin mühimmat kapasitesine ilişkin sıkıntıların farkında olmadan kamuoyuna yansıtıldığı yorumlarına neden oldu.</p>

<h3>DOĞRUDAN KABUL YERİNE ÜSTÜ KAPALI MESAJ</h3>

<p>Trump, konuşmasında ABD’nin mühimmatının tükendiğini ya da stokların kritik seviyeye düştüğünü açık biçimde söylemedi. Buna karşılık Biden yönetiminin Ukrayna’ya gönderdiği mühimmat miktarından yakınması, sürekli daha fazla cephaneye ihtiyaç duyulduğunu belirtmesi ve dünya genelindeki stokları işaret etmesi, aynı sorunun farklı ifadelerle kabul edildiği değerlendirmesini güçlendirdi.</p>

<p>Ortaya çıkan tablo, Trump’ın kamuoyuna güçlü bir mühimmat kapasitesi görüntüsü vermeye çalışırken mevcut yetersizliğe ilişkin ipuçlarını da kendi sözleriyle ortaya koyduğunu gösterdi. Uzmanlara göre açıklamalar, doğrudan bir itiraftan ziyade, kullanılan ifadeler ve sunulan çözüm yolları üzerinden yapılan üstü kapalı bir kabul niteliği taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/trumptan-ustu-kapali-muhimmat-yetersizligi-itiraflari</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 23:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/donald-trump-444.jpg" type="image/jpeg" length="62858"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Şeybani'yi Ankara'da ağırladı]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-seybaniyi-ankarada-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-seybaniyi-ankarada-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Ankara’da görüştü. Fidan, İsrail’in Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü hedef alan saldırılarına karşı uluslararası topluma güçlü tepki çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Ankara’da bir araya geldi. Görüşmede Türkiye-Suriye ilişkileri, güvenlik, sınır hattındaki gelişmeler ve bölgesel iş birliği konuları ele alındı.</p>

<p>Görüşmenin ardından iki bakan ortak basın toplantısı düzenledi. Fidan, Suriye’nin giderek daha istikrarlı hale geldiğini belirterek Türkiye ile Suriye’nin istikrarının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.</p>

<h3>TÜRKİYE İLE SURİYE ARASINDAKİ PROJELER İLERLİYOR</h3>

<p>Hakan Fidan, Türkiye ile Suriye arasında çok sayıda projenin devam ettiğini açıkladı. İki ülke arasındaki iş birliğinin güvenlik, ekonomi ve bölgesel istikrar açısından önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Fidan, İsrail’in Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan saldırılarının ülkenin istikrarına yönelik en büyük tehditlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<h3>İSRAİL’E GÜÇLÜ TEPKİ ÇAĞRISI</h3>

<p>Uluslararası toplumun İsrail’e karşı güçlü bir tepki ortaya koyması gerektiğini belirten Fidan, İsrail’in barış çabalarını sabote etmeyi sürdürdüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze’deki barış planının ikinci aşamasına geçilmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, “İşgalci İsraillilerin karşısında, anayurtlarına sahip çıkan cesur Filistinliler ve gerçekleri giderek daha iyi anlayan uluslararası toplum bulunmaktadır” dedi.</p>

<h3>ABD-İRAN MÜZAKERELERİNE DESTEK</h3>

<p>Fidan, ABD ile İran arasında müzakerelere yeniden dönülebileceğine ilişkin açıklamalardan memnuniyet duyduklarını söyledi. ABD ile İran arasında ateşkesin bir an önce sağlanması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gerektiğini ifade eden Fidan, Türkiye’nin sürece yönelik katkılarını sürdüreceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-seybaniyi-ankarada-agirladi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/seybani-fidan-gorusmesi.jpg" type="image/jpeg" length="19341"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şara önce Barzani’yi ardından YPG Elebaşı Ferhat Abdi Şahin’i kabul etti]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/sara-once-barzaniyi-ardindan-ypg-elebasi-ferhat-abdi-sahini-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/sara-once-barzaniyi-ardindan-ypg-elebasi-ferhat-abdi-sahini-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, 3 Ağustos’ta Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani ile bir araya gelmesinin ardından 4 Ağustos’ta terör örgütü YPG elebaşlarından “Mazlum Abdi” kod adlı Ferhat Abdi Şahin’i Şam’da kabul etti. Görüşmede YPG’nin idari ve askeri yapılarının Suriye devlet kurumlarına entegrasyon süreci ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, başkent Şam’da iki gün art arda bölgesel gelişmeler ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki yapıların merkezi yönetime entegrasyonu açısından önem taşıyan görüşmeler gerçekleştirdi. Şara, 3 Ağustos 2026’da Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani’yi kabul ettikten bir gün sonra, 4 Ağustos’ta terör örgütü YPG elebaşlarından “Mazlum Abdi” kod adlı Ferhat Abdi Şahin ile bir araya geldi.</p>

<p>Suriye resmi haber ajansı SANA’nın aktardığına göre Şara ile Şahin arasındaki görüşme başkent Şam’da gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile Deyrizor Valisi Ziyad el Ayiş’in de katıldığı toplantıda, YPG’nin kontrolündeki idari ve askeri yapıların Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunun tamamlanmasına ilişkin süreç görüşüldü.</p>

<h3>ŞARA 3 AĞUSTOS’TA BARZANİ’Yİ AĞIRLADI</h3>

<p>Ahmed Şara, Ferhat Abdi Şahin ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir gün önce Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani ve beraberindeki heyeti Şam’daki Halk Sarayı’nda kabul etti. Görüşmede Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani de hazır bulundu.</p>

<p>Şara ile Barzani arasındaki toplantıda ikili ilişkiler, taraflar arasındaki koordinasyonun artırılması ve özellikle ekonomik alandaki iş birliği imkanları ele alındı. Bölgesel gelişmeler ve ortak öneme sahip konuların da değerlendirildiği görüşmede, güvenlik ve istikrarın desteklenmesi ile bölgesel iş birliğinin genişletilmesi üzerinde duruldu.</p>

<h3>BARZANİ’NİN ŞAM ZİYARETİNDE BÖLGESEL GELİŞMELER ELE ALINDI</h3>

<p>Neçirvan Barzani’nin Şam ziyareti, Suriye ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve farklı alanlardaki iş birliğinin artırılması amacıyla gerçekleştirildi. Barzani’nin ziyaret öncesinde Suriye’nin Irak ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile ilişkileri, ortak iş birliği imkanları ve bölgedeki son gelişmelerin görüşüleceği açıklanmıştı.</p>

<p>Suriye resmi ajansının görüşmeye ilişkin açıklamasında, tarafların daha geniş bölgesel koordinasyonun önemine vurgu yaptığı belirtildi. Şara’nın Barzani’yi kabulünün ardından gözler, Suriye’nin kuzeydoğusundaki YPG yapılanmasının merkezi yönetime entegrasyonuna ilişkin yürütülen sürece çevrildi.</p>

<h3>ŞARA BİR GÜN SONRA FERHAT ABDİ ŞAHİN’İ KABUL ETTİ</h3>

<p>Ahmed Şara, Barzani görüşmesinin ertesi günü terör örgütü YPG elebaşlarından Ferhat Abdi Şahin ile Şam’da bir araya geldi. Görüşmede, örgütün kontrolünde bulunan bölgelerdeki askeri ve idari yapıların Suriye devletine bağlanmasını öngören entegrasyon süreci değerlendirildi.</p>

<p>Toplantıya Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani’nin yanı sıra Deyrizor Valisi Ziyad el Ayiş de katıldı. Görüşmenin ana gündemini YPG’nin devlet kurumlarına entegrasyonunun tamamlanması ve daha önce taraflar arasında varılan mutabakatın uygulanması oluşturdu.</p>

<h3>29 OCAK MUTABAKATI MASAYA YATIRILDI</h3>

<p>Suriye yönetimi ile terör örgütü YPG arasında 29 Ocak 2026’da ateşkes ve kademeli entegrasyonu öngören yeni bir mutabakata varılmıştı. Mutabakat kapsamında örgütün kontrolündeki idari ve askeri yapıların, sınır kapılarının ve petrol sahalarının Suriye hükümetine devredilmesi kararlaştırılmıştı.</p>

<p>Şara ile Şahin arasındaki son görüşmede mutabakat maddelerinin uygulanması ve entegrasyon sürecinin tamamlanması ele alındı. Sınır kapıları, enerji kaynakları, askeri birlikler ve yerel idari kurumların merkezi yönetimin denetimine geçirilmesi, anlaşmanın temel başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<h3>İDARİ VE ASKERİ YAPILARIN DEVRİ ÖNGÖRÜLÜYOR</h3>

<p>Mutabakata göre YPG’nin kontrolü altında bulunan tüm askeri ve idari yapıların Suriye devlet kurumlarına bağlanması öngörülüyor. Örgütün elinde bulunan petrol ve doğal gaz sahaları ile sınır kapılarının da Suriye hükümetine devredilmesi planlanıyor.</p>

<p>Entegrasyon sürecinin ülkedeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi kapsamında yürütüldüğü belirtilirken taraflar arasında sürecin uygulanmasına ilişkin görüşmeler devam ediyor. Şara ile Şahin, daha önce de YPG’nin Suriye devlet yapısına entegrasyonu konusunda bir araya gelmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ŞAM’DA İKİ GÜN ART ARDA GÖRÜŞME</h3>

<p>Şara’nın önce Neçirvan Barzani’yi, ardından Ferhat Abdi Şahin’i kabul etmesi, Şam yönetiminin hem Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile ilişkileri hem de Suriye’nin kuzeydoğusundaki entegrasyon sürecini eş zamanlı olarak gündeminde tuttuğunu gösteren iki ayrı resmi görüşme olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Barzani ile yapılan toplantıda ekonomik iş birliği, ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmeler ele alınırken Şahin ile gerçekleştirilen görüşmede YPG’nin kontrolündeki idari ve askeri yapıların merkezi yönetime devri değerlendirildi. Görüşmelerin içerikleri hakkında Suriye yönetimi tarafından açıklanan bilgiler dışında herhangi bir anlaşma veya yeni takvim duyurulmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/sara-once-barzaniyi-ardindan-ypg-elebasi-ferhat-abdi-sahini-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 00:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/sara-abdi-44.jpg" type="image/jpeg" length="13011"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Katliamdan 3 yıl sonra cenaze töreni]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/katliamdan-3-yil-sonra-cenaze-toreni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/katliamdan-3-yil-sonra-cenaze-toreni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusunun Kasım 2023’te Gazze kentinin Sabra Mahallesi’ne düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden ve yaklaşık üç yıl sonra enkaz altından çıkarılan 112 Filistinli, binlerce kişinin katıldığı cenaze töreninin ardından toprağa verildi. Enkaz altında kaybolan 157 kişinin naaşına ise henüz ulaşılamadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail ordusunun Gazze kentinin güneyindeki Sabra Mahallesi’ne Kasım 2023’te düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden 112 Filistinli için cenaze töreni gerçekleştirildi. Hasayine ve Ebu Şeria ailelerinin yaşadığı yerleşim bölgesinde yaklaşık üç yıl boyunca enkaz altında kalan Filistinlilerin naaşları ve cenaze kalıntıları, yürütülen uzun süreli arama çalışmalarının ardından çıkarıldı.</p>

<p>Sabra Mahallesi’nde yıkılmış binaların arasında oluşturulan alana yan yana dizilen naaşlar Filistin bayraklarına sarıldı ve üzerleri çiçeklerle süslendi. Aralarında siyasi isimlerin de bulunduğu binlerce Filistinlinin katıldığı törende cenaze namazı kılındı. Namazın ardından naaşları omuzlarında taşıyan Filistinliler, defin işlemlerinin gerçekleştirileceği mezarlığa doğru yürüyüşe geçti.</p>

<h3>SABRA MAHALLESİ’NDEKİ YERLEŞİM BÖLGESİ HEDEF ALINDI</h3>

<p>İsrail ordusu, 24 Kasım 2023’te başlayan ateşkesten bir gün önce Gazze kentinin güneyindeki Sabra Mahallesi’ne saldırı düzenledi. Saldırıda Hasayine ve Ebu Şeria ailelerine ait evlerin bulunduğu yerleşim bölgesi hedef alındı ve çok sayıda bina yıkıldı.</p>

<p>Bombardımanın ardından çok sayıda Filistinli enkaz altında kaldı. Bölgedeki ağır yıkım ve devam eden saldırılar nedeniyle enkaz altındaki kişilere uzun süre ulaşılamadı. Yaklaşık üç yıl boyunca enkaz altında kalan 112 Filistinlinin naaşı ve cenaze kalıntıları, cenaze töreninden birkaç gün önce bölgeden çıkarıldı.</p>

<h3>NAAŞLAR FİLİSTİN BAYRAKLARINA SARILDI</h3>

<p>Enkazdan çıkarılan 112 Filistinlinin naaşı, Sabra Mahallesi’ndeki yıkılmış binaların arasında bulunan geniş bir alana yan yana yerleştirildi. Filistin bayraklarına sarılan naaşların üzeri çiçeklerle süslenirken hayatını kaybedenlerin yakınları da alanda hazır bulundu.</p>

<p>Cenaze törenine Sabra Mahallesi ve çevresinden binlerce Filistinli katıldı. Siyasi temsilcilerin de yer aldığı törende toplu cenaze namazı kılındıktan sonra naaşlar ve cenaze kalıntıları katılımcılar tarafından taşınarak defin alanına götürüldü.</p>

<h3>EHLİ BAPTİST MEZARLIĞI’NDA TOPRAĞA VERİLDİLER</h3>

<p>Filistinlilerin naaşları ve cenaze kalıntıları, Gazze kentinin güneyindeki Zeytun Mahallesi’nde bulunan Ehli Baptist Mezarlığı’nda toprağa verildi. Cenaze yürüyüşüne katılan Filistinliler, güzergâh boyunca Filistin bayrakları taşıdı.</p>

<p>Yürüyüş sırasında İsrail’in Gazze Şeridi’nde gerçekleştirdiği soykırımın ve savaş suçlarının sona erdirilmesini talep eden pankartlar açıldı. Katılımcılar, 10 Ekim 2025’ten bu yana yürürlükte olduğu belirtilen ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze’deki soykırımın devam ettiğini ifade etti.</p>

<h3>“ÜÇ YILA YAKIN SÜRENİN ARDINDAN VEDALAŞTIK”</h3>

<p>Saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarından Teysir Hasayine, cenaze töreninde yaptığı açıklamada yakınlarını kaybetmenin hüznü ile yaklaşık üç yıl sonra onlara veda edebilmenin verdiği teselliyi aynı anda yaşadıklarını söyledi. Hasayine, “Yakınlarımızı kaybetmenin hüznü ile üç yıla yakın bir süreden sonra onlarla layıkıyla vedalaşmanın verdiği teselli duygularını bir arada yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hasayine, 2023 yılının sonlarında gerçekleştirilen saldırının ardından oluşan yaraların cenazelerin çıkarılmasıyla yeniden açıldığını belirtti. Hayatını kaybedenlerin büyük bölümünün çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engellilerden oluştuğunu aktaran Hasayine, kurbanların saldırı sırasında evlerinde bulunduğunu dile getirdi.</p>

<h3>“EVLERİ TOPLU MEZARA DÖNÜŞTÜ”</h3>

<p>Teysir Hasayine, saldırıda yaşamını yitiren sivillerin kendilerini koruyacağını düşündükleri evlerinde öldürüldüğünü söyledi. Hasayine, “Kurbanların çoğu çocuk, kadın, yaşlı ve engelliydi ve evlerinde otururlarken öldürüldüler. Kendilerini koruyacağını düşündükleri evleri toplu mezara dönüştü.” dedi.</p>

<p>Uluslararası topluma çağrıda bulunan Hasayine, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının durdurulmasını istedi. Hasayine ayrıca kendi topraklarında güvenli ve onurlu bir yaşam sürmek isteyen Gazze’deki sivillerin maruz kaldığı ihlallere son verilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>CENAZE TÖRENİNE BİNLERCE KİŞİ KATILDI</h3>

<p>Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Üyesi Mahir Mezher, cenaze törenine gösterilen yoğun katılımın uluslararası topluma birden fazla mesaj taşıdığını söyledi. Mezher, törene katılan binlerce kişinin İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki saldırılarının geride bıraktığı trajedinin boyutunu ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>Mezher, “Cenazeye katılım, İsrail’in Gazze Şeridi’nde yürüttüğü saldırıların geride bıraktığı trajedinin boyutunu somutlaştırıyor.” ifadelerini kullandı. Defnedilen kişilerin çoğunluğunu çocukların, kadınların ve yaşlıların oluşturduğuna dikkati çeken Mezher, uluslararası toplumun Filistinlilere yönelik tutumunu eleştirdi.</p>

<h3>MEZHER ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRIDA BULUNDU</h3>

<p>Mahir Mezher, saldırıda hayatını kaybedenlerin büyük bölümünün sivillerden oluştuğunu belirterek, “Bu katliam, bizim adaletsiz bir dünyayla karşı karşıya olduğumuzu ortaya koyuyor. Bu dünya Filistin kimliğinin ve egemenliğinin değil de her türlü katliam ve soykırımı işleyen adaletsiz ve suçlu tarafın yanında yer alıyor.” diye konuştu.</p>

<p>Uluslararası toplumun Filistinlilere koruma sağlama ve İsrail’in işlediği suçlar nedeniyle hesap vermesini sağlama konularında yetersiz kaldığını savunan Mezher, kayıpların sayısı ne kadar artarsa artsın Filistinlilerin haklarına bağlı kalmayı sürdüreceğini söyledi. Mezher, saldırıların durdurulması, İsrail’in ırkçı politikalarından ve savaş suçlarından sorumlu tutulması ve Filistin halkına destek verilmesi için Arap dünyası, İslam âlemi ve uluslararası topluma kapsamlı biçimde harekete geçme çağrısı yaptı.</p>

<h3>136 SAATLİK ARAMA ÇALIŞMASI YÜRÜTÜLDÜ</h3>

<p>Gazze’deki Sivil Savunma Müdürlüğü, 1 Ağustos’ta yaptığı açıklamada ekiplerin yaklaşık iki hafta süren arama çalışmaları sonucunda 112 Filistinlinin naaşına ve cenaze kalıntılarına ulaştığını bildirdi. Arama çalışmalarının toplam 136 saat sürdüğü ve ağır koşullar altında yürütüldüğü kaydedildi.</p>

<p>Enkazdan çıkarılanlar arasında 40 çocuğun, 38 kadının ve 7 engellinin bulunduğu açıklandı. Geri kalan naaşların kimliklerine veya yaş gruplarına ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.</p>

<h3>ENKAZ ALTINDAKİ 157 KİŞİYE ULAŞILAMADI</h3>

<p>Arama ekibinin sorumlusu Muhammed Ebu Dan, bölgede enkaz altında kaybolan 157 kişinin naaşına ulaşılamadığını açıkladı. Kayıp kişilerin akıbetine ilişkin herhangi bir ize de rastlanmadığını belirten Ebu Dan, arama çalışmalarının karşılaştığı zorlu koşullara dikkati çekti.</p>

<p>İsrail’in Kasım 2023’te Sabra Mahallesi’nde Hasayine ve Ebu Şeria ailelerinin yaşadığı yerleşim bölgesine düzenlediği saldırıda yaşamını yitiren 112 Filistinli, enkazdan çıkarılmalarının ardından düzenlenen toplu törenle son yolculuklarına uğurlandı. Yaklaşık üç yıl sonra gerçekleştirilen defin işlemlerinin ardından enkaz altında olduğu bildirilen diğer kayıplara yönelik belirsizlik devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/katliamdan-3-yil-sonra-cenaze-toreni</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 22:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/gazze-katliam-1.jpg" type="image/jpeg" length="44308"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamaney’in askeri danışmanı Trump'a 5 şart sıraladı]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/hamaneyin-askeri-danismani-trumpa-5-sart-siraladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/hamaneyin-askeri-danismani-trumpa-5-sart-siraladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in askeri danışmanı, ABD ile müzakerelerin başlayabilmesi için Washington yönetiminin tutumunu değiştirmesi gerektiğini söyledi. Danışman; mutabakat zaptının uygulanması, savaş istenmediğinin açıkça ilan edilmesi, İran’a ait paraların iade edilmesi ve Hürmüz Boğazı’na müdahalenin durdurulması yönünde çağrıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in askeri danışmanı, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile müzakere açıklamalarına yanıt verdi. Tahran yönetiminin görüşmelere başlayabilmesi için ABD tarafından atılması gereken adımları sıralayan danışman, İran liderinin öncelikle Washington’ın davranışlarında değişiklik görmek istediğini belirtti.</p>

<p>İşte İran'ın ABD'den beklediği 5 şart: </p>

<ul>
 <li><strong><em>ABD’nin İran’a yönelik tutum ve davranışlarını değiştirmesi</em></strong></li>
 <li><strong><em>Mutabakat zaptının uygulanması</em></strong></li>
 <li><strong><em>ABD’nin savaş istemediğini açıkça ilan etmesi</em></strong></li>
 <li><strong><em>İran’a ait paraların iade edilmesi</em></strong></li>
 <li><strong><em>Hürmüz Boğazı’na müdahalenin durdurulması</em></strong></li>
</ul>

<p>Açıklamada, müzakere sürecinin yalnızca sözlü çağrılarla başlayamayacağı ve ABD yönetiminin sahadaki uygulamalarında somut değişikliklere gitmesi gerektiği ifade edildi. İran tarafının talepleri arasında daha önce hazırlanan mutabakat zaptının uygulanması, Washington’ın savaş istemediğini açık biçimde duyurması, İran’a ait mali kaynakların iade edilmesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki Amerikan müdahalesinin sona erdirilmesi yer aldı.</p>

<h3>MÜZAKERELER İÇİN DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİĞİ ŞARTI</h3>

<p>Hamaney’in askeri danışmanı, ABD ile görüşmelerin başlayabilmesi için ilk şartın Amerikan yönetiminin davranış biçimini değiştirmesi olduğunu söyledi. Açıklamada, İran liderinin Washington’dan yalnızca diplomatik mesajlar değil, mevcut politikalarda gözle görülür bir değişiklik beklediği aktarıldı.</p>

<p>Danışman, “Müzakerelerin başlaması için dini lider, Amerikalıların davranışlarında bir değişiklik görmek istiyor” ifadelerini kullandı. İran’ın yaklaşımına göre görüşmelerin başlaması, ABD’nin askeri ve ekonomik baskıya dayalı uygulamalarını gözden geçirmesine bağlı bulunuyor.</p>

<h3>MUTABAKAT ZAPTININ UYGULANMASI İSTENDİ</h3>

<p>Açıklamada sıralanan ikinci talep, İran ile ABD arasında daha önce hazırlanan mutabakat zaptının uygulanması oldu. Söz konusu metin, çatışmaların durdurulması, Hürmüz Boğazı’nın deniz trafiğine açılması ve iki ülke arasında daha kapsamlı müzakerelerin başlatılması için bir çerçeve oluşturmuştu.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamada, ABD’nin güvenli geçiş ve Hürmüz Boğazı’yla ilgili maddelere yönelik tutumu nedeniyle mutabakatın yapısını ihlal ettiğini savunmuştu. Tahran yönetimi, Amerikan saldırılarının da anlaşmanın hükümleriyle bağdaşmadığını ileri sürmüştü.</p>

<h3>“SAVAŞ İSTEMEDİĞİNİZİ AÇIKÇA SÖYLEYİN”</h3>

<p>Askeri danışman, Washington yönetiminin İran’a karşı savaş istemediğini açık ve doğrudan biçimde ilan etmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, ABD’nin müzakere çağrılarıyla askeri tehditlerinin aynı anda devam etmesinin İran açısından güven sorunu oluşturduğu mesajı verildi.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile görüşmelerin başlayacağını ve planlanan bazı saldırıları durdurduğunu açıklamıştı. İran Dışişleri Bakanlığı ise ABD ile yürütülen veya başlatılması planlanan doğrudan bir müzakere bulunmadığını bildirmiş, mevcut temasların Hürmüz Boğazı konusunda Umman ile sürdürüldüğünü belirtmişti.</p>

<h3>İRAN’A AİT PARALARIN İADESİ TALEBİ</h3>

<p>Hamaney’in askeri danışmanı tarafından açıklanan şartlardan biri de İran’a ait mali kaynakların geri verilmesi oldu. Danışman, ABD yönetimine “İran’ın parasını geri verin” çağrısında bulundu.</p>

<p>İran yönetimi, yaptırımlar ve uluslararası bankacılık sistemindeki kısıtlamalar nedeniyle erişemediği kaynakların serbest bırakılmasını uzun süredir müzakere başlıklarından biri olarak gündemde tutuyor. Daha önce gündeme gelen mutabakat çerçevesinde de İran’a, anlaşma hükümlerine uyumuna bağlı olarak ekonomik kolaylık ve yaptırım indirimi sağlanması öngörülmüştü.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI’NDAKİ MÜDAHALEYE SON VERİLMESİ İSTENDİ</h3>

<p>Açıklamanın son maddesinde ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki müdahalesini durdurması talep edildi. İran tarafı, stratejik su yolundaki güvenlik ve geçiş düzenlemelerinin bölge ülkeleri tarafından yönetilmesi gerektiğini savunuyor.</p>

<p>İranlı yetkililer daha önce de Amerikan güçlerinin Hürmüz Boğazı’ndaki faaliyetlerine karşı çıkmıştı. İran liderinin kıdemli danışmanlarından biri, hiçbir ülkenin ABD’nin boğaza müdahalesini kabul etmediğini söylemişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hürmüz Boğazı’na ilişkin anlaşmazlık, Washington ile Tahran arasındaki görüşmelerin temel başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Haziran ayında hazırlanan mutabakat zaptında boğazın yeniden açılması ve ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasını kaldırması öngörülürken, daha sonraki karşılıklı suçlamalar anlaşmanın uygulanmasını sekteye uğratmıştı.</p>

<h3>TRUMP’IN MÜZAKERE AÇIKLAMALARINA TAHRAN’DAN YANIT</h3>

<p>Trump, İran ile görüşmeler yürütüldüğünü ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının ele alınacağını açıklamıştı. İran yönetimi ise doğrudan görüşme iddialarını reddederek, müzakerelerin başlayabilmesi için Washington’ın askeri, ekonomik ve bölgesel politikalarında değişiklik yapması gerektiğini bildirdi.</p>

<p>Hamaney’in askeri danışmanının açıkladığı şartlar; ABD’nin davranışını değiştirmesi, mutabakat zaptını uygulaması, savaş istemediğini ilan etmesi, İran’a ait paraları geri vermesi ve Hürmüz Boğazı’na müdahaleyi durdurması şeklinde sıralandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/hamaneyin-askeri-danismani-trumpa-5-sart-siraladi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/iran-askeri-danismani-44.jpg" type="image/jpeg" length="87853"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Abdullah Gül'den Raşid Gannuşi için çağrı]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/abdullah-gulden-rasid-gannusi-icin-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/abdullah-gulden-rasid-gannusi-icin-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Tunus’ta tutuklu bulunan 85 yaşındaki Raşid Gannuşi’nin sağlık durumuna ilişkin mesajını İngilizce yayımladı. Gül, Gannuşi’nin en azından ev hapsine geçirilmesinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’e çağrıda bulundu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Tunus’ta cezaevinde tutulan Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi’nin son kez hastaneye kaldırılması ve sağlık durumunun ağırlaşmasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Gül’ün mesajını İngilizce olarak yayımlaması dikkati çekerken açıklamada, 85 yaşındaki Gannuşi’nin tutukluluk sürecinde sağlık durumunun kritik biçimde kötüleşmeye devam ettiği belirtildi.</p>

<p>Gül, Gannuşi’nin mevcut şartlar altında hayatını kaybetmesinin hiç kimseye fayda sağlamayacağını ifade etti. Tunus makamlarının Gannuşi’yi en azından ev hapsine geçirme seçeneğini değerlendirebileceğini kaydeden Gül, kararın alınması konusunda Cumhurbaşkanı Kays Said’in öncülük etmesini umduğunu bildirdi.</p>

<h3>MESAJINI İNGİLİZCE OLARAK YAYIMLADI</h3>

<p>Abdullah Gül, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamanın tamamını İngilizce olarak paylaştı. Gül, mesajında Raşid Gannuşi’nin son kez hastaneye kaldırılmasından derin üzüntü duyduğunu ve cezaevindeki tutukluluğu sırasında sağlık durumunun kritik şekilde kötüleştiğini belirtti.</p>

<p>Gül’ün İngilizce mesajında, “85 yaşındaki Raşid Gannuşi’nin son kez hastaneye kaldırılmasından derin üzüntü duydum. Cezaevindeki tutukluluğu sırasında sağlık durumu kritik biçimde kötüleşmeye devam etti” ifadeleri yer aldı.</p>

<h3>“HİÇ KİMSEYE FAYDA SAĞLAMAZ”</h3>

<p>Abdullah Gül, Gannuşi’nin mevcut koşullar altında hayatını kaybetmesine izin verilmesinin hiçbir tarafa yarar sağlamayacağını vurguladı. Tunus yönetiminin Gannuşi’nin tutukluluk şartlarında değişikliğe gitmesini gündeme getiren Gül, en azından ev hapsi seçeneğinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Gül, açıklamasında, “Gannuşi’nin böylesi koşullar altında hayatını kaybetmesine izin verilmesi hiç kimseye fayda sağlamaz. Yetkililerin onu en azından ev hapsine geçirmeyi değerlendireceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>KAYS SAİD’E ÇAĞRIDA BULUNDU</h3>

<p>Abdullah Gül, Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in Gannuşi’nin ev hapsine alınmasına yönelik kararın önünü açmasını umduğunu belirtti. Söz konusu adımın dünya genelinde ve İslam dünyasında olumlu karşılanacağını kaydeden Gül, kararın Tunus’un yararına olacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gül, İngilizce yayımladığı mesajının son bölümünde, “Cumhurbaşkanı Said’in bu kararın alınmasına öncülük etmesini umuyorum. Böyle bir adım dünya genelinde ve İslam dünyasında olumlu karşılanacaktır. Tunus’a fayda sağlayacaktır” değerlendirmesine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/abdullah-gulden-rasid-gannusi-icin-cagri</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 22:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/abdullah-gul-gannusi.jpg" type="image/jpeg" length="77475"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Selman arasında Gazze görüşmesi]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ile-selman-arasinda-gazze-gorusmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ile-selman-arasinda-gazze-gorusmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinde Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeler, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar ve Gazze Barış Planı süreci ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmeye ilişkin açıklama Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İletişim Başkanlığı’nın açıklamasına göre iki lider, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ikili ilişkileri değerlendirdi. Görüşmede ayrıca bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<h3>SUUDİ ARABİSTAN’A YÖNELİK SALDIRILAR ELE ALINDI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, telefon görüşmesinde Türkiye’nin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılardan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Erdoğan, bölgede kalıcı barışın sağlanması, huzur ve istikrarın tesis edilmesi amacıyla Türkiye’nin çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.</p>

<h3>GAZZE’DEKİ GELİŞMELER DEĞERLENDİRİLDİ</h3>

<p>Erdoğan ile Muhammed Bin Selman arasındaki görüşmenin gündem başlıklarından biri de Gazze’de yaşanan gelişmeler oldu. İki lider, Gazze Barış Planı kapsamında devam eden süreci değerlendirdi.</p>

<h3>ERDOĞAN’DAN İSRAİL’E YOL HARİTASI VURGUSU</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Gazze Barış Planı’nın ikinci aşamasına ilişkin yol haritasına harfiyen uyması gerektiğini belirtti. Yol haritasına uyulmasının planın başarıya ulaşması açısından zorunlu olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin Gazze Barış Planı sürecini yakından takip ettiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ile-selman-arasinda-gazze-gorusmesi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/bin-selman-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="84537"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump’tan İran yönetimine “iki yüzlülük” suçlaması: Nükleer silaha sahip olamayacaklar]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/trumptan-iran-yonetimine-iki-yuzluluk-suclamasi-nukleer-silaha-sahip-olamayacaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/trumptan-iran-yonetimine-iki-yuzluluk-suclamasi-nukleer-silaha-sahip-olamayacaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Washington ile müzakere yürütülmediğini açıklayan İran yönetimini “inanılmaz derecede iki yüzlü” olmakla suçladı. Tahran’ın görüşme talep ettiğini savunan Trump, İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilmeyeceğini ve Hürmüz Boğazı’nın ABD güçlerinin kontrolünde bulunduğunu öne sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yeni görüşmelerin başlayacağını açıklamasının ardından Tahran yönetiminden gelen yalanlamaya tepki gösterdi. İranlı yetkililerin bir yandan görüşme talebinde bulunduğunu, diğer yandan kamuoyu önünde herhangi bir müzakerenin yapılmadığını söylediğini ileri süren Trump, İran yönetimini “inanılmaz derecede iki yüzlü” olmakla suçladı.</p>

<p>ABD ile İran arasındaki gerilim, daha önce sağlanan anlaşmanın bozulmasının ardından yeniden yükseldi. Taraflar arasındaki çatışmaların tekrar başlamasıyla Hürmüz Boğazı’ndaki geçişler yeniden aksarken Trump, İran’a yönelik askeri tehditlerinin ardından iki ülke arasında görüşmeler yapılacağını duyurdu. İran yönetimi ise Washington ile doğrudan bir müzakere yürütülmediğini açıkladı. Uluslararası haber ajanslarına göre Tahran, yürütülen temasların ABD ile değil, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımını ele almak üzere Umman ile gerçekleştirildiğini bildirdi.</p>

<h3>TAHRAN ABD İLE MÜZAKERE YÜRÜTÜLDÜĞÜNÜ YALANLADI</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı, Trump’ın yeni görüşmelerin başlayacağı yönündeki açıklamasının ardından Washington ile herhangi bir müzakere yürütülmediğini bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile planlanmış bir görüşme bulunmadığını ve İranlı müzakerecilerin ülke dışında olmadığını söyledi.</p>

<p>Tahran yönetimi, devam eden temasların Umman ile sınırlı olduğunu ve görüşmelerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş sağlanmasına odaklandığını belirtti. İran’ın açıklaması, Trump’ın iki ülke arasında görüşmelerin kısa süre içinde başlayacağı yönündeki sözleriyle çelişti.</p>

<h3>TRUMP’TAN “İNANILMAZ DERECEDE İKİ YÜZLÜ” SUÇLAMASI</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanlığının açıklamasının ardından değerlendirmede bulunan Trump, “İran yönetimi inanılmaz derecede iki yüzlü” ifadelerini kullandı. İranlı yetkililerin ABD’den görüşme talep ettiğini öne süren Trump, Tahran’ın kamuoyu önünde ise herhangi bir temas kurulmadığını savunduğunu söyledi.</p>

<p>Trump, “Görüşme talep ediyorlar ancak açıkça ve gururla hiçbir görüşme olmadığını, hiçbir şeyin konuşulmadığını söylüyorlar” dedi. ABD Başkanı, İran tarafının müzakereler konusunda gerçeği yansıtmayan açıklamalar yaptığını ileri sürdü. Trump’ın sözlerine karşı İran yönetimi, ABD ile doğrudan görüşme yapılmadığı yönündeki tutumunu sürdürdü.</p>

<h3>“İRAN NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLAMAYACAK”</h3>

<p>Trump, açıklamasında İran’ın nükleer programına ilişkin Washington yönetiminin tutumunu da yineledi. İran’ın kabul edip etmemesinin sonucu değiştirmeyeceğini belirten Trump, “İran, kabul etmek istese de istemese de nükleer silaha sahip olamayacak” ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD yönetimi, İran ile yürütülecek olası temasların temel başlıklarından birinin Tahran’ın nükleer faaliyetleri olacağını belirtiyor. Trump yönetimi daha önce de İran’ın nükleer silah geliştirmesine izin verilmeyeceğini ve anlaşma sağlanmaması durumunda askeri baskının devam edeceğini açıklamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI ÜZERİNDEN KONTROL TARTIŞMASI</h3>

<p>Trump, İran ile yaşanan görüşme tartışmasının yanı sıra Hürmüz Boğazı’ndaki askeri kontrol konusunda da açıklamalarda bulundu. İran’ın boğazın kendi kontrolünde olduğunu söylediğini aktaran Trump, söz konusu iddiayı reddetti.</p>

<p>ABD Başkanı, “İran, Hürmüz’ün kendileri tarafından kontrol edildiğini söylüyor. Oysa Boğaz, ABD’nin çelik duvarı tarafından kontrol ediliyor” dedi. Trump yönetimi daha önce yaptığı açıklamalarda da ABD donanmasının Hürmüz Boğazı’nda kontrol sağladığını ve İran’ın bölgedeki askeri kapasitesinin hedef alındığını savunmuştu.</p>

<h3>ANLAŞMANIN BOZULMASIYLA GERİLİM YENİDEN YÜKSELDİ</h3>

<p>ABD ile İran arasında daha önce sağlanan ateşkes ve deniz ulaşımı mutabakatının bozulmasının ardından Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi geçişleri yeniden ciddi şekilde azaldı. İran ile ABD, anlaşmanın şartları ve boğazdaki kontrol yetkisi konusunda birbirinden farklı açıklamalar yaptı.</p>

<p>Washington, İran’dan Hürmüz Boğazı’nı ticari gemilere açık tutmasını isterken Tahran yönetimi, boğazdaki geçişlerin kendi denetiminde olduğunu savundu. İran’ın Umman ile yürüttüğü temasların güvenli deniz koridoru oluşturulmasına odaklandığı açıklanırken ABD ile doğrudan görüşme yapılıp yapılmadığına ilişkin karşılıklı açıklamalar devam etti</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/trumptan-iran-yonetimine-iki-yuzluluk-suclamasi-nukleer-silaha-sahip-olamayacaklar</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 19:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/trump-iran-liderleri.jpg" type="image/jpeg" length="97037"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[70 bin göçmen Fas'a geri döndü, can kaybı 88'e çıktı]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/70-bin-gocmen-fasa-geri-dondu-can-kaybi-88e-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/70-bin-gocmen-fasa-geri-dondu-can-kaybi-88e-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fas’tan yüzerek İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Sebte’ye geçmeye çalışan düzensiz göçmenlerden hayatını kaybedenlerin sayısı 88’e çıktı. Yaklaşık 73 bin 500 kişinin 30 Temmuz’dan itibaren Sebte’den Fas’a döndüğü tahmin edilirken sınır çevresindeki güvenlik kontrolleri sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fas’ın kuzey kıyılarından İspanya’ya bağlı Sebte kentine yönelik kitlesel düzensiz göç girişimlerinin ardından bölgedeki can kaybı yükseldi. Sebte yetkililerinin açıkladığı verilere göre, denizden veya sınır hattından İspanyol toprağına ulaşmaya çalışırken hayatını kaybeden düzensiz göçmenlerin sayısı 88’e çıktı. EFE haber ajansının emniyet kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre, Sebte’ye geçen göçmenlerin Fas’a dönüşleri de devam ediyor.</p>

<p>İspanyol ve Faslı makamların açıkladığı rakamlar arasında farklılıklar bulunuyor. Reuters, son kitlesel geçiş dalgasıyla bağlantılı can kaybını 2 Ağustos itibarıyla en az 72 olarak aktarırken Sebte morguna getirilen toplam cenaze sayısının, önceki küçük çaplı geçiş girişimlerinde yaşamını yitirenler de dahil olmak üzere 88’e ulaştığını bildirdi.</p>

<h3>73 BİN 500 GÖÇMENİN FAS’A DÖNDÜĞÜ TAHMİN EDİLİYOR</h3>

<p>Emniyet kaynaklarının verdiği bilgiye göre, 30 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 73 bin 500 düzensiz göçmenin Sebte’den Fas’a döndüğü tahmin ediliyor. Geri dönüş rakamının, kitlesel geçişten önce Sebte’ye giren bazı kişileri ve sınırı birden fazla kez geçmiş olabilecek göçmenleri de kapsayabileceği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Gocmen" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/gocmen.jpg" width="1280" /></p>

<p>Sebte’ye ulaşanların büyük bölümünün hafta sonuna kadar Fas’a döndüğü, bazı göçmenlerin ise kentte veya çevredeki kırsal alanlarda kalmaya devam ettiği aktarıldı. İspanyol güvenlik güçleri, kente giren kişilerin geri döndüğünden emin olmak amacıyla sokaklarda ve sınır çevresinde kontroller gerçekleştirdi. Associated Press, yaklaşık 50 bin ila 60 bin kişinin katıldığı kitlesel hareketliliğin ardından Sebte’de az sayıda göçmenin kalmaya devam ettiğini bildirdi.</p>

<h3>GÖÇMENLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ YÜZEREK GEÇMEYE ÇALIŞTI</h3>

<p>Düzensiz göçmenlerin önemli bir bölümü Fas’ın Fenidek kenti kıyılarından denize girerek Sebte’ye ulaşmaya çalıştı. Bazı gruplar Tarajal çevresindeki sınır hattını ve dalgakıranları kullanırken çok sayıda kişi açık denizde yüzerek İspanyol tarafına geçmek istedi.</p>

<p>Geçişler sırasında bazı göçmenler boğularak, bazıları ise sınır hattında oluşan yoğunluk ve izdiham nedeniyle hayatını kaybetti. İspanyol makamları, olayların başlamasından sonra binden fazla kişiye sağlık hizmeti verildiğini açıkladı. Kıyı şeridinde yürütülen arama çalışmalarında yeni cenazelerin bulunmasıyla açıklanan can kaybı kademeli olarak yükseldi.</p>

<h3>10 KİŞİLİK GRUBUN GEÇİŞİ ENGELLENDİ</h3>

<p>Tarajal Sınır Kapısı çevresindeki hareketliliğin önceki günlere göre azaldığı bildirildi. Sabah saatlerinde 10 kişilik bir grubun yüzerek sınırı geçmeye çalıştığı ancak İspanyol askerleri tarafından durdurulduğu aktarıldı.</p>

<p>İspanyol makamları, denizden yapılabilecek yeni geçişleri engellemek amacıyla kıyı şeridindeki asker ve polis sayısını artırdı. Sebte’nin düzenli güvenlik güçlerine destek vermek üzere İspanya ana karasından 200 özel polis ile 60 askerin bölgeye gönderildiği açıklandı.</p>

<h3>SINIR HATTINA YÜZER BARİYER YERLEŞTİRİLDİ</h3>

<p>İspanya, Sebte’ye yönelik yeni toplu geçiş girişimlerini engellemek amacıyla Tarajal sınırındaki dalgakıran çevresinde ek güvenlik önlemleri aldı. Denizden geçişleri sınırlandırmak için yaklaşık 500 metre uzunluğunda yüzer bariyer kurulmasına başlandı.</p>

<p>Kara ve deniz sınırındaki devriyeler artırılırken güvenlik güçlerinin sahil hattında düzenli kontrol yaptığı bildirildi. İspanya hükümeti, düzensiz göç girişimlerindeki artışın ardından silahlı kuvvetlerin Sebte’ye konuşlandırılmasına karar verdi.</p>

<h3>BENİ ENSAR SINIR KAPISI YENİDEN AÇILDI</h3>

<p>İspanya’nın 31 Temmuz’da kapattığı Fas ile sınırındaki Beni Ensar Kapısı yeniden açıldı. Melilla ile Fas arasındaki ana geçiş noktalarından biri olan kapının kapatılması, Sebte’deki kitlesel hareketlilik sırasında alınan sınır güvenliği önlemlerinin bir parçasını oluşturdu.</p>

<p>Kapının yeniden açılmasının ardından bölgede kontrollü geçişlere izin verildi. Sebte’deki Tarajal Sınır Kapısı’nda ise yoğun hareketlilik görülmediği, İspanyol ve Faslı güvenlik birimlerinin sınırın iki tarafındaki önlemleri sürdürdüğü belirtildi.</p>

<h3>AB ÜYESİ 22 ÜLKEDEN ORTAK ÇAĞRI</h3>

<p>Sebte’de yaşanan kitlesel geçişlerin ardından Avrupa Birliği üyesi 22 ülke ortak bir mektup yayımladı. Mektupta Avrupa Birliği’nin dış sınırlarının korunması için koordineli hareket edilmesi ve ek güvenlik önlemlerinin hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı.</p>

<p>Ülkeler, sınır yönetimi, düzensiz göçmenlerin geri gönderilmesi ve kitlesel geçişlere karşı ortak müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesini istedi. Sebte’deki gelişmeler, Avrupa Birliği’nin dış sınırlarının korunması ve üye ülkeler arasındaki dayanışma konusunda yeni tartışmaların başlamasına yol açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İTALYA SCHENGEN UYGULAMASINI BİR AYLIĞINA ASKIYA ALDI</h3>

<p>İtalya, Sebte’deki kitlesel geçişlerin ardından İspanya ile arasındaki pasaportsuz Schengen seyahat uygulamasını bir ay süreyle askıya aldığını açıkladı. Karar kapsamında özellikle Avrupa Birliği üyesi olmayan ülke vatandaşlarına yönelik hava ve deniz yolu kontrollerinin artırılması kararlaştırıldı.</p>

<p>İtalyan yönetimi uygulamayı ulusal güvenlik gerekçesiyle savunurken İspanyol yetkililer kararın siyasi nitelik taşıdığını belirtti. İspanya Dışişleri Bakanlığı ise Schengen Bölgesi’nin bütünlüğünün güvence altında olduğunu ve Sebte’ye düzensiz yollarla giren kişilerin İspanya ana karasına geçemediğini açıkladı.</p>

<h3>İSPANYA YARIM MİLYONDAN FAZLA KİŞİ İÇİN OTURUM PROGRAMI BAŞLATTI</h3>

<p>Madrid yönetimi, ülkede yaşayan yarım milyondan fazla belgesiz kişiye belirli şartlarla oturma izni verilmesini öngören bir program başlattı. İspanya’nın göçmenlere yönelik yaklaşımı, Avrupa Birliği’ndeki bazı ülkelerin uyguladığı daha kısıtlayıcı politikalarla karşılaştırıldı.</p>

<p>İspanyol hükümeti, oturum programının Sebte’ye yönelik kitlesel geçişleri teşvik ettiği yönündeki iddiaları reddetti. Yetkililer, Sebte’ye düzensiz yollarla giren kişilerin İspanya ana karasına veya Schengen bölgesindeki başka ülkelere otomatik olarak geçme hakkı bulunmadığını vurguladı.</p>

<h3>800’DEN FAZLA GÖÇMENE MÜDAHALE EDİLMİŞTİ</h3>

<p>Fas’ın Fenidek kenti kıyılarından Sebte’ye yüzerek geçmeye çalışan 800’den fazla düzensiz göçmene 30 Temmuz’da müdahale edildi. Aynı günlerde sınırın farklı noktalarından binlerce kişinin Sebte’ye yönelmesiyle geçişler kitlesel bir boyuta ulaştı.</p>

<p>İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, gelişmelerin ardından hükümetin mevcut bütün kaynaklarını harekete geçirdiğini açıkladı. Sebte yönetimi de kentteki barınma ve sağlık kapasitesinin yetersiz kaldığını belirterek merkezi hükümetten ek güvenlik personeli ve insani yardım desteği istedi.</p>

<h3>SEBTE YÖNETİMİ ACİL DURUM UYARISI YAPMIŞTI</h3>

<p>Sebte Özerk Yönetimi Başkanı Juan Jesus Vivas, kitlesel geçişlerden önce kentte insani ve güvenlik açısından acil durum yaşandığını açıklamıştı. Bir hafta içinde yaklaşık bin 500 kişinin yüzerek Sebte’ye ulaştığını belirten Vivas, özellikle refakatsiz çocuklara ayrılan kabul merkezlerinin kapasitesinin çok üzerinde çalıştığını söyledi.</p>

<p>Refakatsiz çocuklara yönelik merkezlerde doluluk oranının yüzde 2 bin 400’e ulaştığı, bazı göçmenlerin açık alanlarda kalmak zorunda kaldığı bildirildi. Vivas, merkezi hükümetin farklı bakanlıklarının katılacağı ortak ve hızlı bir müdahale çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/70-bin-gocmen-fasa-geri-dondu-can-kaybi-88e-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/gocmen-2.jpg" type="image/jpeg" length="62802"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump, İran’a yönelik saldırının neden iptal edildiğini ilk kez açıkladı]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/trump-irana-yonelik-saldirinin-neden-iptal-edildigini-ilk-kez-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/trump-irana-yonelik-saldirinin-neden-iptal-edildigini-ilk-kez-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile müzakerelerin 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü öğleden sonra başlayacağını açıkladı. Trump, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve İran’ın nükleer programı konusunda anlaşma sağlanabileceğine ilişkin iyimser olduğunu söyledi. İran yönetimi ise Hürmüz Boğazı konusunda Umman ile yürütülen görüşmelerin son aşamaya geldiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yeni müzakere sürecinin 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü öğleden sonra başlayacağını duyurdu. New Jersey’den Washington’a dönüşü sırasında uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, görüşmelerin formatı, gerçekleştirileceği yer ve katılımcıları konusunda temasların sürdüğünü söyledi. Trump, anlaşmaya varılması için herhangi bir süre sınırı açıklamadı.</p>

<p>Trump’ın açıklaması, ABD yönetiminin İran’a karşı planladığı yeni askerî saldırıyı durdurmasının ardından geldi. ABD Başkanı, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve İran ile yürütülen temasların saldırı kararından vazgeçilmesinde etkili olduğunu belirtti. Körfez ülkelerinin bölgesel gerilimin tırmanmaması ve diplomatik sürecin devam etmesi yönünde çağrı yaptığı bildirildi.</p>

<h3>MÜZAKERELER 3 AĞUSTOS ÖĞLEDEN SONRA BAŞLAYACAK</h3>

<p>Trump, İran ile müzakerelerin pazartesi öğleden sonra başlayacağını belirterek görüşmelerin hangi yöntemle yürütüleceğinin değerlendirildiğini ifade etti. ABD Başkanı, müzakerelerin doğrudan mı yoksa arabulucular üzerinden mi gerçekleştirileceğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.</p>

<p>Görüşmelerde Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği, İran’ın nükleer faaliyetleri ve iki ülke arasındaki askerî gerilimin ele alınması bekleniyor. Trump, daha önce yaptığı açıklamada İran ile diğer bölge ülkelerinin anlaşma sağlanabilmesi için ABD’den süre istediğini ve Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılmasının hedeflendiğini söylemişti.</p>

<h3>PLANLANAN ASKERÎ SALDIRI DURDURULDU</h3>

<p>ABD Başkanı, İran’a yönelik hafta sonu gerçekleştirilmesi planlanan geniş çaplı askerî saldırının durdurulduğunu açıkladı. Trump, saldırının İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana düzenlenen en büyük askerî operasyonlardan biri olacağını ileri sürdü.</p>

<p>Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri yönetimlerinin saldırının gerçekleştirilmemesi için Washington’a çağrıda bulunduğunu anlatan Trump, bölge ülkelerinin diplomatik çözüm ihtimalinin devam ettiğini belirttiğini aktardı. Trump’ın saldırıyı erteleme kararında Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin bölgesel güvenlik ve enerji piyasaları üzerindeki olası etkilerinin de rol oynadığı bildirildi.</p>

<h3>TRUMP ANLAŞMA KONUSUNDA İYİMSER OLDUĞUNU SÖYLEDİ</h3>

<p>Trump, İran ile anlaşmaya varılması konusunda iyimser olduğunu belirterek müzakereler yoluyla insanların hayatını kurtarmak istediğini söyledi. ABD Başkanı, Hürmüz Boğazı ve İran’ın nükleer programı konusunda yakın zamanda ilerleme sağlanabileceğini savundu.</p>

<p>ABD yönetimi, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz taşımacılığına güvenli şekilde açılmasını talep ediyor. Washington ayrıca İran’ın nükleer kapasitesine ilişkin anlaşmazlığın diplomatik yöntemlerle çözülmesini görüşmelerin temel hedeflerinden biri olarak gösteriyor.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN NİHAİ ANLAŞMA AÇIKLANMADI</h3>

<p>Trump’ın açıklamalarına karşın Hürmüz Boğazı konusunda taraflar arasında imzalanmış nihai bir anlaşma bulunduğu resmî olarak doğrulanmadı. İran ve Umman yönetimleri arasındaki görüşmelerin son aşamada olduğu açıklanırken boğazın yönetimi ve gemilerin geçiş koşulları konusunda müzakerelerin sürdüğü bildirildi.</p>

<p>İran ile Umman, Hürmüz Boğazı’nın gelecekteki yönetimine ilişkin karşılıklı teklifler sundu. Görüşmelerde seyrüsefer güvenliği, İran ve Umman kara sularından geçecek gemilerin statüsü ile bölge ülkelerinin güvenlik talepleri ele alındı. Taraflar arasında bazı anlaşmazlıkların devam ettiği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ARAKÇİ: GÖRÜŞMELER SON AŞAMADA</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Umman ile Hürmüz Boğazı konusunda yürütülen müzakerelerin tamamlanmaya yaklaştığını açıkladı. İran’ın resmî haber ajansı IRNA’nın aktardığına göre Arakçi, görüşmelerde son aşamaya gelindiğini ancak anlaşmanın ayrıntılarının henüz kesinleşmediğini belirtti.</p>

<p>Arakçi, İran hükümetine yaptığı bilgilendirmede Tahran ile Maskat arasındaki görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini söyledi. Müzakerelerin boğazdaki gemi geçişlerinin nasıl yönetileceği ve iki ülkenin güvenlik haklarının nasıl korunacağı üzerinde yoğunlaştığı bildirildi.</p>

<h3>İRAN SAVAŞ ÖNCESİ STATÜYE DÖNÜLMEYECEĞİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Hürmüz Boğazı’nın statüsünün savaş öncesindeki koşullarla aynı olmayacağını belirtti. Bekayi, İran ile Umman arasındaki görüşmelerin iki ülkeyi ilgilendiren ikili bir süreç olduğunu ve müzakerelerin sonuçlandırılma aşamasına geldiğini ifade etti.</p>

<p>Bekayi, ABD’nin askerî tehditleri karşısında İran’ın tutumunu değiştirmeyeceğini söyledi. ABD yönetiminin yeni bir askerî girişimde bulunması hâlinde İran’ın karşılık vereceğini belirten Bekayi, diplomatik görüşmeler ile ülkenin savunma politikasının birbirinden ayrı değerlendirildiğini kaydetti.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI MÜZAKERELERİN MERKEZİNDE</h3>

<p>Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığı açısından stratejik önem taşıyor. Bölgede yaşanan saldırılar ve askerî gerilim nedeniyle boğazdaki gemi trafiğinde azalma meydana gelirken bazı tankerlerin alternatif güzergâhlara yöneldiği bildirildi.</p>

<p>ABD ile İran arasındaki görüşmelerin başlaması ve yeni saldırı planının durdurulması, petrol fiyatlarında düşüşe neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı 3 Ağustos’ta yüzde 5’in üzerinde gerilerken piyasalarda müzakerelerin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayıp sağlamayacağı izlenmeye başladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/trump-irana-yonelik-saldirinin-neden-iptal-edildigini-ilk-kez-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 01:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/donald-trump-444.jpg" type="image/jpeg" length="62782"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hürmüz Boğazı geriliminde son durum: İran ve Umman anlaşmada son aşamaya geldi]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/hurmuz-bogazi-geriliminde-son-durum-iran-ve-umman-anlasmada-son-asamaya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/hurmuz-bogazi-geriliminde-son-durum-iran-ve-umman-anlasmada-son-asamaya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerinin düzenlenmesi için Umman ile yürütülen müzakerelerde son aşamaya gelindiğini açıkladı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, haziran ayında ABD ile imzalanan mutabakatın gelecekteki dış ilişkilerin merkezinde yer alacağını belirtirken, Umman’ın boğazı açık tutacak ve gerilimi azaltacak bir formül üzerinde çalıştığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı’nın statüsü ve ticari gemilerin geçişi konusunda İran ile Umman arasında yürütülen görüşmelerde yeni bir aşamaya geçildi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, boğazdaki seyrüsefer düzenine ilişkin müzakerelerin son aşamada olduğunu açıkladı. Görüşmelerde gemilerin kullanacağı güzergâhlar, geçişlerin denetlenmesi, boğazın yönetimi ve olası ücretlendirme sistemi ele alınıyor.</p>

<p>İran ve Umman’ın karşılıklı sunduğu önerilerde henüz tüm başlıklarda uzlaşma sağlanmadı. Umman, boğazın iki ülke tarafından ortak bir sistemle yönetilmesini ve gemilerden gönüllü katkı payı alınmasını önerirken, İran boğazdaki giriş ve çıkış güzergâhlarının daha büyük bölümünün kendi denetiminde bulunmasını istiyor.</p>

<h3><strong>ARAKÇİ: MÜZAKERELERDE SON AŞAMADAYIZ</strong></h3>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran resmi haber ajansı İRNA tarafından aktarılan açıklamasında, Hürmüz Boğazı konusunda Umman ile devam eden görüşmelerin son aşamaya ulaştığını bildirdi. Arakçi’nin açıklaması, bölgedeki askeri gerilimin azaltılması ve ticari gemi geçişlerinin yeniden düzenli hale getirilmesi için diplomatik temasların yoğunlaştığı bir dönemde geldi.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de müzakerelerin sonuçlandırılma aşamasında olduğunu söyledi. Bekayi, İran ile Umman arasındaki görüşmelerin iki taraflı nitelik taşıdığını ve başka ülkeleri ilgilendirmediğini savundu. İranlı sözcü, Hürmüz Boğazı’nın statüsünün çatışmalar öncesindeki koşullara dönmeyeceğini de ifade etti.</p>

<h3><strong>GÖRÜŞMELER YENİ GEÇİŞ GÜZERGÂHINA ODAKLANDI</strong></h3>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre görüşmeler, gemilerin kullanabileceği yeni bir geçiş güzergâhının belirlenmesine odaklandı. Bekayi, müzakerelerin doğrudan boğazın açılması veya kapatılmasıyla bağlantılı olmadığını, geçiş rotasının ayrı bir başlık olarak değerlendirildiğini belirtti.</p>

<p>Umman tarafından hazırlanan önceki planda, gemilerin İran ve Umman kara sularından geçen iki ayrı şeridi kullanması öngörüldü. Teklife göre İran kendi kıyısındaki güzergâhı, Umman ise karşı yöndeki geçiş hattını yönetecekti. Tahran yönetimi, ulusal güvenlik gerekçesiyle söz konusu öneriyi kabul etmeyerek daha geniş denetim yetkisi talep eden karşı teklif sundu.</p>

<h3><strong>UMMAN’DAN ORTAK YÖNETİM VE GÖNÜLLÜ ÜCRET ÖNERİSİ</strong></h3>

<p>Umman’ın Körfez ülkeleri tarafından da desteklenen planında, Hürmüz Boğazı’nın İran’ın tek taraflı kontrolünde olmadığı ortak bir yönetim sistemi kurulması önerildi. Gemilerden alınacak ücretlerin zorunlu olmaması ve seyrüsefer güvenliği, çevrenin korunması ile arama-kurtarma çalışmalarında kullanılması planlandı.</p>

<p>Önerinin, Malakka Boğazı’nda Endonezya, Malezya ve Singapur tarafından uygulanan sisteme benzer biçimde hazırlanabileceği belirtildi. Malakka modelinde geçiş yapan gemilerden navigasyon, çevre güvenliği ve arama-kurtarma faaliyetleri için gönüllü katkı talep ediliyor.</p>

<p>İran ise bir güzergâhın tamamen kendi kara sularında bulunmasını, karşı yöndeki güzergâhın da bir bölümünün İran’ın denetiminden geçmesini talep ediyor. Tahran yönetimi ayrıca savaş öncesindeki ücretsiz ve denetimsiz geçiş düzenine dönülmesine karşı çıkıyor.</p>

<h3><strong>PEZEŞKİYAN’DAN ABD İLE MUTABAKAT AÇIKLAMASI</strong></h3>

<p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, haziran ayında ABD ile imzalanan mutabakat zaptının İran’ın gelecekteki dış ilişkilerinin merkezinde yer alacağını söyledi. Pezeşkiyan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, karşı tarafın imzaladığı hükümlere bağlı kalmasını sağlamak için çalışılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Pezeşkiyan, mutabakatın İran’ın, bölgenin ve müttefik ülkelerin güvenliğini artıracağını ifade etti. İran Cumhurbaşkanı’nın açıklaması, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı ve bölgesel güvenlik konularında diplomatik anlaşmaları temel alan bir süreç yürütmek istediğini gösteren mesajlar arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>HAZİRAN AYINDAKİ MUTABAKATTA HÜRMÜZ MADDESİ</strong></h3>

<p>İran ile ABD arasında 17 Haziran’da imzalanan mutabakat kapsamında Hürmüz Boğazı’nın en az 60 gün süreyle ticari gemilere ücretsiz olarak açılması öngörüldü. Mutabakat metnindeki ifadelerin boğazın nihai kontrolünün kimde olacağı ve gemilerin hangi güzergâhları kullanacağı konusunda farklı yorumlara yol açması, anlaşmazlığın yeniden büyümesine neden oldu.</p>

<p>Anlaşma, İran’ın onaylamadığı bir kanalı kullanan gemilere ateş açılmasının ardından temmuz ayının başında uygulanamaz hale geldi. Gelişmenin ardından boğazdaki ticari geçişler yeniden büyük ölçüde durdu ve ABD ile İran arasındaki askeri gerilim tekrar yükseldi.</p>

<h3><strong>UMMAN GERİLİMİ AZALTACAK FORMÜL ARIYOR</strong></h3>

<p>Japonya’daki Waseda Üniversitesi’nde İslam Bölgesi Araştırmaları Profesörü olan Abdullah Baabood, İran ile Umman arasındaki görüşmelerin Hürmüz Boğazı konusunda yapıcı bir sonuç doğurabileceğine ilişkin olumlu işaretler bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Baabood, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik tehditleri ve bölgedeki gerilimin artması nedeniyle Umman’ın tansiyonu düşürecek bir çözüm aradığını belirtti. Umman yönetiminin temel hedefinin en azından ticari gemilerin geçişine açık bir güzergâh oluşturmak ve deniz taşımacılığının devam etmesini sağlamak olduğunu ifade etti.</p>

<p>Baabood, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin yalnızca İran ve Umman tarafından düzenlenmesi yerine Körfez ülkeleri ile Irak’ın da yer aldığı daha geniş bir mekanizmanın kurulabileceğini söyledi. Muhtemel sistemin Malakka Boğazı’ndaki bölgesel iş birliği modeline benzer şekilde oluşturulabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>TRUMP YENİ SALDIRI PLANINI ASKIYA ALDI</strong></h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran’la hızlı şekilde bir anlaşmaya varılması halinde yeni bir saldırı düzenlemeyeceklerini açıkladı. Trump, İran ve bazı Orta Doğu ülkelerinin anlaşmayı tamamlamak için süre talep ettiğini, muhtemel anlaşmanın Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılmasını ve İran’ın nükleer faaliyetleri konusunda uzlaşma sağlanmasını kapsayacağını söyledi.</p>

<p>Trump’ın açıklaması, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin ardından geldi. Suudi Arabistan yönetimi görüşmede diyalog ve gerilimin azaltılmasına öncelik verilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>İran yönetimi ise ABD’den gelebilecek yeni askeri tehditler karşısında tutumunu değiştirmeyeceğini bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, ABD’nin yeni bir askeri girişimde bulunması halinde karşılık verileceğini söyledi.</p>

<h3><strong>HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL ENERJİ TİCARETİ İÇİN KRİTİK ÖNEMDE</strong></h3>

<p>Hürmüz Boğazı, çatışmalar başlamadan önce dünya petrolü ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği güzergâh olarak öne çıkıyordu. İran’ın boğazdaki geçişleri büyük ölçüde durdurması, küresel enerji arzını etkilerken petrol ve doğal gaz fiyatlarında yükselişe yol açtı.</p>

<p>Nisan ayında sağlanan ateşkesin temmuz ayında bozulmasının ardından Brent petrol fiyatlarında yüzde 24’e varan artış kaydedildi. Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş düzeninin yeniden kurulması, hem bölgesel gerilimin azaltılması hem de küresel enerji ve deniz taşımacılığındaki aksaklıkların sona erdirilmesi açısından müzakerelerin temel başlıkları arasında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/hurmuz-bogazi-geriliminde-son-durum-iran-ve-umman-anlasmada-son-asamaya-geldi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 22:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hurmuz-bogazi-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="50488"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fas Kralı Trump'a yarandı, beklediği desteği aldı]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/fas-krali-trumpa-yarandi-bekledigi-destegi-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/fas-krali-trumpa-yarandi-bekledigi-destegi-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ve İspanya konularında ABD politikasına paralel siyaset izleyen Fas kralı sonunda beklediği desteği aldı. ABD Başkanı Donald Trump, Batı Sahra üzerindeki Fas egemenliğini tanıdıklarını belirterek Rabat yönetiminin sunduğu özerklik planına desteğini yineledi. Trump, planı anlaşmazlığın adil ve kalıcı biçimde çözülmesi için tek temel olarak gördüklerini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Batı Sahra sorununun çözümüne yönelik Fas tarafından hazırlanan özerklik planını desteklediklerini açıkladı. Trump, Fas’ın önerisinin bölgede adil ve kalıcı bir çözüme ulaşılması açısından tek temel olduğunu ifade etti.</p>

<p>ABD’nin Batı Sahra üzerindeki Fas egemenliğini tanımaya devam ettiğini bildiren Trump, özerklik planının ciddi, güvenilir ve gerçekçi bir öneri olduğunu belirtti. ABD Dışişleri Bakanlığı da Temmuz 2026’da yayımladığı Fas’ın Taht Günü mesajında Washington yönetiminin Fas egemenliğini tanıdığını ve özerklik planını desteklediğini yineledi.</p>

<h3>FAS KRALI VI. MUHAMMED’E MESAJ GÖNDERDİ</h3>

<p>Donald Trump’ın açıklamaları, Fas Kralı VI. Muhammed’in tahta çıkış yıl dönümü dolayısıyla gönderdiği mesajda yer aldı. Mesaj, ABD’nin Fas’taki diplomatik temsilcilikleri tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<p>Trump, ABD ile Fas arasındaki ilişkilerin güven ve karşılıklı saygı temelinde sürdüğünü kaydetti. İki ülke arasındaki diplomatik ve tarihî bağlara dikkati çeken Trump, ABD-Fas dostluğunun 250’nci yılına ulaştığını belirtti.</p>

<h3>“FAS EGEMENLİĞİNİ TANIYORUZ”</h3>

<p>ABD’nin Batı Sahra konusundaki tutumunun açık olduğunu söyleyen Trump, “Batı Sahra üzerindeki Fas egemenliğini tanıyoruz ve Fas’ın ciddi, güvenilir ve gerçekçi özerklik önerisini adil ve kalıcı çözümün tek temeli olarak destekliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Washington yönetimi, Batı Sahra anlaşmazlığının çözümü için Fas tarafından sunulan özerklik planını destekleyen politikasını sürdürürken, bölge üzerindeki Fas egemenliğini tanıdığını da resmî açıklamalarında tekrar dile getiriyor. ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri de 2026 yılında yaptıkları açıklamalarda özerklik planını uygulanabilir çözüm zemini olarak tanımladı.</p>

<h3>DİĞER SEÇENEKLERİ KABUL EDİLEMEZ OLARAK NİTELENDİRDİ</h3>

<p>Trump, Fas’ın özerklik önerisi dışındaki seçeneklerin mevcut anlaşmazlığın devam etmesine yol açacağını savundu. Alternatif yaklaşımları kabul edilemez olarak nitelendiren Trump, Batı Sahra sorununun artık sona erdirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>ABD Başkanı, uzun yıllardır çözüme ulaştırılamayan anlaşmazlığın tarafların çıkarlarını gözeten bir düzenlemeyle sonuçlandırılması gerektiğini belirtti. Trump’ın açıklamasında Fas’ın egemenliği altında özerklik öngören planın siyasi çözüm için temel alınması çağrısı öne çıktı.</p>

<h3>ABD İLE FAS ARASINDA YENİ DÖNEM MESAJI</h3>

<p>Trump, ABD ve Fas halklarının çıkarlarına öncelik veren yeni bir iş birliği döneminin oluşturulduğunu ifade etti. İki ülkenin güvenlik, diplomasi ve bölgesel istikrar alanlarındaki ilişkilerinin geliştirilmesinin hedeflendiğini bildirdi.</p>

<p>Sahel bölgesindeki güvenlik sorunlarına da değinen Trump, terör örgütleri ve bölgesel istikrarsızlıkla mücadele amacıyla Fas yönetimiyle iş birliğini sürdüreceklerini belirtti. Washington ve Rabat arasındaki güvenlik ortaklığının bölgenin istikrarına katkı sağlamasının amaçlandığını kaydetti.</p>

<h3>BATI SAHRA SORUNU NASIL BAŞLADI?</h3>

<p>Batı Sahra’daki anlaşmazlığın temeli, İspanya’nın bölgedeki sömürge yönetimini sona erdirdiği 1970’li yıllara dayanıyor. Fas’ın 1975 yılında eski İspanyol sömürgesi üzerindeki egemenlik iddiasını güçlendirmesi ve bölgenin önemli bölümünü kontrol altına almasıyla siyasi ve askerî gerilim arttı.</p>

<p>Rabat yönetimi, Batı Sahra’nın Fas topraklarının ayrılmaz parçası olduğunu savunurken, bağımsızlık yanlısı Polisario Cephesi bölgede ayrı bir devlet kurulmasını talep etti. Cezayir yönetimi de süreç boyunca Polisario Cephesi’ne siyasi ve diplomatik destek verdi.</p>

<h3>FAS ÖZERKLİK PLANINI SAVUNUYOR</h3>

<p>Fas yönetimi, Batı Sahra’nın kendi egemenliği altında kalmasını ve bölgeye geniş idarî yetkiler tanıyan bir özerklik modeli uygulanmasını istiyor. Rabat tarafından hazırlanan plan, yerel yönetim organlarının kurulmasını ve bazı iç yönetim yetkilerinin bölgesel makamlara devredilmesini öngörüyor.</p>

<p>Dış politika, savunma ve egemenlikle bağlantılı temel yetkilerin ise Fas merkezi yönetiminde kalması planlanıyor. Fas, özerklik önerisini uygulanabilir ve gerçekçi bir siyasi çözüm olarak uluslararası kamuoyuna sunuyor.</p>

<h3>POLİSARIO CEPHESİ BAĞIMSIZLIK TALEP EDİYOR</h3>

<p>Polisario Cephesi, Batı Sahra halkının kendi geleceğine karar vermesi gerektiğini savunarak bağımsızlık talebini sürdürüyor. Örgüt, bölgede Sahra Arap Demokratik Cumhuriyeti adıyla bağımsız bir devlet kurulduğunu ileri sürüyor.</p>

<p>Fas’ın özerklik planını kabul etmeyen Polisario Cephesi, Birleşmiş Milletler gözetiminde bağımsızlık seçeneğini de içeren bir halk oylaması yapılmasını talep ediyor. Tarafların bölgenin nihai statüsüne ilişkin farklı tutumları nedeniyle yürütülen müzakerelerde kalıcı bir uzlaşmaya varılamadı.</p>

<h3>1991 YILINDA ATEŞKES SAĞLANDI</h3>

<p>Fas güvenlik güçleri ile Polisario Cephesi arasındaki silahlı çatışmalar, Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler sonucunda 1991 yılında imzalanan ateşkes anlaşmasıyla durduruldu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, aynı yıl 690 sayılı kararla Batı Sahra Referandumu İçin Birleşmiş Milletler Misyonunu kurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MINURSO adıyla faaliyet gösteren misyonun görevleri arasında ateşkesin izlenmesi ve Batı Sahra halkının bağımsızlık ile Fas’a katılma seçenekleri arasında tercih yapacağı bir referandumun hazırlanması yer aldı. Referandumun seçmen listeleri ve bölgenin statüsüne ilişkin anlaşmazlıklar nedeniyle gerçekleştirilmesi mümkün olmadı.</p>

<h3>STATÜ KONUSUNDA UZLAŞMA SAĞLANAMADI</h3>

<p>Ateşkesin ardından Birleşmiş Milletler öncülüğünde sürdürülen müzakerelerde Batı Sahra’nın nihai statüsü konusunda anlaşmaya varılamadı. Fas özerklik planını çözüm için temel seçenek olarak sunarken, Polisario Cephesi bağımsızlık seçeneğinin yer aldığı bir referandum talebini korudu.</p>

<p>Birleşmiş Milletler, taraflara siyasi irade göstererek doğrudan ve kapsamlı müzakerelere devam etme çağrısında bulunuyor. MINURSO da bölgede 1991 yılında başlayan görevini sürdürerek gelişmeleri takip ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/fas-krali-trumpa-yarandi-bekledigi-destegi-aldi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/trump-fas-krali.jpg" type="image/jpeg" length="77146"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
