Gazze’de aylardır süren saldırılar ve Lübnan’a yönelik operasyonlar nedeniyle İsrail’e yönelik uluslararası baskı giderek artarken, Batılı ülkelerden dikkat çeken bir yaptırım hamlesi geldi. İngiltere, Kanada, Fransa ve Norveç dışişleri bakanlıkları tarafından yapılan ortak açıklamada, Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik saldırılarla ilişkilendirilen İsrail bağlantılı kişi ve kuruluşlara yaptırım uygulanacağı duyuruldu.
Yıllardır Filistin topraklarında yaşanan işgal politikaları ve Filistinli sivillere yönelik saldırılar karşısında etkili adım atmamakla eleştirilen Batılı ülkelerin bu kararı, uluslararası arenada yeni bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor. Özellikle Gazze’de yaşanan insanlık dramı ve artan sivil kayıpların ardından, daha önce sessiz kalmayı tercih eden bazı Batılı hükümetlerin İsrail’e yönelik eleştirilerini sertleştirmeye başladığı görülüyor.
İŞGALCİ GRUPLARIN ŞİDDETİ GEREKÇE GÖSTERİLDİ
Dört ülkenin dışişleri bakanlarının yanı sıra Avustralya’nın da destek verdiği ortak açıklamada, Batı Şeria’da Filistinli sivillere yönelik saldırılardan sorumlu tutulan aşırılık yanlısı grupların ve bu faaliyetleri destekleyen yapıların hedef alındığı belirtildi.
Açıklamada, Filistinli sivillere yönelik şiddetin kabul edilemez boyutlara ulaştığı vurgulanırken, yaptırımların sorumluların hesap vermesini sağlamayı amaçladığı ifade edildi. Batı Şeria’da Filistinlilerin topraklarını işgal eden İsrail destekli işgalci grupların son dönemde saldırılarını artırdığına yönelik uluslararası raporlar da kararın gerekçeleri arasında gösterildi.
İSRAİL’E YENİ UYARI
Ortak açıklamada, İsrail hükümetinin sahadaki gelişmeleri durdurmak için acil ve somut adımlar atmaması halinde ilave yaptırımların gündeme gelebileceği mesajı verildi.
Dört ülke, Tel Aviv yönetimine Batı Şeria’daki şiddet olaylarına ilişkin etkili soruşturmalar yürütmesi ve sorumluların hesap vermesini sağlaması çağrısında bulundu. Açıklamada, mevcut durumun bölgedeki gerilimi daha da artırdığına dikkat çekildi.
FRANSA’DAN GİRİŞ YASAĞI KARARI
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in yanı sıra işgalci gruplarla bağlantılı olduğu belirtilen dört örgüt lideri ve 21 kişinin Fransa’ya girişinin yasaklandığını açıkladı.
Karar, Avrupa ülkelerinin İsrail hükümetine yakın isimlere yönelik attığı en dikkat çekici adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Paris yönetimi, Batı Şeria’da yaşanan gelişmelerin bölgesel barışı tehdit ettiğini savunuyor.
İSRAİL KARARI KINADI
İsrail Dışişleri Bakanlığı ise yaptırım kararlarına sert tepki gösterdi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, yaptırım uygulayan ülkeler eleştirilirken alınan kararların yanlış olduğu savunuldu.
Tel Aviv yönetimi, yaptırımların İsrail’e karşı haksız bir yaklaşım içerdiğini öne sürerken, kararların geri çekilmesi çağrısında bulundu.
AVUSTRALYA VE YENİ ZELANDA’NIN ARDINDAN GELDİ
İngiltere, Kanada, Fransa ve Norveç’in açıkladığı yeni yaptırımlar, geçtiğimiz hafta Avustralya ve Yeni Zelanda tarafından duyurulan benzer kararların ardından geldi.
Böylece Batılı ülkeler arasında İsrail’in Batı Şeria’daki politikalarına yönelik eleştiriler daha görünür hale gelirken, uzun yıllardır uluslararası toplumun büyük bölümünün sessiz kaldığı işgal ve hak ihlalleri konusunda daha sert tutum alınmaya başlandığı yorumları yapılıyor.
BATI ŞERİA’DAKİ İŞGAL POLİTİKALARI TARTIŞILIYOR
1967 yılında gerçekleşen Altı Gün Savaşı’nın ardından İsrail’in Batı Şeria, Doğu Kudüs, Gazze Şeridi, Sina Yarımadası ve Golan Tepeleri’ni işgal etmesiyle başlayan süreç, günümüzde de uluslararası tartışmaların merkezinde yer alıyor.
İsrail’in Batı Şeria’da inşa ettiği yerleşim birimleri, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere çok sayıda uluslararası kuruluş tarafından uluslararası hukuka aykırı kabul ediliyor. Filistinlilerin topraklarını işgal eden İsrail destekli işgalci grupların bölgede artan faaliyetlerinin ise iki devletli çözüm ihtimalini daha da zayıflattığı belirtiliyor.
Doğu Kudüs’ün doğusunda planlanan ve “E1 Projesi” olarak bilinen yeni yerleşim planı da uluslararası toplumun endişe duyduğu başlıklar arasında yer alıyor. Söz konusu projenin hayata geçirilmesi halinde Batı Şeria’nın coğrafi bütünlüğünün zarar göreceği ve Filistinlilerin Doğu Kudüs ile bağlantısının daha da zorlaşacağı ifade ediliyor.




