<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dunyabulteni.com.tr/rss/gundem" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 15 Jul 2026 07:35:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/rss/gundem"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD ablukayı yeniden başlattı, İran bombalanıyor]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/abd-ablukayi-yeniden-baslatti-iran-bombalaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/abd-ablukayi-yeniden-baslatti-iran-bombalaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere saldırı kapasitesini zayıflatmak amacıyla yeni bir hava saldırısı başlatıldığını açıkladı. ABD güçlerinin İran limanları ve kıyı bölgelerine yönelik deniz ablukasının Türkiye saatiyle 23.00’te yürürlüğe gireceği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik saldırı kabiliyetlerini zayıflatmak amacıyla İran’a karşı yeni bir hava saldırısı düzenlendiğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CENTCOM’un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, saldırının ABD doğu saatiyle 15.00’te başlatıldığı belirtildi. Açıklamada, operasyonun İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilere saldırmak amacıyla kullandığı yetenekleri zayıflatmaya yönelik faaliyetlerin devamı olduğu ifade edildi.</p>

<h3>EK HAVA SALDIRISI BAŞLATILDI</h3>

<p>CENTCOM’un paylaşımında, “CENTCOM, bugün ABD doğu saat dilimi ile 15.00’te, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere saldırmak için kullandığı yeteneklerini zayıflatmaya devam etmek amacıyla İran’a karşı ek bir hava saldırısı başlattı.” ifadesine yer verildi.</p>

<p>Saldırının, Amerikan güçlerinin İran limanları ve kıyı bölgelerine yönelik deniz ablukasını yeniden başlatmaya hazırlandığı dönemde düzenlendiği kaydedildi. Operasyonun hedefleri ve saldırının gerçekleştirildiği bölgelere ilişkin açıklamada başka ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<h3>DENİZ ABLUKASI TSİ 23.00’TE YÜRÜRLÜĞE GİRECEK</h3>

<p>CENTCOM, ABD güçlerinin İran limanları ile kıyı bölgelerine yönelik deniz ablukası uygulamasına başlayacağını bildirdi. Ablukanın Türkiye saatiyle 23.00’te, ABD doğu saatiyle ise 16.00’da yürürlüğe gireceği açıklandı.</p>

<p>Deniz ablukasının İran’a yönelik uygulanacağı belirtilirken, Hürmüz Boğazı’ndaki ticari deniz trafiğine ilişkin alınacak önlemlerin kapsamı hakkında ayrıntılı bilgi verilmedi.</p>

<h3>TRUMP ÖDEME ŞARTI UYGULANACAĞINI AÇIKLAMIŞTI</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, daha önce Hürmüz Boğazı’ndan geçen İran gemilerine yönelik ablukayı yeniden yürürlüğe koyacağını açıklamıştı. Trump, boğazdan geçen diğer bütün kargoların da ödeme şartına tabi tutulacağını bildirmişti.</p>

<p>Söz konusu açıklamada, İran gemilerine yönelik ablukanın yanı sıra diğer ülkelere veya şirketlere ait kargoların geçişi için ödeme yapılmasını öngören bir uygulamanın devreye alınacağı belirtilmişti.</p>

<h3>ÖDEME ŞARTI KALDIRILDI</h3>

<p>Trump, ablukanın başlamasına saatler kala yaptığı yeni açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndan geçen diğer kargolara uygulanması planlanan ödeme şartının kaldırıldığını duyurdu.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre uygulamanın yalnızca İran’a yönelik bir deniz ablukası şeklinde yürütüleceği bildirildi. Diğer kargoların boğazdan geçişinde herhangi bir ödeme şartı aranmayacağı ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/abd-ablukayi-yeniden-baslatti-iran-bombalaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 06:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/05/iran-hurmuz-45.jpg" type="image/jpeg" length="18105"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump: Hürmüz Boğazı İran dışındaki gemi trafiğine açık]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/trump-hurmuz-bogazi-iran-disindaki-gemi-trafigine-acik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/trump-hurmuz-bogazi-iran-disindaki-gemi-trafigine-acik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın İran dışındaki tüm gemi trafiğine açık olduğunu belirterek, İran limanlarına giden, bu limanlardan ayrılan veya İran yükü taşıyan gemilere tam abluka uygulanacağını açıkladı. Trump, Körfez ülkeleriyle yapılacak ticaret ve yatırım anlaşmalarının daha önce duyurduğu yüzde 20’lik geçiş ücretinin yerini alacağını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişleri ile İran’a uygulanacak deniz ablukasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Boğazın İran dışındaki ülkelerin gemi trafiğine açık olduğunu belirten Trump, Amerikan yönetiminin İran bağlantılı deniz taşımacılığına yönelik kısıtlamaları sürdüreceğini ifade etti.</p>

<h3>İRAN BAĞLANTILI GEMİLERE TAM ABLUKA</h3>

<p>Trump, uygulanacak tam ablukanın yalnızca İran limanlarına gelen ve bu limanlardan ayrılan gemiler ile İran’a ait yükleri taşıyan deniz araçlarını kapsayacağını söyledi. Hürmüz Boğazı’ndaki diğer uluslararası gemi trafiğinin devam edeceğini kaydeden Trump, uygulamanın İran’ın deniz ticaretini hedef alacağını belirtti.</p>

<p>ABD Başkanı, “Hürmüz Boğazı, İran dışında tüm gemi trafiğine açık. İran limanlarına gelen ve giden veya İran kargosuyla ilgili herhangi bir şey taşıyan gemilere tam abluka uygulayacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>YÜZDE 20’LİK GEÇİŞ ÜCRETİNDEN VAZGEÇİLDİ</h3>

<p>Trump, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemiler için daha önce gündeme getirdiği yüzde 20 oranındaki ABD geri ödeme ücretine ilişkin kararını da değiştirdiğini açıkladı. Orta Doğu liderleriyle yapılan görüşmelerin ardından söz konusu ücretin yerine Körfez ülkelerinin ABD ile yapacağı ticaret ve yatırım anlaşmalarının geçeceğini bildirdi.</p>

<p>ABD Başkanı, çeşitli Körfez ülkelerinin yapacağı yatırımların yüksek tutarlara ulaşacağını ve anlaşmaların tarafların ekonomik geleceği açısından yarar sağlayacağını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ABD’YE YENİ YATIRIM MESAJI</h3>

<p>Yeni ticaret ve yatırım anlaşmalarının ABD ekonomisine önemli miktarda sermaye girişi sağlayacağını belirten Trump, fabrikaların, üretim tesislerinin ve ekipman yatırımlarının ülkeye yönelmesini beklediğini ifade etti.</p>

<p>Trump, yatırımların milyonlarca yüksek ücretli istihdam oluşturacağını ileri sürerek, Körfez ülkeleriyle yapılacak anlaşmaların Amerikan üretimi ve yatırımları üzerindeki etkisine dikkati çekti.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA GERİLİM SÜRÜYOR</h3>

<p>Trump’ın açıklaması, ABD’nin İran bağlantılı deniz taşımacılığına yönelik ablukayı yeniden uygulamaya koyduğunu duyurmasının ardından geldi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı da İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki askeri kapasitesini hedef alan saldırıların sürdüğünü açıklamıştı.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, bölgedeki enerji sevkiyatı ve uluslararası deniz taşımacılığı açısından yakından takip ediliyor.</p>

<p>SOSYAL MEDYA POSTU:</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın İran dışındaki gemi trafiğine açık olduğunu açıkladı.</p>

<p>İran limanlarına giden, bu limanlardan ayrılan veya İran yükü taşıyan gemilere tam abluka uygulanacağını belirtti.</p>

<p>Trump, yüzde 20’lik boğaz geçiş ücretinden vazgeçildiğini bildirdi.</p>

<p>Ücretin yerini Körfez ülkeleriyle yapılacak ticaret ve yatırım anlaşmalarının alacağını söyledi.</p>

<p>Yeni yatırımların ABD’de üretim ve istihdamı artıracağını savundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/trump-hurmuz-bogazi-iran-disindaki-gemi-trafigine-acik</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 18:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/03/trump-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="52290"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran: ABD saldırıyla asla Hürmüz Boğazı'nı açamaz]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/iran-abd-saldiriyla-asla-hurmuz-bogazini-acamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/iran-abd-saldiriyla-asla-hurmuz-bogazini-acamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, Hürmüz Boğazı’nın ABD’nin askeri saldırılarıyla açılamayacağını belirterek, boğazın açılmasının İran halkının haklarına saygı gösterilmesine bağlı olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran devlet televizyonuna konuşan Ekreminiya, ABD’nin askeri saldırılarının ve bölgede devam eden çatışmaların boğazın yeniden açılmasını sağlamayacağını ifade etti.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN “SALDIRILARLA AÇILMAZ” MESAJI</h3>

<p>Ekreminiya, Hürmüz Boğazı’nın savaş ve askeri müdahale yoluyla açılamayacağını belirterek, “Hürmüz Boğazı asla ABD’nin saldırıları, savaş ve kötülük yoluyla açılmayacaktır. Hürmüz Boğazı’nı açmanın tek yolu İran halkının haklarına saygı duymaktır.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İRAN HALKININ HAKLARINA SAYGI VURGUSU</h3>

<p>İran Ordusu Sözcüsü, boğazın açılmasına ilişkin tek yolun İran halkının haklarına saygı gösterilmesi olduğunu söyledi. Ekreminiya’nın açıklaması, ABD’nin İran’a yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş güzergâhlarına ilişkin tartışmaların sürdüğü dönemde geldi.</p>

<h3>HAMANEY VE SAVAŞTA HAYATINI KAYBEDENLERE İLİŞKİN AÇIKLAMA</h3>

<p>Ekreminiya, açıklamasında eski İran lideri Ali Hamaney ile savaş sırasında hayatını kaybedenlerin intikamını almakla yükümlü olduklarını da ifade etti. İranlı sözcü, söz konusu ifadelerin ayrıntılarına ilişkin ilave bilgi paylaşmadı.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA GERİLİM SÜRÜYOR</h3>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri daha önce yaptığı açıklamada, ABD’nin bölgedeki müdahalelerinin Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılması sürecini olumsuz etkileyeceğini bildirmişti. Açıklamada, boğazdaki geçiş güzergâhlarına yönelik dış müdahalelerin bölge ülkelerinin çıkarlarını da tehlikeye atacağı savunulmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/iran-abd-saldiriyla-asla-hurmuz-bogazini-acamaz</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/03/hurmuz-bogazi-iran-1.jpg" type="image/jpeg" length="30891"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan taziye ziyareti için Katar’a gitti]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-taziye-ziyareti-icin-katara-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-taziye-ziyareti-icin-katara-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 74 yaşında hayatını kaybeden eski Katar Emiri Şeyh Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere Katar’a hareket etti. Erdoğan’ın dönüşüne kadar Cumhurbaşkanlığına, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz vekâlet edecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski Katar Emiri Şeyh Hamad bin Halife Al Sani’nin vefatı dolayısıyla taziye ziyaretinde bulunmak üzere 14 Temmuz 2026’da Katar’a gitti. Erdoğan’ın Katar’daki temasları kapsamında düzenlenecek programlara katılması ve Katar yönetimine başsağlığı dileklerini iletmesi öngörüldü.</p>

<h3>CEVDET YILMAZ CUMHURBAŞKANLIĞINA VEKÂLET EDECEK</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Katar ziyareti nedeniyle Cumhurbaşkanlığına, dönüşüne kadar Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz vekâlet edecek. Vekâlet işlemine ilişkin tezkere Resmî Gazete’de yayımlandı.</p>

<p>Tezkereye göre Cevdet Yılmaz, Erdoğan’ın 14 Temmuz’daki Katar ziyareti süresince Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 106’ncı maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığı görevini vekâleten yürütecek.</p>

<h3>ESKİ KATAR EMİRİ 74 YAŞINDA HAYATINI KAYBETTİ</h3>

<p>Uzun süredir tedavi gördüğü belirtilen eski Katar Emiri Şeyh Hamad bin Halife Al Sani, 12 Temmuz 2026’da 74 yaşında hayatını kaybetti. Katar Emirlik Divanı tarafından duyurulan vefatın ardından Şeyh Hamad’ın cenazesi Doha’daki Lusail Mezarlığı’nda toprağa verildi.</p>

<h3>KATAR’DA DÖRT GÜNLÜK RESMÎ YAS İLAN EDİLDİ</h3>

<p>Şeyh Hamad bin Halife Al Sani’nin vefatı nedeniyle Katar genelinde dört günlük resmî yas ilan edildi. Yas süresince kamu kurumlarındaki çalışmaların durdurulduğu bildirildi.</p>

<h3>KATAR’I 1995-2013 YILLARINDA YÖNETTİ</h3>

<p>Şeyh Hamad bin Halife Al Sani, 1995-2013 yıllarında Katar Emiri olarak görev yaptı. Şeyh Hamad, 2013 yılında yönetimi oğlu Şeyh Temim bin Hamad Al Sani’ye devretti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SOSYAL MEDYA POSTU:</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, taziye ziyareti için Katar’a gitti.</p>

<p>Erdoğan, 74 yaşında hayatını kaybeden eski Katar Emiri Şeyh Hamad bin Halife Al Sani için düzenlenecek programlara katılacak.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dönüşüne kadar Cumhurbaşkanlığına Cevdet Yılmaz vekâlet edecek.</p>

<p>Vekâlet işlemine ilişkin tezkere Resmî Gazete’de yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-taziye-ziyareti-icin-katara-gitti</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/09/erdogan-45.jpg" type="image/jpeg" length="15840"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump, İran'a karşı ikinci savaşı başlattığını duyurdu]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/trump-irana-karsi-ikinci-savasi-baslattigini-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/trump-irana-karsi-ikinci-savasi-baslattigini-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik savaşın  7 Temmuz’da yeniden başladığını 10 Temmuz tarihli yazıyla Kongre’ye bildirdi. 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası kapsamında yapılan bildirim, tek başına savaş ilanı veya yeni bir askeri yetkilendirme anlamına gelmiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan Silahlı Kuvvetleri’nin İran’a yönelik saldırının yeniden başladığını Kongre’ye resmen bildirdi. Trump’ın 10 Temmuz tarihli mektubunda, askeri harekâtın 7 Temmuz’da başladığı belirtildi. Beyaz Saray tarafından Temsilciler Meclisi ve Senato liderliğine gönderilen bildirim, 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası kapsamındaki raporlama yükümlülüğü doğrultusunda hazırlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mektupta, Amerikan kuvvetlerinin İran’a karşı “savunma amaçlı saldırılar” düzenlediği ve operasyonlarda ABD kara birliklerinin yer almadığı bilgisine yer verildi. Trump, gerçekleştirilen saldırıları sınırlı ve ölçülü olarak nitelendirirken, Amerikan kuvvetlerinin gerekli görülmesi halinde yeni askeri faaliyetlerde bulunabilecek şekilde bölgede konuşlandırıldığını Kongre’ye aktardı.</p>

<h3>ASKERİ HAREKÂTIN 7 TEMMUZ’DA BAŞLADIĞI BİLDİRİLDİ</h3>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, 7 Temmuz’da İran’a yönelik yeni saldırılar düzenlendiğini açıklamıştı. Washington yönetimi, operasyonların Hürmüz Boğazı’ndan geçen üç ticari gemiye yönelik İran saldırılarına karşı gerçekleştirildiğini bildirmişti. Amerikan yönetimi, İran’ın eylemlerini ateşkesin ihlali ve uluslararası deniz taşımacılığına yönelik tehdit olarak gerekçelendirdi.</p>

<p>ABD’nin sonraki saldırılarında İran’a ait hava savunma sistemleri, füze ve insansız hava aracı unsurları ile deniz kuvvetlerine bağlı tesisler hedef alındı. İran ise ABD’nin bölgedeki askeri varlıklarına ve bazı Körfez ülkelerindeki hedeflere füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık verdi.</p>

<h3>DENİZ ABLUKASI YENİDEN UYGULAMAYA KONULDU</h3>

<p>Trump, askeri operasyonların yeniden başlamasının ardından İran’a yönelik deniz ablukasının da tekrar uygulanacağını açıkladı. ABD yönetimi, uygulamanın İran gemileri ile İran bağlantılı deniz taşımacılığını kapsayacağını, diğer ülkelere ait gemilerin ise denetim şartıyla Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapabileceğini bildirdi.</p>

<p>Washington yönetimi, kararın İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma girişimi, ticari gemilere yönelik saldırılar ve bölgedeki ABD çıkarları ile müttefik ülkelere yönelen eylemler sonrasında alındığını belirtti. İran yönetimi ise Hürmüz Boğazı üzerindeki yetki iddiasını sürdürerek ABD’nin bölgedeki askeri faaliyetlerine karşılık vereceğini açıkladı.</p>

<h3>BİLDİRİM YENİ BİR ASKERİ YETKİ ANLAMINA GELMİYOR</h3>

<p>1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası’na göre ABD Başkanı, Amerikan Silahlı Kuvvetleri’ni fiili çatışmaya veya çatışmaya girme ihtimalinin açık olduğu bir duruma sevk etmesinin ardından 48 saat içinde Kongre’ye yazılı bildirim sunmakla yükümlü bulunuyor. Bildirimde operasyonun şartları, anayasal ve yasal dayanağı ile tahmini kapsamı ve süresinin açıklanması gerekiyor.</p>

<p>Kongre’ye gönderilen mektup, ABD’nin İran’a resmen savaş ilan ettiği veya Kongre’nin yeni bir askeri yetki verdiği anlamına gelmiyor. Bildirim, Başkan’ın yasada yer alan raporlama yükümlülüğünü yerine getirdiğini gösteriyor. Savaş ilan etme ve askeri güç kullanımına özel yetki verme yetkileri Kongre’de bulunmaya devam ediyor.</p>

<h3>YASADA 60 GÜNLÜK SÜRE ÖNGÖRÜLÜYOR</h3>

<p>Savaş Yetkileri Yasası, Kongre’ye sunulan veya sunulması gereken bildirimden sonra Amerikan kuvvetlerinin kullanımının 60 takvim günü içinde sona erdirilmesini öngörüyor. Sürenin devam edebilmesi için Kongre’nin savaş ilan etmesi, askeri operasyonlara özel yetki vermesi veya yasal süreyi uzatması gerekiyor. Başkan, askerlerin güvenli biçimde çekilmesi için kaçınılmaz bir askeri zorunluluk bulunduğunu Kongre’ye bildirmesi halinde süreyi en fazla 30 gün daha uzatabiliyor.</p>

<p>Yasada yer alan 60 günlük dönem, Başkan’a otomatik olarak yeni bir askeri yetki vermiyor. Düzenleme, Kongre’nin onayı olmadan sürdürülen askeri faaliyetlerin sona erdirilmesine ilişkin takvimi belirliyor ve Kongre’nin anayasal denetim yetkisini ortadan kaldırmıyor.</p>

<h3>KONGRE DAHA ÖNCE İRAN OPERASYONLARINA KARŞI KARAR ALMIŞTI</h3>

<p>ABD Temsilciler Meclisi ve Senatosu, Haziran ayında Trump yönetiminin İran’a yönelik askeri faaliyetlerini durdurmasını isteyen bir Savaş Yetkileri Kararı’nı kabul etmişti. Temsilciler Meclisi’ndeki oylamada karar 215’e karşı 208 oyla, Senato’daki oylamada ise 50’ye karşı 48 oyla kabul edilmişti. Karar, Kongre’nin savaş ilanı veya özel bir askeri yetkilendirmesi bulunmadığı sürece Amerikan kuvvetlerinin İran’a yönelik çatışmalardan çekilmesini öngörüyordu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/trump-irana-karsi-ikinci-savasi-baslattigini-duyurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 01:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/iran-abd-saldirilari-4.jpg" type="image/jpeg" length="50983"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump’tan Hürmüz Boğazı açıklaması: Ablukayı yeniden başlatacağız]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/trumptan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-ablukayi-yeniden-baslatacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/trumptan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-ablukayi-yeniden-baslatacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini ABD’nin üstleneceğini ve taşınan yüklerden yüzde 20 oranında ödeme alınacağını açıkladı. İran Silahlı Kuvvetleri ise ABD’nin boğazın yönetimine dahil olmasına izin verilmeyeceğini bildirerek bölge ülkelerine uyarıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Fox News kanalında yayımlanan “Fox &amp; Friends” programına telefonla bağlanarak İran ile ilişkiler, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ve bölgedeki askeri gelişmeler hakkında açıklamalarda bulundu. İran yönetimiyle daha önce bir anlaşmaya vardıklarını ancak söz konusu anlaşmanın Tahran tarafından bozulduğunu ileri süren Trump, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ve güvenliğini üstleneceğini söyledi.</p>

<p>Trump, televizyon programındaki açıklamalarının ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Hürmüz Boğazı’na yönelik ablukanın yeniden başlatılacağını duyurdu. ABD’nin boğazdan geçen ticari yüklerin güvenliğini sağlayacağını belirten Trump, yürütülecek güvenlik faaliyeti karşılığında ücret alınacağını bildirdi.</p>

<h3>“BOĞAZIN KORUYUCUSU OLACAĞIZ”</h3>

<p>ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda doğrudan sorumluluk üstleneceğini açıklayan Trump, “Hürmüz Boğazı’nı alıyoruz. Kontrol bizde olacak. Boğazın koruyucusu olacağız.” ifadelerini kullandı. Trump, ABD’nin bölgedeki ticari gemi trafiğinin güvenliğini sağlayacağını ve boğaz üzerindeki denetimini artıracağını belirtti.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’na yönelik ablukanın yeniden başlatılacağını kaydeden Trump, söz konusu uygulamanın kapsamı ve nasıl yürütüleceğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Açıklamalar, ABD ile İran arasında askeri ve siyasi gerilimin yeniden yükseldiği bir dönemde geldi.</p>

<h3>TAŞINAN YÜKLERDEN YÜZDE 20 ÖDEME ALINACAK</h3>

<p>Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanmasının bir bedeli olması gerektiğini savunan Trump, ABD’nin yürütülecek faaliyetler karşılığında ücret talep edeceğini açıkladı. Trump, “Hürmüz Boğazı’nda güvenliği sağladığımız için ücret alacağız.” dedi.</p>

<p>ABD Başkanı, boğazdan taşınan tüm yükler üzerinden yüzde 20 oranında ödeme alınacağını bildirdi. Uygulamanın hangi ülkeleri, şirketleri ve yük türlerini kapsayacağına ilişkin detay vermeyen Trump, güvenlik hizmetinin finansmanının boğazı kullanan taraflarca karşılanacağını ifade etti.</p>

<h3>İRAN’I ANLAŞMAYI BOZMAKLA SUÇLADI</h3>

<p>İran yönetimine yönelik eleştirilerini sürdüren Trump, Washington ile Tahran arasında daha önce bir anlaşma yapıldığını ancak İran’ın söz konusu anlaşmaya uymadığını ileri sürdü. Anlaşmanın içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşmayan Trump, İran’ın tutumunun ardından Hürmüz Boğazı konusunda yeni adımlar atma kararı aldıklarını söyledi.</p>

<p>ABD Başkanı’nın açıklamaları, tarafların bölgedeki askeri faaliyetlere ilişkin karşılıklı suçlamalarda bulunduğu ve Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiğinin gerilediği bir süreçte yapıldı.</p>

<h3>İRAN’DAN ABD’YE UYARI</h3>

<p>İran Silahlı Kuvvetleri, Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın kontrolünün ABD tarafından ele alınacağına ilişkin açıklamalarına yanıt verdi. Tahran yönetimi tarafından yapılan açıklamada, ABD’nin boğazın yönetimine dahil olmasına izin verilmeyeceği bildirildi.</p>

<p>Açıklamada, “ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın yönetimine dahil olmasına izin vermeyeceğiz. ABD ile iş birliği yapan bölge ülkeleri İran’a savaş açmış sayılacak.” ifadelerine yer verildi. İran, ABD’nin bölgedeki olası girişimlerine destek verecek ülkelerin çatışmanın tarafı olarak değerlendirileceğini duyurdu.</p>

<h3>“ÇATIŞMA BÖLGE ÜLKELERİNE YAYILACAK”</h3>

<p>İran Silahlı Kuvvetlerinin açıklamasında, yaşanabilecek bir çatışmanın yalnızca Hürmüz Boğazı ve İran ile sınırlı kalmayacağı ileri sürüldü. Gerilimin genişlemesi halinde bölgedeki tüm ülkelerin etkilenebileceği belirtilerek sorumluluğun ABD ve müttefiklerine ait olacağı savunuldu.</p>

<p>Tahran’dan yapılan açıklamada, “Çatışma bölgedeki tüm ülkelere yayılacak. Bunun sorumluluğu ABD ve müttefiklerine aittir.” denildi. İran Devrim Muhafızları da Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrollerinin devam ettiğini belirterek, “Hürmüz’ü kontrol altında tutmayı sürdürüyoruz.” açıklamasını yaptı.</p>

<h3>TANKER TRAFİĞİ SON İKİ AYIN EN DÜŞÜK SEVİYESİNDE</h3>

<p>ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden tırmanması ve bölgedeki gemilere yönelik saldırılar, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol ve doğal gaz tankerlerinin hareketliliğini etkiledi. Boğazdan geçen tanker sayısında son bir günde sert düşüş yaşandığı belirtildi.</p>

<p>Mevcut takip bilgilerine göre petrol ve doğal gaz tankeri trafiği 25 Mayıs’tan bu yana en düşük seviyesine geriledi. Tanker hareketliliğinin son iki ayın en düşük düzeyinde olduğu kaydedilirken saldırılar ve karşılıklı açıklamalar nedeniyle ticari gemi trafiğindeki belirsizlik devam etti.</p>

<h3>CENTCOM İRAN’DAKİ HEDEFLERİN VURULDUĞUNU AÇIKLADI</h3>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, Amerikan güçlerinin pazar günü İran’a yönelik yeni bir saldırı dalgası düzenlediğini açıkladı. CENTCOM’un açıklamasında, İran’ın farklı bölgelerinde bulunan onlarca hedefin hassas mühimmat kullanılarak vurulduğu bildirildi.</p>

<p>Saldırılarda hedef alınan noktaların konumu, niteliği ve meydana gelen hasara ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. ABD’nin operasyon açıklaması, Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın kontrolü ve ablukanın yeniden başlatılmasına ilişkin sözleriyle aynı dönemde gündeme geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BOĞAZIN DURUMUNA İLİŞKİN ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR</h3>

<p>ABD ve İran, Hürmüz Boğazı’nın ticari gemi trafiğine açık olup olmadığı konusunda farklı açıklamalarda bulundu. Trump, boğazın ticari gemilerin geçişine açık olduğunu söylerken İran yönetimi boğazın kapatıldığını duyurdu.</p>

<p>İran’ın açıklaması, daha önce onaylanmayan bir rotada ilerlediği belirtilen bir geminin vurulmasının ardından yapıldı. Tarafların birbiriyle çelişen açıklamaları sürerken bölgedeki gemi ve tanker trafiğindeki düşüş devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/trumptan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-ablukayi-yeniden-baslatacagiz</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 19:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/trump-donald-1.jpg" type="image/jpeg" length="38572"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'den Venezuela'ya 30 ton insani yardım]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/turkiyeden-venezuelaya-30-ton-insani-yardim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/turkiyeden-venezuelaya-30-ton-insani-yardim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin, 24 Haziran’da 39 saniye arayla meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen Venezuela’ya gönderdiği 30 ton insani yardım malzemesi Simon Bolivar Havalimanı’na ulaştı. Yardım sevkiyatında 275 büyük çadır, çadır kent ekipmanları ile yaklaşık 7 ton tıbbi malzeme ve ilaç yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye tarafından, 24 Haziran’da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki iki depremin meydana geldiği Venezuela’ya gönderilen 30 ton insani yardım malzemesi başkent Caracas yakınlarındaki Simon Bolivar Havalimanı’na ulaştı. Uçaklarla taşınan yardım malzemeleri, Türkiye’nin Caracas Büyükelçisi Naci Aydan Karamanoğlu ile Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil tarafından karşılandı.</p>

<p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda hazırlanan sevkiyatta, depremzedelerin barınma ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik malzemelere yer verildi. Yardımların, afetin etkili olduğu bölgelerde kurulacak geçici yaşam alanlarında ve sağlık hizmetlerinde kullanılması planlandı.</p>

<h3>275 BÜYÜK ÇADIR VENEZUELA’YA ULAŞTIRILDI</h3>

<p>Türkiye’nin Caracas Büyükelçisi Naci Aydan Karamanoğlu, havalimanında yaptığı açıklamada, Türkiye’den gönderilen yardım malzemelerinin içeriğine ilişkin bilgi verdi. Karamanoğlu, AFAD tarafından hazırlanan sevkiyatta 275 büyük çadırın bulunduğunu belirterek, çadır kentlerin kurulabilmesi için gerekli ekipmanların da Venezuela’ya ulaştırıldığını söyledi.</p>

<p>Karamanoğlu, yardım malzemeleri arasında yaklaşık 7 ton tıbbi malzeme ve ilacın da yer aldığını ifade etti. Sevkiyatın toplam ağırlığının 30 tona ulaştığını aktaran Karamanoğlu, malzemelerin depremden etkilenen bölgelerdeki ihtiyaç sahiplerine dağıtılacağını bildirdi.</p>

<h3>TÜRK ARAMA KURTARMA EKİPLERİ İKİ HAFTA ÇALIŞTI</h3>

<p>Büyükelçi Karamanoğlu, depremlerin ardından Venezuela’ya giden Türk arama kurtarma ekiplerinin iki hafta boyunca görev yaptığını belirtti. Ekiplerin afet bölgelerindeki çalışmalara katıldığını kaydeden Karamanoğlu, Türk personelin sahada özverili bir çalışma yürüttüğünü dile getirdi.</p>

<p>Türkiye’nin afetin ilk günlerinden itibaren Venezuela ile dayanışma içinde olduğunu vurgulayan Karamanoğlu, arama kurtarma faaliyetlerinin ardından insani yardım sevkiyatlarının sürdürüldüğünü aktardı. Depremzedelerin barınma, sağlık ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik desteğin devam edeceğini belirtti.</p>

<h3>AFAD, TİKA VE TÜRK KIZILAY DAHA ÖNCE DE YARDIM GÖNDERDİ</h3>

<p>Karamanoğlu, Türkiye’nin Venezuela’ya yönelik yardım çalışmalarının son sevkiyatla sınırlı olmadığını ifade etti. AFAD, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Türk Kızılay aracılığıyla daha önce de insani yardım desteği sağlandığını hatırlattı.</p>

<p>Son sevkiyatla yardım çalışmalarına yeni bir aşama eklendiğini söyleyen Karamanoğlu, Türkiye’nin Venezuela halkına yönelik desteğinin süreceğini bildirdi. Karamanoğlu, Türkiye’nin afetin sonuçlarının giderilmesi sürecinde Venezuela halkının yanında olmaya devam edeceğini kaydetti.</p>

<h3>VENEZUELA’DAN TÜRKİYE’YE TEŞEKKÜR</h3>

<p>Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil, Türkiye’nin gönderdiği yardımların ülkesindeki depremzedeler açısından önemli olduğunu belirtti. Türk halkının Venezuela ile gösterdiği dayanışmanın büyük anlam taşıdığını ifade eden Gil, destek nedeniyle Türkiye’ye teşekkür etti.</p>

<p>Gil, Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Türk hükümetine ve Türk halkına teşekkürlerini iletti. Türkiye’nin Caracas Büyükelçisi Naci Aydan Karamanoğlu ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a da teşekkür eden Gil, depremlerin ilk saatlerinden itibaren Türk makamlarıyla sürekli iletişim halinde olduklarını söyledi.</p>

<h3>DEPREMLER 39 SANİYE ARAYLA MEYDANA GELDİ</h3>

<p>Venezuela, 24 Haziran’da 39 saniye arayla meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki iki depremle sarsıldı. Depremlerin ardından etkilenen bölgelerde arama kurtarma, barınma ve sağlık çalışmaları başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye, afetin ardından arama kurtarma ekiplerini Venezuela’ya gönderirken, insani yardım faaliyetlerini AFAD, TİKA ve Türk Kızılay aracılığıyla sürdürdü. Simon Bolivar Havalimanı’na ulaşan 30 tonluk son sevkiyatın, depremzedelerin acil ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ilgili bölgelere ulaştırılacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/turkiyeden-venezuelaya-30-ton-insani-yardim</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/venezuela-yardim-4-1.jpg" type="image/jpeg" length="15357"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye karşıtı Siyonist lobinin adamı Lindsey Graham öldü]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/turkiye-karsiti-siyonist-lobinin-adami-lindsey-graham-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/turkiye-karsiti-siyonist-lobinin-adami-lindsey-graham-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin Güney Carolina eyaletini Senato’da temsil eden Cumhuriyetçi Lindsey Graham, 71 yaşında hayatını kaybetti. Graham’ın ofisi, senatörün kısa süreli ve ani bir rahatsızlığın ardından öldüğünü açıklarken, Graham’ın son yurt dışı programı kapsamında ölümünden bir gün önce Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile Kiev’de görüştüğü bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD’nin Güney Carolina eyaletini Senato’da temsil eden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, 11 Temmuz Cumartesi akşamı 71 yaşında hayatını kaybetti. Graham’ın ofisinden yapılan açıklamada, uzun yıllardır ABD Kongresi’nde görev yapan senatörün “kısa süreli ve ani bir rahatsızlığın” ardından yaşamını yitirdiği belirtildi. Açıklamada rahatsızlığın niteliğine ilişkin ayrıntı paylaşılmazken, Graham’ın ailesinin mahremiyet talebinde bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>ABD basınında yer alan haberlerde, Graham’ın Washington’daki Capitol Hill bölgesinde bulunan evine göğüs ağrısı ve kalp durması ihbarı üzerine sağlık ekiplerinin sevk edildiği öne sürüldü. Hastaneye kaldırılan Graham’ın müdahalelere rağmen kurtarılamadığı bildirildi. Graham’ın ofisi ise ölüm nedenini resmi olarak açıklamadı ve yalnızca senatörün ani bir rahatsızlığın ardından hayatını kaybettiğini duyurdu.</p>

<h3>SON YURT DIŞI PROGRAMI UKRAYNA OLDU</h3>

<p>Graham’ın ölümünden önce katıldığı son resmi yurt dışı programı Ukrayna ziyareti oldu. Cumhuriyetçi senatör, 10 Temmuz’da başkent Kiev’de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile bir araya geldi. Görüşmede Ukrayna’nın hava savunma ihtiyaçları, Rusya’ya karşı hazırlanmakta olan yeni yaptırım düzenlemesi ve savaşın seyri ele alındı.</p>

<p>Reuters tarafından yayımlanan görüntülerde, Graham’ın Zelenski ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Kiev’de basın mensuplarına açıklamalarda bulunduğu görüldü. Graham, Çin yönetiminin Rusya üzerindeki ekonomik ve siyasi etkisini kullanmasının savaşın sona erdirilmesi bakımından önemli olduğunu savundu. Pekin’in Moskova’yı müzakere masasına yönlendirebilecek ülkelerden biri olduğunu belirten Graham, Rusya üzerindeki baskının artırılması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Graham, Ukrayna ziyareti sırasında Rus petrolü ve diğer enerji ürünlerini satın alan ülkelere yönelik yaptırımlar öngören yasa tasarısı konusunda Donald Trump yönetimiyle anlaşmaya varıldığını da açıkladı. Graham’ın ofisinin 10 Temmuz tarihli duyurusunda, Demokrat ve Cumhuriyetçi senatörlerin Trump yönetimiyle Rusya’ya yönelik yaptırım düzenlemesi konusunda uzlaşmaya vardığı belirtildi.</p>

<h3>TRUMP’IN KONGREDEKİ YAKIN MÜTTEFİKLERİ ARASINDA YER ALDI</h3>

<p>Lindsey Graham, 2003 yılından itibaren Güney Carolina eyaletini ABD Senatosu’nda temsil etti. Savunma, dış politika ve ulusal güvenlik konularındaki çalışmalarıyla öne çıkan Graham, Senato Yargı Komitesi ile Senato Bütçe Komitesi dahil olmak üzere Kongrenin önemli komitelerinde başkanlık görevleri üstlendi. Ölümünden önce Senato Bütçe Komitesi Başkanı olarak görev yapan Graham, kasım ayında düzenlenmesi planlanan seçimlerde beşinci dönem için yeniden aday olmaya hazırlanıyordu.</p>

<p>Graham, 2016’daki Cumhuriyetçi Parti başkanlık adaylığı sürecinde Donald Trump’a yönelik sert eleştirilerde bulundu. Seçimlerin ardından siyasi tutumunu değiştiren Graham, sonraki yıllarda Trump’ın Kongredeki en güçlü destekçileri arasında yer aldı. Trump’ın başkanlığı döneminde dış politika, yargı atamaları ve azil süreçleri gibi başlıklarda yönetime destek veren Graham, Trump’a dış politika konularında görüş bildiren isimlerden biri oldu.</p>

<h3>İRAN VE İSRAİL POLİTİKALARINDA SERT TUTUM BENİMSEDİ</h3>

<p>Graham, ABD Senatosu’nda İran’a karşı daha sert siyasi, ekonomik ve askerî tedbirlerin uygulanmasını savunan isimler arasında bulunuyordu. İsrail’in İran’a yönelik askerî operasyonlarına destek veren Graham, Washington yönetiminin Tahran’ın nükleer programı ve bölgedeki faaliyetleri karşısında daha kapsamlı adımlar atmasını istiyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail yönetimine verdiği destekle de tanınan Graham, ABD’nin İsrail’e yönelik askerî ve siyasi desteğinin sürdürülmesini savundu. Graham’ın ölümünün ardından İsrailli yetkililer ile ABD’den ve farklı ülkelerden çok sayıda siyasetçi taziye mesajı yayımladı.</p>

<h3>UKRAYNA’YA ASKERÎ DESTEĞİN ARTIRILMASINI SAVUNDU</h3>

<p>Graham, Rusya-Ukrayna Savaşı boyunca Kiev yönetimine sağlanan ABD askerî desteğinin artırılmasını isteyen senatörlerin başında yer aldı. Rusya’ya karşı daha ağır yaptırımlar uygulanmasını savunan Graham, Moskova’nın enerji gelirlerinin sınırlandırılmasına yönelik düzenlemeler üzerinde çalıştı.</p>

<p>Cumhuriyetçi senatör, Rus petrolü, doğal gazı ve diğer enerji ürünlerini satın alan ülkelere yüksek oranlı gümrük vergileri uygulanmasını öngören iki partili yaptırım tasarısının hazırlanmasında rol aldı. Graham, söz konusu düzenlemenin Rusya’nın savaş finansmanını sınırlandırmayı amaçladığını belirtti.</p>

<h3>LINDSEY GRAHAM KİMDİR?</h3>

<p>Lindsey Olin Graham, 9 Temmuz 1955’te ABD’nin Güney Carolina eyaletinde doğdu. Hukuk eğitiminin ardından ABD Hava Kuvvetlerinde hukuk subayı olarak görev yapan Graham, askerî kariyeri sırasında savcılık ve hâkimlik görevlerinde bulundu. Graham, daha sonra ABD Hava Kuvvetleri Rezerv Komutanlığındaki hizmetini sürdürdü.</p>

<p>Siyasi kariyerine Güney Carolina Temsilciler Meclisinde başlayan Graham, 1995-2003 yılları arasında ABD Temsilciler Meclisinde görev yaptı. 2002’de Senatoya seçilen Graham, görevine 2003 yılında başladı ve ölümüne kadar Güney Carolina’yı Senatoda temsil etti.</p>

<p>Graham, dış politika ve ulusal güvenlik alanlarında askerî güç kullanımını destekleyen yaklaşımı nedeniyle ABD siyasetinde “şahin” olarak nitelendirilen isimler arasında gösterildi. Senatodaki kariyerinin ilk dönemlerinde John McCain ve Joe Lieberman ile birlikte dış politika çalışmalarına katılan Graham, ilerleyen yıllarda Cumhuriyetçi Parti içindeki etkili senatörlerden biri haline geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/turkiye-karsiti-siyonist-lobinin-adami-lindsey-graham-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/lindsey-graham-44.jpg" type="image/jpeg" length="77777"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan: Türkiye ile İsrail'in çatışması için bir neden yok]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-turkiye-ile-israilin-catismasi-icin-bir-neden-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-turkiye-ile-israilin-catismasi-icin-bir-neden-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye ile İsrail arasında açık bir çatışma yaşanması için hiçbir neden bulunmadığını söyledi. İsrail hükümetinin politikalarını bölge ve uluslararası güvenlik açısından tehdit olarak nitelendiren Fidan, Suriye ve Gazze’deki gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilim, İran’ın bölgesel adımları, Suriye’deki gelişmeler ve Gazze’deki insani durum hakkında açıklamalarda bulundu. Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin ardından “On the Record with Hadley Gamble” programına özel röportaj veren Fidan, bölgedeki tarafların ateşkesin sürmesini ve bir barış anlaşmasına ilerlenmesini istediğini belirtti.</p>

<p>İran’ın son dönemde attığı adımları “misilleme” olarak nitelendiren Fidan, yaşanan gerilimin iletişim eksikliğinden kaynaklandığına inandığını söyledi. Fidan, tarafların çatışmanın devam etmesi yerine ateşkesi korumaya ve diplomatik süreci ilerletmeye yönelik bir iradeye sahip olduğunu ifade etti.</p>

<h3>İRAN’IN ADIMLARINI “MİSİLLEME” OLARAK NİTELENDİRDİ</h3>

<p>Bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, İran’ın attığı son adımların karşılık verme amacı taşıdığını belirtti. Gerilimin temelinde taraflar arasındaki iletişim eksikliğinin bulunduğunu düşündüğünü aktaran Fidan, mevcut ateşkesin devam ettirilmesinin önemine dikkati çekti.</p>

<p>Fidan, “Her iki taraf da gerçekten ateşkesin devam etmesini ve barış anlaşmasına doğru ilerlemeyi istiyor.” ifadelerini kullandı. Tarafların diplomatik kanalları açık tutmasının bölgedeki gerilimin azaltılması açısından belirleyici olduğunu kaydetti.</p>

<h3>“SORUNUMUZ İSRAİL İLE DEĞİL, POLİTİKALARIYLA”</h3>

<p>İsrail ile yaşanan gerilime ilişkin konuşan Fidan, Türkiye’nin sorununun İsrail halkıyla değil, İsrail hükümetinin izlediği politikalarla ilgili olduğunu belirtti. İsrail’de yaklaşan seçimler öncesinde Başbakan Binyamin Netanyahu ve siyasi destekçilerinin dış düşman söylemine ihtiyaç duyduğunu savunan Fidan, mevcut politikaların tüm bölge üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>İsrail’de iktidar ve muhalefette yer alan bazı isimlerden benzer açıklamalar geldiğini belirten Fidan, bütün siyasi aktörlerin aynı yaklaşımı paylaşmadığını söyledi. İsrail’de sağduyulu ve stratejik bakış açısına sahip isimlerin bulunduğunu kaydeden Fidan, “Allah’a şükür ki tüm muhalefet isimleri bu şekilde değil. İsrail’de hâlâ aklı başında olan, bilge ve stratejik akla sahip iyi insanlar var. Herkes Netanyahu ve çevresindekiler gibi değil.” dedi.</p>

<h3>NETANYAHU HÜKÜMETİNE YÖNELİK ELEŞTİRİ</h3>

<p>Netanyahu hükümetinin politikalarının yalnızca Türkiye açısından sorun oluşturmadığını söyleyen Fidan, söz konusu yaklaşımın İsrail’in kendisi, bölge ülkeleri ve uluslararası güvenlik bakımından da risk taşıdığını belirtti.</p>

<p>Fidan, “Netanyahu hükümetinin politikaları yalnızca bizim için sorun değil. Onun politikaları ve hükümeti İsrail için bir yük, bölge için bir yük, uluslararası güvenlik için de bir yük ve tehdit.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>“AÇIK ÇATIŞMA İÇİN HİÇBİR NEDEN YOK”</h3>

<p>Türkiye ile İsrail arasında doğrudan ve açık bir çatışma yaşanma ihtimaline ilişkin soruyu yanıtlayan Fidan, böyle bir çatışmanın meydana gelmesi için herhangi bir neden bulunmadığını söyledi.</p>

<p>Fidan, “Açık bir çatışma yaşanması için hiçbir neden yok.” dedi. Türkiye’nin yaklaşımının İsrail devletiyle çatışmak yerine, bölgesel istikrarı tehdit eden politikalara karşı çıkmak olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>AVRUPALI LİDERLERİN YAKLAŞIMI</h3>

<p>Avrupalı liderlerin İsrail hükümetinin izlediği politikaların oluşturduğu tehlikeyi görmeye başladığını belirten Fidan, Avrupa ülkelerinin söz konusu sorunla nasıl mücadele edeceklerine ilişkin henüz somut bir yöntem geliştiremediğini söyledi.</p>

<p>Fidan, bölgedeki gelişmelerin ve özellikle Suriye’de sağlanan ilerlemeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik girişimlerin mevcut durumu değiştirebileceği uyarısında bulundu. İsrail’in bölgeye yönelik politikalarının Avrupa ülkeleri tarafından daha yakından takip edildiğini aktardı.</p>

<h3>SURİYE’DEKİ GELİŞMELERE İLİŞKİN UYARI</h3>

<p>Suriye’de istikrarın sağlanmasının bölgesel güvenlik açısından önem taşıdığını belirten Fidan, İsrail’in güçlü, istikrarlı ve kalkınan bir Suriye isteyip istemediği konusunda şüpheleri bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Fidan, “İsrail’in istikrarlı, iyi, güçlü, gelişen ve kalkınan bir Suriye görmek isteyip istemediğinden emin değiliz.” ifadelerini kullandı. Suriye’deki yeni yönetimin istikrarsızlaştırılmasına yönelik girişimlerin bölgesel dengeleri olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.</p>

<h3>“İSRAİL HÜKÜMETİ ŞAM YÖNETİMİNİ İSTİKRARSIZLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR”</h3>

<p>İsrail hükümetinin Şam’daki yeni yönetimi istikrarsızlaştırmaya çalışıp çalışmadığına ilişkin soruya yanıt veren Fidan, İsrail’in geçmişte ve günümüzde bölge ülkelerine yönelik izlediği tutuma işaret etti.</p>

<p>Fidan, “İsrail hükümetinin bölge ülkelerine yönelik geçmiş ve mevcut tutum kalıplarına baktığınızda, evet.” değerlendirmesinde bulundu. İsrail’in Suriye’ye yönelik yaklaşımının bölgesel istikrar hedefleriyle uyumlu olmadığını belirtti.</p>

<h3>GAZZE İÇİN “BARIŞ KURULU” DEĞERLENDİRMESİ</h3>

<p>Gazze’deki gelişmelere değinen Fidan, ABD Başkanı Donald Trump tarafından desteklenen “Barış Kurulu”nun çatışmaların ve kitlesel ölümlerin durdurulmasında etkili olduğunu söyledi. Kurulun insani yardım, barınma ve ilaç temini konusunda verdiği taahhütlerin ise henüz tam olarak yerine getirilemediğini ifade etti.</p>

<p>Fidan, “Planın kendisinin vadettiği sonuçlara, özellikle insanların yeterli insani yardım, barınma ve ilaca ulaşıp ulaşmadığına baktığımızda, bu kısımda planın henüz tam anlamıyla başarılı olmadığını düşünüyorum.” dedi.</p>

<h3>GAZZE’YE YARDIM İÇİN ULUSLARARASI BASKI ÇAĞRISI</h3>

<p>Körfez bölgesindeki savaş nedeniyle uluslararası kamuoyunun dikkatinin Gazze’den başka alanlara kaydığını belirten Fidan, Filistinlilerin daha fazla insani yardıma ulaşabilmesi için İsrail üzerindeki baskının artırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Fidan, “Filistinlilerin daha fazla uluslararası insani yardıma ulaşabilmesi için İsrail üzerinde baskı kurulması konusunda uluslararası toplumdan daha fazla baskı görmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı. Gazze’de barınma, ilaç ve temel ihtiyaçlara erişimde yaşanan sorunların devam ettiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-turkiye-ile-israilin-catismasi-icin-bir-neden-yok</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/11/hakan-fidan-45.jpg" type="image/jpeg" length="90484"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Srebrenitsa mesajı: Asla unutmayacağız]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-srebrenitsa-mesaji-asla-unutmayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-srebrenitsa-mesaji-asla-unutmayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yılında katledilen Boşnakları andı. Erdoğan, “Srebrenitsa’yı asla unutmayacağız.” ifadelerini kullanırken, devlet ve siyaset dünyasından da art arda anma mesajları yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yılı dolayısıyla sosyal medya hesabından anma mesajı yayımladı. Katliamda hayatını kaybeden Boşnakları rahmetle andığını belirten Erdoğan, kurbanların aileleri ve yakınları için sabır dileğinde bulundu.</p>

<p>Erdoğan, paylaşımında Srebrenitsa’nın tarihin gördüğü en vahşi soykırımlardan biri olduğunu vurguladı. Katledilenlerin hatıralarının yaşatılacağını belirten Erdoğan, soykırımın unutulmayacağını ifade etti.</p>

<h3>ERDOĞAN: SREBRENİTSA’YI ASLA UNUTMAYACAĞIZ</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yılına ilişkin mesajında, “Tarihin gördüğü en vahşi soykırımlardan biri olan Srebrenitsa’nın 31. yılında, katledilen tüm Boşnak kardeşlerimizi rahmetle ve hüzünle yâd ediyorum. Şehitlerimizin aziz hatıralarını saygıyla anıyor, ailelerine ve yakınlarına sabır niyaz ediyorum. Srebrenitsa’yı asla unutmayacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Erdoğan’ın paylaşımının ardından Ankara’dan da Srebrenitsa’da katledilenleri anan mesajlar yayımlandı. Mesajlarda soykırım kurbanlarının hatıralarının yaşatılması, yaşananların gelecek nesillere aktarılması ve benzer acıların yeniden yaşanmaması gerektiği vurgulandı.</p>

<h3>EMİNE ERDOĞAN’DAN ANMA MESAJI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da sosyal medya hesabından Srebrenitsa Soykırımı’nın yıl dönümüne ilişkin paylaşım yaptı. Srebrenitsa’yı anmanın yalnızca yas tutmak anlamına gelmediğini belirten Emine Erdoğan, insanlığın aynı karanlığa yeniden sürüklenmemesi için vicdanın ayakta tutulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Emine Erdoğan, “Srebrenitsa’yı anmak, sadece yas tutmak değil; insanlığın bir daha aynı karanlığa sürüklenmemesi için vicdanı ayakta tutmaktır. Srebrenitsa Soykırımı’nın yıl dönümünde hayattan koparılan Boşnak kardeşlerimizi rahmetle anıyor, ailelerine ve sevdiklerine sabır diliyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>DURAN: HÜZNÜNÜ YÜREKTEN PAYLAŞIYORUM</h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Srebrenitsa Soykırımı’nın 8 binden fazla Boşnak Müslümanın hayatına mal olduğunu hatırlattı. Soykırımın aradan geçen 31 yıla rağmen vicdanlarda derin bir yara olmaya devam ettiğini belirten Duran, yaşananların insanlık onuruna karşı işlenen en ağır suçlardan biri olarak hafızalardaki yerini koruduğunu kaydetti.</p>

<p>Duran, “İnsanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak hafızalara kazınan Srebrenitsa Soykırımı, aradan geçen 31 yıla rağmen vicdanlarda derin bir yara olmaya devam etmektedir. Bu büyük trajedi, insanlık onuruna karşı işlenmiş en ağır suçlardan biri olarak hafızalardaki yerini korumaktadır. Srebrenitsa Soykırımı’nda katledilen kardeşlerimizi rahmetle yâd ediyor, Bosnalı kardeşlerimizin acısını ve hüznünü yürekten paylaşıyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN BARIŞ VE ADALET VURGUSU</h3>

<p>Türkiye’nin farklı coğrafyalarda yaşanan zulüm, haksızlık ve insani dramlar karşısında barışın, adaletin ve insan onurunun yanında durmayı sürdüreceğini belirten Duran, mazlumların sesi olma kararlılığının devam edeceğini bildirdi.</p>

<p>Duran, “Türkiye, Bosna Hersek’ten Kosova’ya, Kafkasya’dan Orta Doğu’ya, Gazze’den Afrika’ya kadar nerede zulüm, haksızlık ve insani dram yaşanıyorsa barışın, adaletin ve insan onurunun yanında durmayı, mazlumların sesi olmayı kararlılıkla sürdürecektir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi, ‘Daha adil bir dünya mümkündür.’ Bu anlayışla, insanlığın ortak vicdanını güçlendirmek ve kalıcı barışın tesisi için çalışmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3>KURTULMUŞ: SREBRENİTSA ORTAK ACIMIZDIR</h3>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş da Srebrenitsa Soykırımı’nın yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. Srebrenitsa’nın yalnızca Bosna Hersek’in değil, adaleti, merhameti ve insanlık onurunu savunan herkesin ortak acısı olduğunu belirten Kurtulmuş, katledilenlerin hatıralarının yaşatılacağını ifade etti.</p>

<p>Kurtulmuş, “Srebrenitsa, yalnızca Bosna Hersek’in değil, adalet, merhamet ve insanlık onurunu savunan herkesin ortak acısıdır. Bu büyük acıyı unutmayacak, Srebrenitsa’da şehit edilen kardeşlerimizin aziz hatırasını daima yaşatacağız.” açıklamasında bulundu.</p>

<h3>ÇELİK: SOYKIRIMI UNUTTURMAYACAĞIZ</h3>

<p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Srebrenitsa Soykırımı’nda hayatını kaybedenleri rahmetle andı. Soykırımın ve katledilenlerin unutulmaması gerektiğini belirten Çelik, yaşananların unutturulmasına izin verilmeyeceğini kaydetti.</p>

<p>Çelik, “Srebrenitsa Soykırımı’nda şehit edilen canlarımızı rahmetle anıyoruz. Bu soykırımı asla unutturmayacağız. Şehitlerimizi asla unutmayacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINDAN PAYLAŞIM</h3>

<p>Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan mesajda da Srebrenitsa’da yaşanan katliamın insanlık tarihine kara bir leke olarak kazındığı belirtildi. Bakanlığın paylaşımında Boşnakların yaşadığı acının paylaşıldığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, “Boşnak kardeşlerimizin acılarını yürekten paylaşıyoruz.” ifadelerine yer verildi. Soykırımda hayatını kaybedenlerin hatıralarının yaşatılmasının önemine dikkati çekildi.</p>

<h3>SOYKIRIMIN ÜZERİNDEN 31 YIL GEÇTİ</h3>

<p>İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa’da yaşanan en büyük soykırım olarak nitelendirilen Srebrenitsa katliamının üzerinden 31 yıl geçti. Bosna Hersek’in doğusundaki Srebrenitsa şehrinin 11 Temmuz 1995’te Ratko Mladic komutasındaki Sırp birlikleri tarafından ele geçirilmesinin ardından başlayan katliam, Boşnak halkının en derin acılarından biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.</p>

<p>Aradan geçen yıllara rağmen binden fazla soykırım kurbanının cenazesine halen ulaşılamadı. Kayıp kurbanların bulunamaması, Srebrenitsa’da yaşanan acının devam etmesinin başlıca nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.</p>

<h3>SREBRENİTSA’NIN İŞGALİYLE KATLİAM SÜRECİ BAŞLADI</h3>

<p>Ratko Mladic komutasındaki Sırp birlikleri, 11 Temmuz 1995’te Srebrenitsa’yı ele geçirdi. Şehirde yaşayan siviller, Birleşmiş Milletler bünyesinde bölgede görev yapan Hollandalı askerlere sığınarak hayatta kalmayı amaçladı ancak siviller daha sonra Sırp güçlerine teslim edildi.</p>

<p>Savaşın ardından yargılanan Ratko Mladic, aralarında Srebrenitsa Soykırımı’nın da bulunduğu çok sayıda savaş suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mladic’in şehrin ele geçirildiği gün yaptığı açıklamalarda kullandığı ifadeler, sonraki günlerde gerçekleştirilen katliamın habercisi olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3>EN AZ 8 BİN 372 BOŞNAK SİVİL KATLEDİLDİ</h3>

<p>Sırp birliklerinin Srebrenitsa’yı ele geçirmesinin ardından birkaç gün içerisinde en az 8 bin 372 Boşnak sivil katledildi. Çok sayıda kadın ve çocuk yaşadıkları yerlerden zorla çıkarılarak sürgün edildi.</p>

<p>Soykırımın ardından kurbanlar toplu mezarlara gömüldü ve cesetlerin kimliklerinin tespit edilmesini zorlaştırmak amacıyla bazı mezarlar daha sonra farklı bölgelere taşındı. Kayıp kurbanların bulunması ve kimliklerinin belirlenmesine yönelik çalışmalar yıllar boyunca devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-srebrenitsa-mesaji-asla-unutmayacagiz</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/cumhurbaskani-recep-tayyip-erdogan-44.jpg" type="image/jpeg" length="47557"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'da Lübnan Başbakanının ağırladı]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-istanbulda-lubnan-basbakaninin-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-istanbulda-lubnan-basbakaninin-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ile İstanbul’daki Vahdettin Köşkü’nde çalışma yemeğinde bir araya geldi. Türkiye-Lübnan ilişkileri ile bölgesel gelişmelerin ele alındığı görüşmede Erdoğan, Türkiye’nin Lübnan’ın güvenliği, huzuru ve istikrarı için desteğini sürdüreceğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam’ı İstanbul’daki Vahdettin Köşkü’nde kabul etti. Çalışma yemeği kapsamında gerçekleştirilen kabulde, Türkiye ile Lübnan arasındaki ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmeler ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>VAHDETTİN KÖŞKÜ’NDE RESMİ TÖREN</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan Başbakanı Selam’ı Vahdettin Köşkü’nde düzenlenen resmi törenle karşıladı. Karşılamanın ardından köşkün penceresinin önünde Selam ile sohbet eden Erdoğan, İstanbul’un bazı tarihi yapılarını gösterdi. İki lider daha sonra çalışma yemeğine ve ikili görüşmeye geçti.</p>

<h3>DIŞİŞLERİ BAKANI FİDAN DA GÖRÜŞMEDE YER ALDI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Lübnan Başbakanı Selam arasındaki görüşmede Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da hazır bulundu. Görüşmenin gündemini Türkiye-Lübnan ikili ilişkileri, diplomatik temasların artırılması ve bölgede yaşanan gelişmeler oluşturdu.</p>

<h3>TÜRKİYE-LÜBNAN İLİŞKİLERİ ELE ALINDI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kardeş ülke Lübnan ile ilişkilerine önem verdiğini belirterek iki ülke arasındaki diplomatik temasların sıklaştırılmasının faydalı olacağına inandığını ifade etti. Erdoğan, Türkiye ile Lübnan arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla azami gayret gösterdiğini kaydetti.</p>

<h3>LÜBNAN’A DESTEK MESAJI</h3>

<p>Türkiye’nin Lübnan’ın güvenliğinin sağlanması amacıyla yürüttüğü diplomatik girişimlerin devam ettiğini belirten Erdoğan, Lübnan’da güven, huzur ve istikrarın tesis edilmesine yönelik desteğin sürdürüleceğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin insani yardımlar dahil olmak üzere elinden gelen desteği vermeye devam edeceğini vurguladı.</p>

<h3>LÜBNAN-SURİYE İLİŞKİLERİ GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan ile Suriye arasında iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesinin bölge açısından faydalı olacağını dile getirdi. Görüşmede ayrıca iki ülke arasındaki işbirliğinin ilerletilmesine yönelik başlıklar değerlendirildi.</p>

<h3>EMİNE ERDOĞAN, SAHAR SELAM İLE GÖRÜŞTÜ</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam’ın eşi Sahar Selam ile İstanbul’da bir araya geldi. Emine Erdoğan, görüşmeye ilişkin NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, “Lübnan Başbakanı'nın değerli eşi Sahar Salam Hanımefendi'yi İstanbul'da ağırlamaktan memnuniyet duydum. Nazik ziyaretleri dolayısıyla kendilerine teşekkür ediyor, ülkelerimiz arasındaki dostluğun daim olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>GÖRÜŞMEYE İLİŞKİN FOTOĞRAF PAYLAŞILDI</h3>

<p>Emine Erdoğan’ın paylaşımında, Sahar Selam ile birlikte çektirdikleri fotoğrafa da yer verildi. Paylaşımda iki ülke arasındaki dostluğun sürdürülmesine yönelik temenni dile getirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-istanbulda-lubnan-basbakaninin-agirladi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 23:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/lubnan-basbakani-4.jpg" type="image/jpeg" length="40960"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump açıkladı: ABD ve İran tekrar görüşmelere başlıyor]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/trump-acikladi-abd-ve-iran-tekrar-gorusmelere-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/trump-acikladi-abd-ve-iran-tekrar-gorusmelere-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın müzakerelerin sürdürülmesi yönündeki talebini kabul ettiklerini ancak ateşkesin sona erdiğini Tahran yönetimine bildirdiklerini açıkladı. ABD ile koordinasyon içinde hareket eden Katarlı müzakerecilerin, gerilimin azaltılması ve diplomatik sürecin yeniden kurulması amacıyla Tahran’a gittiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Washington ile Tahran arasında kesintiye uğrayan müzakerelerin yeniden başlayacağını açıkladı. Trump, İran yönetiminin görüşmelere devam edilmesini talep ettiğini, ABD’nin söz konusu talebi kabul ettiğini ancak daha önce sağlanan ateşkesin artık geçerli olmadığını karşı tarafa açık şekilde ilettiklerini belirtti.</p>

<p>Trump’ın açıklaması, ABD ile İran arasında karşılıklı saldırıların yeniden başladığı ve diplomatik girişimlerin hızlandırıldığı bir dönemde geldi. Katar’dan bir müzakere heyetinin ABD ile koordinasyon halinde İran’a gittiği, görüşmelerde gerilimin düşürülmesi ve tarafların yeniden müzakere masasına dönmesini sağlayacak koşulların oluşturulmasının amaçlandığı bildirildi.</p>

<h3>TRUMP, İRAN’IN TALEBİNİ KABUL ETTİKLERİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran’ın görüşmelerin sürdürülmesi için ABD’ye başvurduğunu ifade etti. Washington yönetiminin müzakerelere devam edilmesi talebini kabul ettiğini aktaran Trump, ateşkesin sona erdiğine ilişkin kararın da İran tarafına bildirildiğini kaydetti.</p>

<p>ABD Başkanı’nın açıklaması, müzakere kanallarının tamamen kapanmadığını ancak taraflar arasındaki askerî çatışmaların sona ermesini sağlayan geçici düzenlemenin geçerliliğini yitirdiğini ortaya koydu. Trump, iki gün önce Ankara’daki NATO Zirvesi sırasında yaptığı açıklamada da İran ile sağlanan geçici mutabakatın sona erdiğini söylemişti.</p>

<h3>KATAR HEYETİ TAHRAN’A GİTTİ</h3>

<p>Trump’ın açıklamasından önce Katar, ABD ile İran arasındaki gerilimin azaltılması ve diplomatik diyaloğun yeniden kurulması amacıyla girişim başlattı. Katarlı müzakerecilerin İranlı yetkililerle görüşmek üzere Tahran’a gittiği ve ziyaretin doğrudan ABD ile koordinasyon içinde yürütüldüğü bildirildi.</p>

<p>Heyetin, taraflar arasındaki kopan temasları yeniden kurmayı, karşılıklı saldırıların daha geniş bir bölgesel çatışmaya dönüşmesini önlemeyi ve ilerleyen dönemde gerçekleştirilebilecek kapsamlı görüşmeler için diplomatik zemin hazırlamayı hedeflediği belirtildi. Katar, daha önce gerçekleştirilen dolaylı ABD-İran görüşmelerinde de arabulucu ülkeler arasında yer almıştı.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI GÖRÜŞMELERİN GÜNDEMİNDE</h3>

<p>ABD ile İran arasındaki diplomatik temasların önemli başlıklarından birini Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği ve güvenlik sorunları oluşturuyor. Bölgede ticari gemilere yönelik saldırılar ve karşılıklı askerî operasyonlar, tanker trafiğinin yavaşlamasına ve enerji taşımacılığına ilişkin güvenlik endişelerinin artmasına neden oldu.</p>

<p>Katar heyeti ile İranlı yetkililerin görüşmelerinde Hürmüz Boğazı’nın ticari gemi geçişlerine açık tutulması, bölgedeki askerî gerilimin düşürülmesi ve daha önce üzerinde çalışılan mutabakat hükümlerinin uygulanması için atılabilecek adımların ele alınması bekleniyor. Karşılıklı güven artırıcı önlemler de diplomatik temasların gündem maddeleri arasında bulunuyor.</p>

<h3>GEÇİCİ MUTABAKAT SONRASI GÖRÜŞMELER YAPILDI</h3>

<p>ABD ile İran, yaklaşık üç hafta önce çatışmaların durdurulması ve kalıcı bir anlaşma için müzakerelere başlanmasını öngören geçici bir mutabakata varmıştı. Düzenleme kapsamında tarafların nihai anlaşmaya ulaşmak amacıyla 60 günlük bir müzakere süreci yürütmesi planlanmıştı.</p>

<p>Taraflar daha sonra Doha’da dolaylı görüşmeler gerçekleştirdi ancak kalıcı bir anlaşma konusunda ilerleme sağlandığına ilişkin açıklama yapılmadı. Görüşmelerde Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, deniz taşımacılığının yeniden düzenlenmesi ve geçici anlaşmadaki hükümlerin uygulanması öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KARŞILIKLI SALDIRILAR ATEŞKESİ SARSTI</h3>

<p>Diplomatik girişimlere rağmen ABD ile İran arasındaki askerî gerilim yeniden yükseldi. ABD’nin İran’daki askerî hedeflere yönelik saldırılarının ardından İran güçleri de bölgedeki bazı ABD tesislerini hedef aldı. Karşılıklı operasyonlar, geçici ateşkes düzenlemesinin fiilen uygulanamaz hale gelmesine neden oldu.</p>

<p>Trump, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi sırasında ateşkesin sona erdiğini açıklayarak İran yönetimine yönelik sert ifadeler kullandı. ABD Başkanı, söz konusu açıklamasında müzakerelerin sürdürülebileceğini ancak görüşmelerin sonuç vereceğine ilişkin ciddi şüpheleri bulunduğunu dile getirdi.</p>

<h3>DİPLOMATİK KANALLAR AÇIK TUTULACAK</h3>

<p>Trump’ın son açıklamasıyla ABD’nin ateşkesin sona erdiği yönündeki tutumunu korurken İran ile müzakere kanallarını açık tutacağı bildirildi. Katar’ın yürüttüğü arabuluculuk girişiminin, taraflar arasında doğrudan olmayan temasların sürdürülmesinde temel rol üstlenmesi bekleniyor.</p>

<p>Görüşmelerin takvimi ve hangi düzeyde gerçekleştirileceğine ilişkin ayrıntılar henüz açıklanmadı. Tarafların öncelikle bölgedeki saldırıların azaltılması, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenliğin sağlanması ve daha kapsamlı müzakerelerin başlatılabilmesi için gerekli koşulları ele alacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/trump-acikladi-abd-ve-iran-tekrar-gorusmelere-basliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/trump-beyaz-saray-toplanti-44.jpg" type="image/jpeg" length="66695"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erhan Erken’den NATO değerlendirmesi: Türkiye’nin ittifaktaki konumu ve Ankara toplantısının anlamı]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/erhan-erkenden-nato-degerlendirmesi-turkiyenin-ittifaktaki-konumu-ve-ankara-toplantisinin-anlami</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/erhan-erkenden-nato-degerlendirmesi-turkiyenin-ittifaktaki-konumu-ve-ankara-toplantisinin-anlami" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Erhan Erken, kendi blog sayfasında yayımladığı yazıda NATO’nun kuruluş sürecini, Türkiye’nin ittifaka katılma nedenlerini, Soğuk Savaş sonrasında değişen güvenlik anlayışını ve Ankara’da düzenlenen toplantının taşıdığı anlamı ele aldı. Erken, Türkiye’nin coğrafi konumu, askerî kapasitesi ve bölgesel etkisi nedeniyle NATO açısından önemli bir aktör olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Erhan Erken, “NATO’nun Ankara Toplantısını Anlamaya Çalışırken” başlıklı yazısını kendi blog sayfasında yayımladı. Erken, 9 Temmuz’da İTO’da gerçekleştirilen olağan meclis toplantısının başlangıç bölümünde yaptığı konuşmayı yazılı hale getirdiğini belirterek NATO’nun kuruluşundan günümüze uzanan süreci, Türkiye’nin ittifaktaki yerini ve Ankara’daki NATO toplantısının anlamını değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>NATO’yu anlamanın yalnızca askerî bir örgütü tanımak anlamına gelmediğini ifade eden Erken, ittifakın son yaklaşık 75 yıllık dünya siyasetini, uluslararası güç dengelerini ve Türkiye’nin dış politika tercihlerini anlamak bakımından da önem taşıdığını kaydetti. Yazıda NATO’nun neden kurulduğu, Türkiye’nin ittifaka hangi gerekçelerle katıldığı, Soğuk Savaş’ın sona ermesine rağmen örgütün neden varlığını sürdürdüğü ve Türkiye-NATO ilişkilerinin günümüzde nasıl okunması gerektiği sorularına yer verildi.</p>

<h3>NATO’NUN KURULUŞ SÜRECİNİ ANLATTI</h3>

<p>Erhan Erken, NATO’nun 4 Nisan 1949’da İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan yeni dünya düzeninin önemli unsurlarından biri olarak kurulduğunu aktardı. Savaşın Avrupa’yı büyük ölçüde yıktığını, aynı dönemde Sovyetler Birliği’nin Doğu Avrupa’daki nüfuz alanını genişletmeye başladığını belirten Erken, Batılı ülkelerin olası bir Sovyet saldırısını tek başlarına caydıramayacaklarını düşünerek ABD liderliğinde ortak savunma sistemi oluşturduklarını ifade etti.</p>

<p>Erken, savaş sonrasında ABD’nin dünya siyasetinde daha etkin bir konuma yükselmeye başladığını, NATO’nun temelini oluşturan 5. maddenin ise bir üyeye yönelik saldırının bütün üyelere yapılmış sayılması ilkesini getirdiğini kaydetti. Ortak savunma anlayışının uzun yıllar boyunca ittifakın temel varlık nedeni olduğunu belirtti.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN NATO’YA KATILMA NEDENLERİNİ SIRALADI</h3>

<p>Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı boyunca tarafsız kaldığını hatırlatan Erken, savaş sonrasında Sovyetler Birliği’nin Boğazlarda söz sahibi olma isteği ile Kars ve Ardahan’a ilişkin taleplerinin Türkiye açısından ciddi güvenlik tehdidi oluşturduğunu ifade etti. Erken, söz konusu gelişmelerin Türkiye’nin güvenlik anlayışını Batı’ya yönelttiğini belirtti.</p>

<p>1950’de Kore Savaşı’na gönderilen Türk Tugayı’nın gösterdiği başarının üyelik sürecini hızlandırdığını kaydeden Erken, Türkiye’nin Yunanistan ile birlikte 1952’de NATO’ya kabul edildiğini aktardı. Üyeliğin tek nedeninin Kore Savaşı olmadığını vurgulayan Erken, Türkiye’nin Karadeniz’e hâkim konumu, Boğazlar üzerindeki denetimi, Orta Doğu ile Kafkasya arasındaki yeri ve ABD liderliğindeki Batı bloğu içinde bulunma tercihinin de temel gerekçeler arasında yer aldığını bildirdi.</p>

<p>Türkiye’nin o dönemde de en önemli güç unsurlarından birinin coğrafi konumu olduğunu belirten Erken, ülkenin jeopolitik özelliklerinin NATO içindeki önemini şekillendirdiğini kaydetti.</p>

<h2><strong><em><a href="https://erhanerken.com/2026/07/09/natonun-ankara-toplantisini-anlamaya-calisirken/" rel="nofollow">Erhan Erken'in yazısının tamamını okumak için &gt;&gt;&gt;</a></em></strong></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/erhan-erkenden-nato-degerlendirmesi-turkiyenin-ittifaktaki-konumu-ve-ankara-toplantisinin-anlami</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/07/erhan-erken.jpg" type="image/jpeg" length="21085"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran'dan NATO bildirisine sert tepki]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/irandan-nato-bildirisine-sert-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/irandan-nato-bildirisine-sert-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran’ın Ankara Büyükelçiliği, NATO Ankara Zirvesi Bildirisi’nde İran’ın nükleer programı ve Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer serbestisine ilişkin yer alan ifadeleri reddederek, “NATO, İran’a ders veremez veya bölgesel barış ve güvenlik konusunda politika dikte edemez.” açıklamasında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran’ın Ankara Büyükelçiliği, NATO Ankara Zirvesi Bildirisi’nde İran’ın nükleer programı ve Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer serbestisine ilişkin yer alan ifadelere tepki gösterdi. Büyükelçilikten yapılan yazılı açıklamada, bildiride yer alan değerlendirmelerin kabul edilmediği belirtildi.</p>

<h3>İRAN BÜYÜKELÇİLİĞİ İDDİALARI REDDETTİ</h3>

<p>İran’ın Ankara Büyükelçiliğinden yapılan yazılı açıklamada, “İran İslam Cumhuriyeti, NATO Ankara Zirvesi Bildirisi’nde barışçıl nükleer programı ve Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer serbestisine ilişkin yer alan temelsiz ve siyasi saiklerle yöneltilmiş iddiaları kesin bir şekilde reddetmektedir.” ifadeleri kullanıldı.</p>

<h3>NÜKLEER PROGRAMIN BARIŞÇIL OLDUĞU SAVUNULDU</h3>

<p>Açıklamada, İran’ın nükleer programının yalnızca barışçıl amaçlara yönelik olduğu savunuldu. İran’ın, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na taraf sorumlu bir devlet olarak nükleer silahların savunma doktrininde yeri olmadığını sürekli vurguladığı kaydedildi.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI VE BASRA KÖRFEZİ VURGUSU YAPILDI</h3>

<p>Büyükelçilik açıklamasında, İran’ın Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenliği ile seyrüsefer serbestisinin korunmasında sorumlu bir rol oynadığı ileri sürüldü. Açıklamada, “Bölgedeki güvensizliğin temel kaynağını İran değil, bölge dışı aktörlerin yasa dışı askeri müdahaleleri, provokatif eylemleri ve istikrarsızlaştırıcı politikaları oluşturmaktadır.” denildi.</p>

<h3>ABD VE İSRAİL’E TEPKİ GÖSTERİLDİ</h3>

<p>ABD ve İsrail’e yönelik eleştirilerin de yer aldığı açıklamada, “Müzakere masasını bombalayan ve diplomasi yerine saldırganlığı seçen İran değil, ABD ve İsrail terör rejimiydi. İran halkına yönelik saldırı eylemlerini destekleyen ve kolaylaştıran NATO, İran’a ders veremez veya bölgesel barış ve güvenlik konusunda politika dikte edemez.” ifadeleri kullanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>NATO’NUN TUTUMU ELEŞTİRİLDİ</h3>

<p>Açıklamada, NATO’nun İran’a yönelik tutumunun çelişkili ve siyasi saiklerle alındığı savunuldu. Büyükelçilik, bu tür tutumların barışa katkı sağlamayacağını ve NATO’nun güvenilirliğini artırmayacağını belirterek, ittifakın çifte standartlarının ortaya çıktığını ifade etti.</p>

<h3>EGEMENLİK VE DİPLOMASİ MESAJI VERİLDİ</h3>

<p>İran’ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve ulusal güvenliğini kararlılıkla savunurken diplomasiye, yapıcı angajmana ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın ilkelerine bağlılığını sürdürdüğü bildirildi. Açıklamada, bölgede kalıcı barış ve güvenliğin ancak devletlerin egemenliğine saygı, iç işlerine müdahale etmeme ve dış baskı ile askeri zorlamadan uzak gerçek bir bölgesel işbirliği yoluyla sağlanabileceği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/irandan-nato-bildirisine-sert-tepki</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/hamaney-mucteba.jpg" type="image/jpeg" length="32675"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Netanyahu, telefonla görüştüğü Trump'a Erdoğan'ı şikayet etti]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/netanyahu-telefonla-gorustugu-trumpa-erdogani-sikayet-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/netanyahu-telefonla-gorustugu-trumpa-erdogani-sikayet-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail’e ilişkin açıklamalarını gündeme getirdiği ve İsrail sınırları boyunca sözde “güvenlik bölgelerinin” korunması gerektiğini savunduğu bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İsrail Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamaya göre Trump, görüşmede Netanyahu’ya Körfez bölgesinde İran’a yönelik ABD askeri faaliyetleri hakkında bilgi verdi.</p>

<h3>NETANYAHU ERDOĞAN’IN AÇIKLAMALARINI GÜNDEME GETİRDİ</h3>

<p>Açıklamada, Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail’e yönelik açıklamalarını gündeme getirdiği belirtildi. Netanyahu’nun ayrıca İsrail sınırları boyunca sözde “güvenlik bölgelerinin” korunmasının gerekli olduğunu savunduğu ifade edildi.</p>

<h3>İSRAİL BAŞBAKANLIK OFİSİNDEN AÇIKLAMA YAPILDI</h3>

<p>İsrail Başbakanlık Ofisi’nin açıklamasında, “Başbakan, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ortaklarının İsrail’in varlığına karşı yaptığı açıklamaların ciddiyetini ve İsrail sınırları boyunca güvenlik bölgelerine duyulan ihtiyacı vurguladı.” ifadelerine yer verildi.</p>

<h3>TRUMP’IN TÜRKİYE’YE F-35 MESAJLARI GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Netanyahu’nun, İsrail ordusunun mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada da Türkiye’nin F-35 savaş uçaklarına erişimine ilişkin tartışmalara değindiği aktarıldı. Netanyahu, doğrudan isim vermeden yaptığı açıklamada, “İsrail’in hava üstünlüğünü korumak, ulusal güvenlik doktrinimizin temel taşıdır.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>NETANYAHU ORTA DOĞU’DAKİ GELİŞMELERE DEĞİNDİ</h3>

<p>Orta Doğu’daki jeopolitik dengelerin hızla değiştiğini savunan Netanyahu, savaşın henüz bitmediğini belirtti. Netanyahu, “Eski zorlukların yanı sıra yenileri de ortaya çıkmaya devam ediyor. Eski eksenler çöküyor ve yenileri doğuyor. Her senaryoya hazırlıklıyız. Her zaman düşmanlarımızdan daha güçlü kalmamız gerektiğini biliyoruz.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TÜRKİYE’NİN F-35 PROGRAMINA DÖNÜŞÜNE İLİŞKİN TARTIŞMALAR SÜRÜYOR</h3>

<p>Netanyahu, Ankara’daki NATO zirvesi öncesinde ve sırasında ABD medyasına verdiği röportajlarda Türkiye’nin F-35’lere erişimine izin verilmemesi çağrısında bulunmuştu. ABD Başkanı Trump’tan Türkiye’nin F-35 programına yeniden dönebileceğine yönelik sinyaller gelmesinin ardından, başta Netanyahu olmak üzere bazı İsrailli siyasetçiler bu adıma karşı olduklarını dile getirmişti.</p>

<h3>İSRAİL HAVA ÜSTÜNLÜĞÜ VURGUSU YAPTI</h3>

<p>Netanyahu’nun açıklamalarında, İsrail’in bölgedeki askeri hava üstünlüğünün korunması gerektiği vurgusu öne çıktı. İsrail tarafının, Türkiye’nin F-35 savaş uçaklarına erişimine ilişkin olası adımların Orta Doğu’daki askeri dengeler üzerindeki etkisini gündeme getirdiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/netanyahu-telefonla-gorustugu-trumpa-erdogani-sikayet-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 07:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/trump-netanyahu-44-2.jpg" type="image/jpeg" length="36245"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zirve sonrası Ankara'da kalan liderlerle görüşmeler sürüyor]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/zirve-sonrasi-ankarada-kalan-liderlerle-gorusmeler-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/zirve-sonrasi-ankarada-kalan-liderlerle-gorusmeler-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karadağ Başbakanı Milojko Spajic’i Beştepe’de kabul etti. Görüşmede Türkiye-Karadağ ikili ilişkileri ile bölgesel konular ele alındı. Erdoğan, Spajic'ten sonra da Arnavutluk Başbakanı Edi Rama'yı kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karadağ Başbakanı Milojko Spajic’i Beştepe’de kabul etti. Kabulde, Türkiye ile Karadağ arasındaki ikili ilişkiler ve bölgesel konular değerlendirildi.</p>

<p>Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile İletişim Başkanı Burhanettin Duran eşlik etti. Kabulde, iki ülke arasındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik başlıklar gündeme geldi.</p>

<h3>GÖRÜŞMEDE İKİLİ İLİŞKİLER ELE ALINDI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede Türkiye ile Karadağ arasındaki ilişkileri her alanda daha ileri taşımaya inandığını ifade etti. Erdoğan, özellikle ticaret, yatırım, turizm, savunma sanayii ve güvenlik konularında iş birliğini geliştirmek için gayret gösterildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye ile Karadağ arasındaki temaslarda, ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi ve stratejik alanlarda iş birliğinin artırılması konuları öne çıktı. Görüşmede, iki ülkenin bölgesel gelişmeler karşısındaki temaslarının sürdürülmesi de ele alınan başlıklar arasında yer aldı.</p>

<h3>BALKAN BARIŞ PLATFORMU GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin öncülüğünde kurulan Balkan Barış Platformu’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, platformun Balkanlarda sınır güvenliği, enerji ve ulaşım gibi birçok konunun ele alındığı bir zemin olmasından memnuniyet duyduğunu ifade etti.</p>

<p>Erdoğan, Balkan Barış Platformu’nun bölgede barış, huzur ve istikrara katkı sağlamasının beklendiğini belirtti. Görüşmede, Balkanlar’daki gelişmelerin yanı sıra Türkiye ve Karadağ’ın bölgesel iş birliği imkanları da değerlendirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/zirve-sonrasi-ankarada-kalan-liderlerle-gorusmeler-suruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/k-a-r-a-d-a-g-44.jpg" type="image/jpeg" length="13456"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump: İran anlaşma yapmak istiyor]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/trump-iran-anlasma-yapmak-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/trump-iran-anlasma-yapmak-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın ABD ile temasa geçerek anlaşma yapmak istediğini söyledi. Açıklama, ABD ile İran arasında gece boyunca yaşanan karşılıklı saldırıların ardından geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın ABD ile iletişime geçtiğini belirterek, Tahran yönetiminin Washington ile anlaşma yapmak istediğini açıkladı. Trump, yaptığı açıklamada, “İran kısa süre önce aradı. Anlaşma yapmak istiyorlar.” ifadesini kullandı.</p>

<p>Trump’ın açıklaması, ABD ile İran arasında gece boyunca yaşanan karşılıklı saldırıların ardından geldi. Bölgede gerilimin yeniden tırmanmasına yol açan gelişmelerin ardından İran Sağlık Bakanlığı, saldırılarda 14 kişinin hayatını kaybettiğini, 78 kişinin ise yaralandığını bildirdi.</p>

<h3>İRAN: AÇIK BİR SAVAŞ SUÇU</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ordusunun ülkenin güneyindeki kıyı eyaletlerinde bazı noktalar ile Meşhed demir yolu güzergahındaki 2 köprüye düzenlediği saldırıları kınadı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, söz konusu saldırıların “açık bir savaş suçu” olduğu belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, İran halkının ülkenin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve ulusal güvenliğini koruma konusundaki kararlılığının sürdüğü kaydedildi. ABD’nin son 48 saatte, Hürmüz Boğazı’nda bazı gemilerle ilgili yaşandığı ileri sürülen olayları gerekçe göstererek saldırılar düzenlediği ifade edildi.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı, saldırıların Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin 2. maddesinin 4. fıkrası ile savaşın sona erdirilmesine ilişkin mutabakat zaptının ihlali niteliği taşıdığını bildirdi. Açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump başta olmak üzere ABD’li yetkililerin açıklamaları da eleştirildi.</p>

<p>Bakanlık, söz konusu açıklama ve yaklaşımların savaşın sona erdirilmesine ilişkin mutabakata bağlı kalınmadığının açık göstergesi olduğunu savundu. İran yönetimi, ABD’nin saldırılarını uluslararası hukuk ve egemenlik hakları çerçevesinde değerlendirdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>GECE BOYUNCA SALDIRILAR DEVAM ETTİ</h3>

<p>ABD ordusu, İran’a yönelik yeni saldırılar düzenlediğini açıklamıştı. Yapılan açıklamada, operasyonların İran’ın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünü tehdit etme kapasitesini daha da zayıflatmayı amaçladığı belirtildi.</p>

<p>ABD ayrıca, İran’ı ticari gemilere ve sivil mürettebata yönelik son dönemdeki saldırılardan sorumlu tuttu. Washington yönetimi, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeleri gerekçe göstererek bölgede askeri operasyonların sürdüğünü duyurdu.</p>

<p>İran medyası, Bender Abbas, Sirik, Çabahar, Kunarek ve Buşehr kentlerinde patlama sesleri duyulduğunu aktardı. Bender Abbas’ta hava savunma sistemlerinin devreye girdiği belirtilirken, Buşehr’deki saldırılar nedeniyle bazı bölgelerde elektrik kesintileri yaşandığı, ancak nükleer santralin zarar görmediği ifade edildi.</p>

<h3>İRAN’DAN KARŞILIKLI SALDIRI AÇIKLAMASI</h3>

<p>İran, ABD saldırılarına karşılık olarak Kuveyt ve Bahreyn’deki bazı noktalara füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlediğini duyurdu. Açıklama, bölgedeki karşılıklı saldırıların gece boyunca devam ettiğini ortaya koydu.</p>

<p>Bölgedeki gelişmelerin ardından Trump’ın İran’ın anlaşma yapmak istediğine ilişkin açıklaması, Washington ile Tahran arasındaki temas iddiasını gündeme taşıdı. ABD ve İran taraflarından gelen karşılıklı açıklamalar, Hürmüz Boğazı merkezli gerilimin diplomatik ve askeri boyutlarıyla sürdüğünü gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/trump-iran-anlasma-yapmak-istiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/03/trump-ve-savas-ekibi.jpg" type="image/jpeg" length="37607"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD ordusu gece boyunca İran'ı bombaladı]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/abd-ordusu-gece-boyunca-irani-bombaladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/abd-ordusu-gece-boyunca-irani-bombaladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’daki NATO Zirvesi sonrası İran’a yönelik açıklamalarının ardından ABD ordusu, İran’ın Hürmüzgan ile Sistan ve Beluçistan eyaletlerinde bazı kentlere saldırı düzenledi. CENTCOM, saldırıların Hürmüz Boğazı’nda seyir özgürlüğünü tehdit eden kabiliyetleri zayıflatmayı amaçladığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ordusu, İran’ın güneyindeki Hürmüzgan Eyaleti’nde yer alan Sirik ve Bender Abbas kentleri ile Sistan ve Beluçistan Eyaleti’ndeki Çabahar ve Kunarek kentlerine yönelik yeni saldırılar gerçekleştirdi. Saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’daki NATO Liderler Zirvesi sonrasında İran’a yönelik yaptığı açıklamaların ardından geldi.</p>

<p>Yarı resmi Fars Haber Ajansı’na göre, İran’ın güneyindeki bazı bölgelerde patlama sesleri duyuldu. Hürmüzgan Eyaleti’ndeki Sirik ve Bender Abbas kentleri ile Sistan ve Beluçistan Eyaleti’ne bağlı Çabahar ve Kunarek kentlerinde yerel saatle 23.15’te patlama seslerinin işitildiği belirtildi. Konuya ilişkin ilk aşamada ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.</p>

<h3>ABD ORDUSU İRAN’IN GÜNEYİNİ HEDEF ALDI</h3>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’a yönelik saldırılara ilişkin açıklama yaptı. CENTCOM açıklamasında, ABD Başkanı’nın talimatıyla İran’a karşı ilave saldırıların başlatıldığını ve hedefin Hürmüz Boğazı’nda seyir özgürlüğünü tehdit eden kabiliyetleri daha da zayıflatmak olduğunu bildirdi. Açıklamada, ABD’nin İran’ı hayati bir uluslararası su yolunda serbestçe seyreden ticari gemilere ve sivil mürettebatlara yönelik son dönemdeki saldırganlıktan sorumlu tuttuğu ifade edildi.</p>

<h3>PATLAMA SESLERİ BENDER ABBAS VE SİRİK’TE DUYULDU</h3>

<p>İran basınında yer alan bilgilere göre, saldırıların ardından özellikle Hürmüz Boğazı’na yakın bölgelerde patlama sesleri duyuldu. Sirik ve Bender Abbas kentleri, Hürmüzgan Eyaleti’nde yer alırken, Çabahar ve Kunarek kentleri Sistan ve Beluçistan Eyaleti sınırları içinde bulunuyor. Yerel kaynaklar, patlamaların ardından bölgedeki durumla ilgili detaylı bir açıklama yapılmadığını aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>GARİBABADİ: ABD’NİN EYLEMLERİ CEVAPSIZ KALMAYACAK</h3>

<p>İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD’nin saldırılarına ilişkin İran devlet televizyonuna değerlendirmelerde bulundu. Garibabadi, ABD’nin saldırılarının cevapsız kalmayacağını belirterek, Washington yönetiminin 14 Haziran’da Pakistan aracılığıyla varılan mutabakatı yerine getirmediğini söyledi.</p>

<p>Garibabadi, söz konusu mutabakat zaptına göre tarafların aşama aşama ilerlemesi gerektiğini ifade etti. ABD Başkanı Trump’ın İran’a yönelik açıklamalarına da değinen Garibabadi, Trump’ın İran milletine hakaret ettiğini ve saldırı tehdidinde bulunduğunu savundu. Garibabadi, “ABD’nin son eylemleri cevapsız kalmayacak.” ifadesini kullandı.</p>

<h3>TRUMP NATO ZİRVESİ SONRASI AÇIKLAMA YAPTI</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, NATO Liderler Zirvesi sonrasında yaptığı açıklamada İran’ın anlaşmayı ihlal ettiğini öne sürdü. Trump, İran’a yönelik daha önce sert saldırılar düzenlediklerini belirterek, “Büyük ihtimalle bu akşam İran’ı çok sert şekilde vuracağız.” dedi.</p>

<p>Trump, İran donanmasının hedef alındığını ve önceki gün İran’a ait 28 teknenin vurulduğunu ileri sürdü. İran’la bir anlaşma olup olmayacağını bilmediğini söyleyen Trump, savaşın temel konusunun İran’ın nükleer silahlardan arındırılması olduğunu belirtti. ABD Başkanı, İran’ın nükleer silah sahibi olmasını istemediklerini dile getirdi.</p>

<h3>ATEŞKESİN ARDINDAN GERİLİM YENİDEN TIRMANDI</h3>

<p>ABD ile İran arasında varılan ateşkesin sona ermesinin ardından iki ülke arasındaki askeri gerilim yeniden yükseldi. ABD ordusu, İran’a yönelik yeni saldırılar düzenlerken, İran tarafı saldırıların karşılıksız kalmayacağını açıkladı. CENTCOM, saldırıların gerekçesini Hürmüz Boğazı’nda seyir özgürlüğünün korunması olarak duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/abd-ordusu-gece-boyunca-irani-bombaladi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 03:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/06/iran-saldiri-1.jpg" type="image/jpeg" length="88853"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NATO Silahlandıkça Kim Kazanıyor? 1,6 Trilyon Dolarlık Savunma Bütçesi, Silah Şirketleri ve Afrika'daki Yoksulluk]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/nato-silahlandikca-kim-kazaniyor-16-trilyon-dolarlik-savunma-butcesi-silah-sirketleri-ve-afrikadaki-yoksulluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/nato-silahlandikca-kim-kazaniyor-16-trilyon-dolarlik-savunma-butcesi-silah-sirketleri-ve-afrikadaki-yoksulluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO ülkelerinin 2025 savunma harcaması 1,59 trilyon dolara yaklaştı. ABD, İngiltere, Polonya, Fransa, Almanya ve diğer üyelerin bütçeleri, Lockheed Martin, RTX, BAE Systems, Rheinmetall, Thales, Leonardo gibi şirketlerin gelirlerini nasıl büyütüyor? Bu dev bütçe, Afrika’daki yoksullukla kıyaslandığında nasıl bir tablo ortaya çıkarıyor?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>NATO</strong> ülkelerinin 2025 savunma harcaması, ittifakın kendi tahminlerine göre cari dolar bazında <strong>1 trilyon 588 milyar dolar</strong> seviyesine çıktı. Bunun <strong>608 milyar doları</strong> <strong>Avrupa</strong> ve <strong>Kanada</strong> üyelerinden, <strong>980 milyar doları</strong> ise <strong>ABD</strong>’den geliyor. <strong>NATO</strong>, bu verileri müttefik ülkelerin savunma bakanlıklarından topluyor; “savunma harcaması” kalemi askerî personel, operasyon, altyapı, büyük ekipman ve büyük ekipmana ayrılan Ar-Ge gibi başlıkları kapsıyor. 2024 ve 2025 rakamları tahmin niteliğinde.</p>

<p><strong>SIPRI</strong> metodolojisine göre de <strong>NATO</strong> üyelerinin 2025 askerî harcaması <strong>1 trilyon 581 milyar dolar</strong> oldu ve bu tutar dünya askerî harcamalarının yaklaşık <strong>yüzde 55’ine</strong> karşılık geldi. Aynı çalışmada, <strong>NATO</strong>’nun 2035’e kadar GSYH’nin yüzde 5’i hedefini kabul ettiği; bunun yüzde 3,5’inin çekirdek askerî harcama, yüzde 1,5’inin ise daha geniş savunma ve güvenlik bağlantılı harcama olarak sınıflandırıldığı belirtiliyor.</p>

<h3>YILLARA GÖRE NATO SAVUNMA HARCAMASI</h3>

<p><strong>NATO</strong> bütçesindeki kırılma özellikle 2022 sonrası hızlandı. Cari dolar bazında toplam harcama 2014’te <strong>943 milyar dolar</strong> iken 2025 tahmininde <strong>1,588 trilyon dolara</strong> çıktı. Sabit 2021 dolarına göre bakıldığında da reel toplam harcama 2014’te <strong>1,026 trilyon dolar</strong>, 2025’te <strong>1,405 trilyon dolar</strong> düzeyine ulaştı.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Yıl</th>
   <th><strong>NATO toplamı, cari $</strong></th>
   <th><strong>Avrupa + Kanada, cari $</strong></th>
   <th><strong>NATO toplamı, sabit 2021 $</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>2014</td>
   <td>943,3 milyar</td>
   <td>289,3 milyar</td>
   <td>1,026 trilyon</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>2015</td>
   <td>895,7 milyar</td>
   <td>254,5 milyar</td>
   <td>1,010 trilyon</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>2016</td>
   <td>911,7 milyar</td>
   <td>255,6 milyar</td>
   <td>1,027 trilyon</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>2017</td>
   <td>918,0 milyar</td>
   <td>275,1 milyar</td>
   <td>1,017 trilyon</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>2018</td>
   <td>972,7 milyar</td>
   <td>300,5 milyar</td>
   <td>1,045 trilyon</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>2019</td>
   <td>1,053 trilyon</td>
   <td>301,7 milyar</td>
   <td>1,129 trilyon</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>2020</td>
   <td>1,097 trilyon</td>
   <td>325,9 milyar</td>
   <td>1,156 trilyon</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>2021</td>
   <td>1,183 trilyon</td>
   <td>358,7 milyar</td>
   <td>1,183 trilyon</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>2022</td>
   <td>1,190 trilyon</td>
   <td>355,4 milyar</td>
   <td>1,152 trilyon</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>2023</td>
   <td>1,277 trilyon</td>
   <td>418,6 milyar</td>
   <td>1,180 trilyon</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>2024 tahmini</td>
   <td>1,451 trilyon</td>
   <td>516,5 milyar</td>
   <td>1,305 trilyon</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>2025 tahmini</td>
   <td>1,588 trilyon</td>
   <td>608,0 milyar</td>
   <td>1,405 trilyon</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3>HANGİ NATO ÜLKESİ 2025’TE NE KADAR HARCIYOR?</h3>

<p>Aşağıdaki tablo, <strong>NATO</strong>’nun 2025 tahmini verilerine göre ülkelerin savunma bütçelerini, GSYH içindeki payını, 2014-2025 reel artışını ve büyük ekipman/Ar-Ge payını gösteriyor. <strong>Almanya</strong> için <strong>NATO</strong> tablosunda 2025 cari dolar verisi boş bırakılmış; <strong>SIPRI</strong> ise <strong>Almanya</strong>’nın 2025 askerî harcamasını <strong>114 milyar dolar</strong> ve GSYH payını <strong>yüzde 2,3</strong> olarak hesaplıyor.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Ülke</th>
   <th>2025 savunma bütçesi</th>
   <th>GSYH payı</th>
   <th>2014-2025 reel değişim</th>
   <th>Ekipman + Ar-Ge payı</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>ABD</strong></td>
   <td>980,0 milyar $</td>
   <td>%3,22</td>
   <td>+%13,1</td>
   <td>%29,69</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Birleşik Krallık</strong></td>
   <td>90,5 milyar $</td>
   <td>%2,40</td>
   <td>+%29,6</td>
   <td>%35,96</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Fransa</strong></td>
   <td>66,5 milyar $</td>
   <td>%2,05</td>
   <td>+%27,6</td>
   <td>%31,03</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>İtalya</strong></td>
   <td>48,8 milyar $</td>
   <td>%2,01</td>
   <td>+%97,4</td>
   <td>%25,68</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Polonya</strong></td>
   <td>44,3 milyar $</td>
   <td>%4,48</td>
   <td>+%254,8</td>
   <td>%54,44</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Kanada</strong></td>
   <td>43,9 milyar $</td>
   <td>%2,01</td>
   <td>+%137,2</td>
   <td>%22,55</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>İspanya</strong></td>
   <td>35,7 milyar $</td>
   <td>%2,00</td>
   <td>+%174,5</td>
   <td>%32,29</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Türkiye</strong></td>
   <td>32,6 milyar $</td>
   <td>%2,33</td>
   <td>+%163,6</td>
   <td>%27,00</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Hollanda</strong></td>
   <td>28,1 milyar $</td>
   <td>%2,49</td>
   <td>+%174,4</td>
   <td>%26,05</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Norveç</strong></td>
   <td>16,5 milyar $</td>
   <td>%3,35</td>
   <td>+%155,7</td>
   <td>%31,44</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>İsveç</strong></td>
   <td>15,2 milyar $</td>
   <td>%2,51</td>
   <td>+%185,6</td>
   <td>%35,83</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Danimarka</strong></td>
   <td>14,3 milyar $</td>
   <td>%3,22</td>
   <td>+%263,6</td>
   <td>Veri yok</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Belçika</strong></td>
   <td>13,7 milyar $</td>
   <td>%2,00</td>
   <td>+%145,5</td>
   <td>%14,54</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Romanya</strong></td>
   <td>9,3 milyar $</td>
   <td>%2,28</td>
   <td>+%137,2</td>
   <td>%31,81</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Finlandiya</strong></td>
   <td>8,6 milyar $</td>
   <td>%2,77</td>
   <td>+%111,2</td>
   <td>%45,97</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Yunanistan</strong></td>
   <td>7,7 milyar $</td>
   <td>%2,85</td>
   <td>+%50,2</td>
   <td>%35,00</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Çekya</strong></td>
   <td>7,2 milyar $</td>
   <td>%2,00</td>
   <td>+%169,8</td>
   <td>%30,68</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Portekiz</strong></td>
   <td>6,4 milyar $</td>
   <td>%2,00</td>
   <td>+%91,5</td>
   <td>%20,00</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Macaristan</strong></td>
   <td>4,8 milyar $</td>
   <td>%2,06</td>
   <td>+%219,8</td>
   <td>%44,95</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Litvanya</strong></td>
   <td>3,6 milyar $</td>
   <td>%4,00</td>
   <td>+%534,9</td>
   <td>%45,84</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Slovakya</strong></td>
   <td>3,1 milyar $</td>
   <td>%2,04</td>
   <td>+%168,8</td>
   <td>%31,10</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Bulgaristan</strong></td>
   <td>2,4 milyar $</td>
   <td>%2,06</td>
   <td>+%112,5</td>
   <td>%29,11</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Hırvatistan</strong></td>
   <td>2,0 milyar $</td>
   <td>%2,03</td>
   <td>+%59,4</td>
   <td>%29,87</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Letonya</strong></td>
   <td>1,7 milyar $</td>
   <td>%3,73</td>
   <td>+%383,2</td>
   <td>%35,50</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Slovenya</strong></td>
   <td>1,5 milyar $</td>
   <td>%2,02</td>
   <td>+%179,0</td>
   <td>%26,55</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Estonya</strong></td>
   <td>1,5 milyar $</td>
   <td>%3,38</td>
   <td>+%116,4</td>
   <td>%25,83</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Lüksemburg</strong></td>
   <td>1,4 milyar $</td>
   <td>%2,00</td>
   <td>+%367,0</td>
   <td>%53,51</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Arnavutluk</strong></td>
   <td>570 milyon $</td>
   <td>%2,01</td>
   <td>+%117,8</td>
   <td>%42,12</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Kuzey Makedonya</strong></td>
   <td>358 milyon $</td>
   <td>%2,00</td>
   <td>+%135,0</td>
   <td>%32,36</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Karadağ</strong></td>
   <td>174 milyon $</td>
   <td>%2,03</td>
   <td>+%89,5</td>
   <td>%34,27</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Almanya</strong></td>
   <td>NATO 2025 verisi boş; SIPRI: 114 milyar $</td>
   <td>SIPRI: %2,3</td>
   <td>NATO 2025 verisi boş</td>
   <td>NATO 2025 verisi boş</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3>SİLAH TİCARETİNİN KAPISI: EKİPMAN VE AR-GE KALEMİ</h3>

<p>Savunma bütçesinin tamamı silah şirketlerine gitmiyor; personel maaşı, emeklilik, operasyon, bakım, altyapı ve yönetim giderleri de var. Ancak <strong>NATO</strong> tanımında “ekipman” kalemi, büyük askerî ekipman harcamalarını ve büyük ekipmana ayrılan Ar-Ge’yi kapsıyor. Bu kalem, silah şirketlerine akan en görünür bütçe kanalı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2025 tahminlerinde sadece veri açıklayan ülkeler üzerinden yapılan kaba hesap, <strong>NATO</strong> içinde büyük ekipman ve Ar-Ge’ye ayrılan tutarın <strong>en az 455 milyar dolar</strong> düzeyine çıktığını gösteriyor. Bu hesap <strong>Almanya</strong> ve <strong>Danimarka</strong> gibi 2025 ekipman verisi eksik ülkeleri dışarıda bıraktığı için alt sınır niteliğinde.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Ülke</th>
   <th>Savunma bütçesi</th>
   <th>Ekipman + Ar-Ge payı</th>
   <th>Tahmini ekipman + Ar-Ge tutarı</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>ABD</strong></td>
   <td>980,0 milyar $</td>
   <td>%29,69</td>
   <td>291,0 milyar $</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Birleşik Krallık</strong></td>
   <td>90,5 milyar $</td>
   <td>%35,96</td>
   <td>32,6 milyar $</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Polonya</strong></td>
   <td>44,3 milyar $</td>
   <td>%54,44</td>
   <td>24,1 milyar $</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Fransa</strong></td>
   <td>66,5 milyar $</td>
   <td>%31,03</td>
   <td>20,6 milyar $</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>İtalya</strong></td>
   <td>48,8 milyar $</td>
   <td>%25,68</td>
   <td>12,5 milyar $</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>İspanya</strong></td>
   <td>35,7 milyar $</td>
   <td>%32,29</td>
   <td>11,5 milyar $</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Kanada</strong></td>
   <td>43,9 milyar $</td>
   <td>%22,55</td>
   <td>9,9 milyar $</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Türkiye</strong></td>
   <td>32,6 milyar $</td>
   <td>%27,00</td>
   <td>8,8 milyar $</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Hollanda</strong></td>
   <td>28,1 milyar $</td>
   <td>%26,05</td>
   <td>7,3 milyar $</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Norveç</strong></td>
   <td>16,5 milyar $</td>
   <td>%31,44</td>
   <td>5,2 milyar $</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>İsveç</strong></td>
   <td>15,2 milyar $</td>
   <td>%35,83</td>
   <td>5,4 milyar $</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Finlandiya</strong></td>
   <td>8,6 milyar $</td>
   <td>%45,97</td>
   <td>3,9 milyar $</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3>NATO SİLAHLANDIKÇA HANGİ ŞİRKETLER KAZANIYOR?</h3>

<p><strong>SIPRI</strong>’nin en güncel silah şirketleri listesinde, dünyanın en büyük 100 silah ve askerî hizmet şirketinin 2024 toplam silah geliri <strong>679 milyar dolar</strong> oldu. Bu, 2023’e göre reel <strong>yüzde 5,9</strong> artış ve kayıtlı serinin en yüksek seviyesi. İlk 100’deki şirket gelirleri 2015-2024 döneminde toplamda <strong>yüzde 26</strong> büyüdü.</p>

<p>2024’te ilk sıralar şöyle oluştu: <strong>Lockheed Martin</strong> 64,65 milyar dolar, <strong>RTX</strong> 43,6 milyar dolar, <strong>Northrop Grumman</strong> 37,85 milyar dolar, <strong>BAE Systems</strong> 33,79 milyar dolar, <strong>General Dynamics</strong> 33,63 milyar dolar, <strong>Boeing</strong> 30,55 milyar dolar. Avrupa tarafında <strong>Leonardo</strong>, <strong>Airbus</strong>, <strong>Thales</strong>, <strong>Rheinmetall</strong>, <strong>Rolls-Royce</strong>, <strong>Saab</strong>, <strong>Safran</strong>, <strong>MBDA</strong>, <strong>Naval Group</strong> ve <strong>Dassault Aviation</strong> öne çıkıyor.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>NATO ülkesi / ülke grubu</th>
   <th>Kâr havuzuna giren başlıca şirketler</th>
   <th>Neden önemli?</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>ABD</strong></td>
   <td><strong>Lockheed Martin</strong>, <strong>RTX</strong>, <strong>Northrop Grumman</strong>, <strong>General Dynamics</strong>, <strong>Boeing</strong>, <strong>L3Harris</strong></td>
   <td>980 milyar dolarlık bütçe, dünyanın en büyük savunma sanayi ekosistemini besliyor.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Birleşik Krallık</strong></td>
   <td><strong>BAE Systems</strong>, <strong>Rolls-Royce</strong>, <strong>Babcock</strong>, <strong>QinetiQ</strong>, ayrıca <strong>Lockheed Martin</strong> ve <strong>RTX</strong></td>
   <td><strong>BAE Systems</strong>, 2024’te dünyada ilk 5’e giren en büyük ABD dışı silah şirketi oldu.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Fransa</strong></td>
   <td><strong>Thales</strong>, <strong>Safran</strong>, <strong>Dassault Aviation</strong>, <strong>Naval Group</strong>, <strong>MBDA</strong></td>
   <td><strong>Thales</strong>, <strong>Safran</strong> ve <strong>Dassault Aviation</strong> çift haneli gelir artışlarıyla dikkat çekti.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Almanya</strong></td>
   <td><strong>Rheinmetall</strong>, <strong>Diehl</strong>, <strong>Hensoldt</strong>, <strong>ThyssenKrupp</strong>, <strong>Airbus</strong>, <strong>MBDA</strong></td>
   <td><strong>Rheinmetall</strong>’in silah gelirleri 2024’te yüzde 47, <strong>Diehl</strong>’in gelirleri yüzde 53 arttı.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>İtalya</strong></td>
   <td><strong>Leonardo</strong>, <strong>Fincantieri</strong>, <strong>MBDA</strong>, <strong>Rheinmetall</strong></td>
   <td><strong>Leonardo</strong>, 2024’te 13,8 milyar dolarlık silah geliriyle Avrupa’nın en büyük aktörlerinden biri oldu.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Polonya</strong></td>
   <td><strong>Lockheed Martin</strong>, <strong>RTX/Raytheon</strong>, <strong>General Dynamics</strong>, <strong>Hanwha</strong>, <strong>PGZ</strong></td>
   <td><strong>Polonya</strong>, GSYH’ye oranla en yüksek harcama yapan NATO ülkesi. 2025’te F-35 idamesi için 1,85 milyar dolarlık olası satışta ana yüklenici <strong>Lockheed Martin</strong> olarak açıklandı.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Romanya</strong></td>
   <td><strong>Lockheed Martin</strong>, <strong>Pratt &amp; Whitney/RTX</strong>, hava savunma ve zırhlı araç üreticileri</td>
   <td><strong>Romanya</strong> için 32 adet F-35 ve motorları kapsayan 7,2 milyar dolarlık olası satışta <strong>Lockheed Martin</strong> ve <strong>RTX</strong> iştiraki <strong>Pratt &amp; Whitney</strong> öne çıktı.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Yunanistan</strong></td>
   <td><strong>Lockheed Martin</strong>, <strong>Dassault Aviation</strong>, <strong>Naval Group</strong>, <strong>RTX</strong></td>
   <td><strong>Yunanistan</strong>, 35 adet <strong>Blackhawk</strong> helikopteri için <strong>Lockheed Martin</strong> ile 1,15 milyar euroluk alımı onayladı; ayrıca F-35 ve Fransız fırkateynleri planı gündemde.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Türkiye</strong></td>
   <td><strong>ASELSAN</strong>, <strong>TUSAŞ</strong>, <strong>Roketsan</strong>, <strong>Baykar</strong>, <strong>MKE</strong></td>
   <td><strong>SIPRI</strong> listesinde 2024’te 5 Türk şirketi yer aldı; toplam silah gelirleri 10,1 milyar dolara çıktı. <strong>ASELSAN</strong> 3,5 milyar dolar, <strong>Baykar</strong> 1,9 milyar dolar silah geliri bildirdi.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Kuzey Avrupa ve Baltıklar</strong></td>
   <td><strong>Saab</strong>, <strong>Kongsberg</strong>, <strong>Patria</strong>, <strong>Lockheed Martin</strong>, <strong>RTX</strong>, <strong>Diehl</strong>, <strong>MBDA</strong></td>
   <td><strong>İsveç</strong>, <strong>Finlandiya</strong>, <strong>Norveç</strong>, <strong>Danimarka</strong>, <strong>Estonya</strong>, <strong>Letonya</strong> ve <strong>Litvanya</strong> bütçelerinde hava savunma, füze, topçu ve F-35 ekosistemi öne çıkıyor.</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3>SİLAH ŞİRKETLERİ İÇİN EN BÜYÜK KALDIRAÇ: F-35, HAVA SAVUNMA, MÜHİMMAT</h3>

<p><strong>Lockheed Martin</strong>’in 2024 silah gelirleri 64,7 milyar dolara çıktı. <strong>SIPRI</strong>, bu artışta geciken <strong>F-35</strong> teslimatlarının 2024’te yapılmasının etkili olduğunu; <strong>F-35</strong> programının gecikmeler ve maliyet aşımlarıyla da gündeme geldiğini belirtiyor. Bu nedenle <strong>NATO</strong> içindeki her yeni F-35 alımı yalnızca uçak satışını değil; motor, yazılım, bakım, yedek parça, modernizasyon ve eğitim zincirini de büyütüyor.</p>

<p><strong>Rheinmetall</strong>, <strong>Diehl</strong>, <strong>Czechoslovak Group</strong>, <strong>PGZ</strong> ve mühimmat üreticilerinin yükselişi ise başka bir tabloyu gösteriyor: <strong>Ukrayna</strong> savaşı sonrası Avrupa’da topçu mühimmatı, zırhlı araç, hava savunma ve kısa/orta menzilli füze talebi hızlandı. <strong>Czechoslovak Group</strong> 2024’te yüzde 193 gelir artışıyla ilk 100’de en hızlı büyüyen şirket oldu; gelirlerinin yüzde 51’i bir şekilde <strong>Ukrayna</strong> bağlantılıydı.</p>

<h3>AFRİKA YOKSULLUĞU İLE KIYAS: 1,6 TRİLYON DOLAR NE KADAR BÜYÜK?</h3>

<p><strong>Dünya Bankası</strong>’na göre <strong>Sahra Altı Afrika</strong>’da 2024’te yaklaşık <strong>464 milyon insan</strong> aşırı yoksulluk içinde yaşıyordu. Aynı bölgede 120 milyon kişi akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya; aşırı yoksulluğun küresel dağılımında <strong>Sahra Altı Afrika</strong>, dünya nüfusunun yüzde 16’sını oluşturmasına rağmen aşırı yoksulların yüzde 67’sini barındırıyor.</p>

<p><strong>SIPRI</strong>’ye göre tüm <strong>Afrika</strong> kıtasının 2025 askerî harcaması <strong>58,2 milyar dolar</strong>. Buna karşılık <strong>NATO</strong>’nun 2025 toplam askerî harcaması <strong>1,581 trilyon dolar</strong>. Yani <strong>NATO</strong>’nun askerî harcaması, tüm <strong>Afrika</strong> kıtasının askerî harcamasının yaklaşık <strong>27 katı</strong>.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Karşılaştırma</th>
   <th>Tutar</th>
   <th>Anlamı</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>NATO toplam savunma harcaması, 2025</strong></td>
   <td>1,588 trilyon $</td>
   <td>Cari dolar bazında NATO tahmini</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>SIPRI’ye göre NATO askerî harcaması, 2025</strong></td>
   <td>1,581 trilyon $</td>
   <td>Dünya askerî harcamasının yaklaşık %55’i</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>NATO Avrupa + Kanada, 2025</strong></td>
   <td>608 milyar $</td>
   <td>ABD hariç NATO bloğu</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Afrika toplam askerî harcaması, 2025</strong></td>
   <td>58,2 milyar $</td>
   <td>NATO toplamının yaklaşık 1/27’si</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>464 milyon kişiye günde 2,15 $ sağlamak</strong></td>
   <td>Yaklaşık 364 milyar $ / yıl</td>
   <td>Herkesin sıfır gelire sahip olduğu varsayımıyla üst sınır hesabı</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>464 milyon kişiye günde 3 $ sağlamak</strong></td>
   <td>Yaklaşık 508 milyar $ / yıl</td>
   <td>Yeni yoksulluk çizgisiyle kaba ölçek hesabı</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>NATO bütçesinin %10’u</strong></td>
   <td>159 milyar $</td>
   <td>Küresel kalkınma fonu ölçeğinde dev kaynak</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>NATO bütçesinin %20’si</strong></td>
   <td>318 milyar $</td>
   <td>Afrika’ya 2024’te giden DAC ikili yardımının yaklaşık 7,5 katı</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Buradaki yoksulluk hesabı doğrudan “şu kadar para verilirse yoksulluk biter” demek değildir. Gerçek ihtiyaç, ülkelerin fiyat düzeyi, idari kapasitesi, hedefleme başarısı, çatışma koşulları ve gelir açığına göre değişir. <strong>Dünya Bankası</strong>’nın “poverty gap / yoksulluk açığı” göstergesi, yoksulların yoksulluk çizgisine olan ortalama gelir veya tüketim açığını ölçer; yoksulluğu kapatmak için daha doğru gösterge budur.</p>

<p>Ayrıca <strong>Dünya Bankası</strong>, Haziran 2025 güncellemesinde uluslararası aşırı yoksulluk çizgisini kişi başı günlük <strong>2,15 dolardan 3 dolara</strong> çıkardı. Bu yüzden eski 2,15 dolarlık yoksulluk sayılarıyla yeni 3 dolarlık çizgi birebir aynı nüfusu ifade etmez; yukarıdaki 3 dolar hesabı yalnızca ölçek göstermek içindir.</p>

<h3>SAVUNMA HARCAMASI YERİNE BARIŞ HARCAMASI OLSAYDI NE OLURDU?</h3>

<p>Bu sorunun gerçekçi yanıtı, “tüm savunma bütçeleri sıfırlansın” değil; güvenlik risklerini kabul ederek, artan askerî harcamanın küçük bir bölümünün barış, kalkınma ve yoksulluk azaltma fonlarına yönlendirilmesiyle başlar.</p>

<p><strong>OECD</strong> verilerine göre <strong>DAC</strong> üyesi ülkelerin resmi kalkınma yardımı 2025’te <strong>174,3 milyar dolar</strong> oldu ve bir önceki yıla göre yüzde 23,1 geriledi. <strong>NATO</strong> bütçesinin sadece <strong>yüzde 10’u</strong>, yani yaklaşık <strong>159 milyar dolar</strong>, neredeyse yıllık küresel kalkınma yardımı büyüklüğünde yeni bir “barış fonu” oluşturabilir.</p>

<p>2024’te <strong>DAC</strong> üyelerinden <strong>Afrika</strong>’ya giden net ikili resmi kalkınma yardımı <strong>42 milyar dolar</strong>, <strong>Sahra Altı Afrika</strong>’ya giden tutar ise <strong>36 milyar dolar</strong> oldu. Bu tabloya göre <strong>NATO</strong> bütçesinin yüzde 20’sine denk gelen <strong>318 milyar dolar</strong>, <strong>Afrika</strong>’ya giden yıllık ikili yardımın yaklaşık <strong>7,5 katı</strong> büyüklüğünde.</p>

<h3>DAHA ADİL BİR DÜNYA İÇİN BARIŞ BÜTÇESİ NELERİ DEĞİŞTİRİR?</h3>

<p>Savunma harcamalarının küçük bir bölümü bile barış harcamasına dönüştürülse, en hızlı etki yaratabilecek alanlar şunlar olurdu: doğrudan nakit destekleri, çocuk beslenmesi, temiz su, temel sağlık, kız çocuklarının eğitimi, tarımsal verimlilik, yenilenebilir enerji, borç hafifletme, çatışma önleme ve mülteci krizlerinin kaynağında çözümü.</p>

<p>Böyle bir dönüşüm, sadece ahlaki değil ekonomik olarak da anlamlı olurdu. Çünkü yoksulluk, gıda krizi, borç stresi ve çatışma birbirini besliyor. <strong>Dünya Bankası</strong>, <strong>Sahra Altı Afrika</strong>’da çatışma ve şiddetin 2024 ve 2025 başında arttığını, bunun gıda acil durumlarını büyüttüğünü belirtiyor. Yani “barış harcaması”, yalnızca sosyal yardım değil, aynı zamanda uzun vadeli güvenlik yatırımıdır.</p>

<h3>KAZANAN ŞİRKETLER, ÖDEYEN VERGİ MÜKELLEFLERİ, BEDELİNİ TAŞIYAN YOKSULLAR</h3>

<p><strong>NATO</strong> silahlandıkça en büyük gelir havuzu <strong>ABD</strong> merkezli şirketlere, ardından <strong>Birleşik Krallık</strong>, <strong>Fransa</strong>, <strong>Almanya</strong>, <strong>İtalya</strong>, <strong>İsveç</strong>, P<strong>olonya</strong> ve diğer savunma sanayi aktörlerine akıyor. <strong>Lockheed Martin</strong>, <strong>RTX</strong>, <strong>Northrop Grumman</strong>, <strong>BAE Systems</strong>, <strong>General Dynamics</strong>, <strong>Rheinmetall</strong>, <strong>Thales</strong>, <strong>Leonardo</strong> gibi şirketler, yeni güvenlik mimarisinin ekonomik kazananları arasında.</p>

<p>Ancak aynı tablo başka bir soruyu da büyütüyor: <strong>1,6 trilyon dolarlık askerî bütçenin çok küçük bir kısmı bile yoksulluğu, açlığı ve çatışma riskini azaltacak barış yatırımlarına ayrılsaydı dünya nasıl görünürdü?</strong> Veriler, bu sorunun romantik değil, bütçe ölçeği açısından son derece somut olduğunu gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/nato-silahlandikca-kim-kazaniyor-16-trilyon-dolarlik-savunma-butcesi-silah-sirketleri-ve-afrikadaki-yoksulluk</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 18:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/nato-silahlandikca-kimler-kazaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="34283"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'da tarihi gün: "NATO 3.0 için kısıtlamalar kaldırılmalı"]]></title>
      <link>https://dunyabulteni.com.tr/ankarada-tarihi-gun-nato-30-icin-kisitlamalar-kaldirilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dunyabulteni.com.tr/ankarada-tarihi-gun-nato-30-icin-kisitlamalar-kaldirilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, NATO 3.0 hedefi doğrultusunda savunma alanı başta olmak üzere müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin açılış oturumunda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin savunma harcamaları, savunma sanayisi, NATO içindeki rolü ve bölgesel güvenlik konularına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Türkiye'nin 2030 yılından önce savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranını yüzde 3,5 seviyesine çıkarmayı hedeflediğini belirten Erdoğan, güvenlik ve dayanıklılık harcamalarında ise yüzde 1,5 düzeyine ulaşıldığını ifade etti.</p>

<p>Savunma sanayisindeki gelişmelere değinen Erdoğan, Türkiye'nin bu alanda dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yer aldığını belirterek, hava ve füze savunma kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla 24 milyar dolarlık ilave bütçe ayrıldığını söyledi.</p>

<p>Türkiye'nin NATO'nun en büyük kara ordularından birine sahip olduğunu kaydeden Erdoğan, ülkenin ittifakın operasyon ve misyonlarına katkı sunmayı sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<h3><strong>"MÜTTEFİKLER ARASINDAKİ KISITLAMALAR KALDIRILMALI"</strong></h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO'nun geleceğine ilişkin değerlendirmesinde, "NATO 3.0 hedefine ulaşmak için savunma başta olmak üzere müttefikler arasındaki kısıtlamalar kaldırılmalı. Bu yaklaşımın hem savunma sanayisi hem de hükümet temsilcileri tarafından dile getirilmesini memnuniyetle karşılıyorum." dedi.</p>

<h3><strong>RUSYA-UKRAYNA VE İRAN MESAJLARI</strong></h3>

<p>Konuşmasında Rusya-Ukrayna savaşı ile Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin barış vizyonunu desteklediğini belirterek, Türkiye'nin Ukrayna'ya desteğini sürdüreceğini ve taraflarla iletişim kanallarını açık tutmaya devam edeceğini söyledi.</p>

<p>İran'a ilişkin değerlendirmesinde ise Erdoğan, yaşanan krizde çeşitli sabotaj girişimlerine rağmen Trump'ın tutumunu takdir ettiğini ifade etti.</p>

<p>Erdoğan ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesine yönelik çalışmalara Türkiye'nin katkı sunmaya hazır olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>NATO 3.0 GÜNDEMİ</strong></h3>

<p>NATO içinde son dönemde gündeme gelen "NATO 3.0" yaklaşımı, ittifakın savunma yükünün daha fazla Avrupa ülkeleri tarafından üstlenilmesini ve ABD'nin askeri ile mali yükünün azaltılmasını öngören bir model olarak tartışılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye, sahip olduğu askeri kapasite, savunma sanayisi altyapısı ve NATO tesisleriyle ittifakın önemli üyeleri arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dunyabulteni.com.tr/ankarada-tarihi-gun-nato-30-icin-kisitlamalar-kaldirilmali</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/nato-zirvesi-ankara-44.jpg" type="image/jpeg" length="36630"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
